• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Hazırlanan rapor BM’ye sunuldu: İnsanlığa karşı işlenen suçlarda HTŞ-TSK’ye bağlantılı gruplar var

28 Eylül 2026 Pazartesi - 14:38
Kategori: Manşet, Ortadoğu

HTŞ ve bağlı grupların 6 Ocak’ta Eşrefîye ve Şêxmeqsûd’da başlayıp, yayılan saldırıları esnasında işlenen cinsiyet temelli saldırı, şiddet, yağma, cenazelere saldırı, işkence ve zorla yerinden etme gibi insanlığa karşı suçlarda DAİŞ ve TSK bağlantılı grupların da yer aldığının tespit edildiği rapor BM’ye sunuldu

16 Mart’ta yayınlanan insan hakları raporu, Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 63. İnsan Hakları Konseyi’ne sunuldu. Suriye Geçici Şam Hükümeti’ne bağlı HTŞ ve ilintili grupların, 6 Ocak’ta Suriye’nin Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük gerçekleştirilen, ardından Kuzey ve Doğu Suriye’nin kentlerine ilerleyen saldırıların olduğu dönemde işlenen savaş ve insanlığa karşı suçlar raporda yer aldı.

21 Şubat 2026 ile 17 Mart 2026 tarihleri arasında Kuzey ve Doğu Suriye’de saha verileri alındı, yerinde incelemeler yapıldı ve delil toplandı. Raporda ifadeler, doğrudan gözlem, tıbbi kayıtlar, kurumsal ve sivil toplum örgütlerinin hazırladığı raporların yanı sıra Rojava Bilgi Merkezi (RIC) tarafından toplanan kanıtlar ile açık kaynak materyallerine dayanarak oluşturuldu.

İnsanlık suçları raporlandı

Raporda, yerleşim yerleri olan Eşrefîye ve Şêxmeqsûd mahallelerinden ayrılan halkın göç ettiği Raqa ve Tabqa’ya geçiş güzergâhlarında kurulan kontrol noktaları ile halkın sığındığı hastanelere dönük saldırılar yer buldu. Aynı zamanda HTŞ ve bağlı gruplarla çatışan YPG ve YPJ savaşçıları ile Asayiş Güçleri’ne dönük savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suç kapsamındaki ihlallere de yer verildi.

Saldırılardan kurtulanların tanık beyanlarında, hükümete bağlı HTŞ ve bağlı gruplar tarafından savaş suçu kapsamında sivillerin doğrudan hedef alındığı, yerinden edildiği, hastanelerin hedef alınarak tedavi imkanlarının yok edilmeye çalışıldığı, yağma, cinsiyet temelli saldırı, yargısız infaz, kişiyi keyfi olarak özgürlüğünden kısıtlama, gözaltında işkence ve kötü muamele, cinsel suçlar, ölü bedenlere dönük saldırılar ve bunlara ait görüntülerin dolaşıma sokulması gibi bir dizi ihlal dikkati çekti. Raporda, bu ihlallerin insanlığa karşı suç ve savaş suçu kapsamında değerlendirilebilmesi için yeterli gerçeğe uygun kanıtların olduğu belirtildi.

DAİŞ ve TSK saldırılarda yer aldı

Raporda, bu suçları işleyenlerin bazılarının DAİŞ’li olduğu, bazılarının üniformalarında yeni Suriye bayrağının olduğu silahlı kişiler, bazılarının Fas ve Cezayir aksanıyla konuşan kişiler olduğu kaydedildi. Yine bazı silahlı kişilerin üniformalarında Türkiye bayrağı olduğu ve Türkçe konuştukları belirtildi.

Tanıklar, Türk aşırı sağcı Gri Kurtlar Hareketi’nden kişilerin de bu saldırılarda yer aldığını ifade etti. Raporda, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait personel, askeri teçhizat ve sorgu memurlarının da saldırılarda yer aldığına dair kanıtların olduğu aktarıldı.

Şêxmeqsûd ve Eşrefîye’de en az 45 sivil katledildi

Raporda elde edilen bulgulara göre, Şêxmeqsûd ve Eşrefîye mahallelerine yönelik bombardıman ve topçu ateşleri sonucunda en az 45 sivil hayatını kaybetti, 120’den fazla sivil ise yaralandı. Sivil yerleşim alanlarında ve altyapıda yaygın yıkım meydana geldiği belirtilirken; İHA, keskin nişancı atışları ve araçlara açılan ateşlerle sivillerin hedef alındığı aktarıldı.

Hastanelerde yer kalmaması sebebiyle yaşamını yitirenlerin cenazelerinin evlerde bekletilmek zorunda kaldığı, cenazelerin alınmasının engellendiği ve kaçış güzergâhlarındaki kontrol noktalarında Kürt sivillerin kimlik tespiti sonrası hedef alındığı ifade edildi. Bir tanık, 18 Ocak 2026 tarihinde Tabqa’dan kaçan bir ailenin, cenazelerin arasına battaniyelere sarınarak saklanması sonucu kurtulabildiğini aktardı.

Sivillerin sığındığı hastaneler bombalandı

Raporda, Khaled Fajer Hastanesi ve Osman Hastanesi’nin doğrudan top ateşiyle hedef alındığı belirtildi. Tıbbi personelin yaralandığı, gözaltına alındığı, kaybolduğu ve katledildiğine yer verilen raporda, tıbbi tahliyelerin, su, elektrik, yakıt ve ilaca erişimin engellendiği yer aldı.

Raporda, sivillerin Şêx Maqsûd’taki Halid Fajer Hastanesi’ne sığındığı, hastanenin içinin ölü ve yaralılarla dolu olduğu ve bu esnada dronların çatıyı vurduğu, kısa bir zaman diliminde 48 bomba isabeti sayıldığını, çatının bazı kısımlarının hastanedeki insanların üzerine çöktüğü, su tanklarının bombalanmasının ardından hastanenin su kaynağının kesildiği tanıklarca beyan edildi.

İki doktor katledildi

Osman Sivil Hastanesi’nde görevli Dr. Ednan Arif Osman ve Dr. Ali Hanif Osman’ın infaz edildiğine dönük tanık beyanlarına yer verilen raporda, infazın Hamza Tümeni ve Amshat silahlı grupların gerçekleştirdiği belirtildi. Hastane çalışanlarının da benzer tanıklıklarına yer verilen raporda, Heyva Sor’un üç sağlık personelinin 12 Ocak’ta Şêxmeqsûd’ta yaralılara acil tıbbi yardım sağlarken Şam Hükümeti’ne bağlı kişiler tarafından gözaltına alındığı, 18 Ocak’ta da Raqa ve Hesekê arasındaki yolda bir tıbbi personelin daha kaybedildiği ifade edildi.

Yaralı erkekler Türkiye istihbaratına verildi

Bu dönemde yaralıların gözaltına alınmak, sorguya çekilmek, şiddet ve zorla kaybettirilmek gibi kaygılarla tıbbi tedaviye başvurmadığı, bazı yaralıların evde tedavi edilmeye çalışıldığı raporda aktarıldı. Bir tanık, “İdlib’in Kurtuluşu” olarak tanımlanan bir grubun yaralı genç erkekleri Türkiye istihbaratına teslim ettiğine dair de ifade verdi.

Rehin tutulan siviller için fidye istendi

Raporda, bir yetkili de Kürtlerin kimlik belgeleriyle tespit edildikten sonra kontrol noktalarında gözaltına alındıkları ve tutuklandıklarını, ailelerin ya da akrabaların, rehin alınan yakınlarını geri almak istediklerinde kendilerinden para istendiğini dile getirdi. Kobanê’den bir ailenin serbest bırakılması için 35 bin dolar istendiğini aktardı.

Cenazelere saldırı ve işkence

Rapordaki kantılar arasında, cenazelerin parçalanması, aşağılayıcı görüntülerin kamuya açık yerlerde sergilenmesi ve yayılması, ırkçı ve mezhepçi hakaretler, gözaltında zorla çıplak bırakılma, ölülerin gömülmesinin engellenmesi ile Kürt kadınların haysiyetine ve kamusal rollerine yönelik saldırılar yer aldı.

Tanıkların, yaşamını yitirenlerin cenazelerinin bütünlüğünün bozulduğu, ölüm sonrası istimara dair beyanlarının olduğu, aynı zamanda bununla ilgili hastane kayıtları, fotoğraf ve videoların da olduğu belirtildi. Birçok tanığın cenazelerin sokaklarda, hastanelerde, evlerde veya kamusal alanlarda bırakıldığını anlattığı raporda, kimi tanıklar da araçların üzerinden geçtiği cenazelerin uygun prosedür izlenmeden kimlik tespiti amacıyla büyük gruplar halinde toplandığını anlattı. Raporda ayrıca yaşamını yitirenlerin özel eşyalarının yakınlarına teslim edilmediği, ölülerin yağmalandığı ifade edildi.

Suçu DSG’ye atma karşılığında cenazeler teslim edildi

Rapordaki bir tanıklıkta ise, tanığın yakınlarının bir grupça katledildiği, bu grupların sorumluluğu DSG’ye yıkan sahte bir beyannameyi ailelere imzalatmadan cenazeleri teslim etmediği belirtildi. Birçok tanık, ölüm, sakatlama ve aşağılayıcı muamelenin kaydedildiği videoların kamuda veya aileler arasında dolaşıma sokulduğunu anlattı. Bir tanık, bir akrabasının Raqa’nın Naim Meydanı’nda yakalanıp katledildiğini ve videosunun aile üyelerine gönderildiğini anlattı.

Cinsiyet temelli şiddet ve hak ihlalleri

Bir Kürt kadın savaşçının saç örgüsünün kesildiğini gösteren fotoğraf ile kadın savaşçı Deniz Çiya’nın bedeninin bir binadan atıldığına dair görsel-işitsel kanıtların incelendiği raporda, bu iki olayın cinsiyete bağlı hak ihlali olduğu belirtildi. Bazı görsel kanıtlarda YPJ savaşçılarının bedenlerine eziyet edildiği,  sivillere dönük saldırılar, cinsel şiddet ve saldırı, kadınların saçlarının çekilmesi, yaşamını yitiren kadınların beden bütünlüklerinin cinsiyete dayalı bozulduğu, hayatta kalanlara kötü muamele, cinsiyetçi hakaret ve tehdidin görüldüğü aktarıldı. Raporda, tanıkların kamu idaresinde çalışan kadınlara yönelik tehdit, kişisel bilgilerin ifşa edilmesi, kadın merkezlerine, kütüphanelere ve heykellere yönelik saldırılara dair anlatımlara da yer verildi.

Türkiye de sorumlu tutuldu

Raporda, Suriye Geçiş Hükümeti’ne sağlanan askeri, mali, lojistik veya diğer desteklerin uluslararası insan hakları ihlalleri ve uluslararası suçlar işlemek amacıyla kullanılmaması için etkili tedbirler alması çağrısı yapıldı. Olası uluslararası suçlara ilişkin Türkiye’nin eldeki tüm ilgili bilgi ve kanıtları muhafaza etmek ve yetkili bağımsız soruşturma makamlarıyla yasalara uygun şekilde iş birliği yapma üzerinde talepler yöneltildi.

BM’ye bağımsız komisyon talebi

Raporda BM’ye soruşturma komisyonu çağrısı yapıldı. Suriye Arap Cumhuriyeti ile ilgili bağımsız uluslararası bir soruşturma komisyonu ile belgelenen olayların ele alınması istendi. Özellikle sivillere yönelik saldırılar, keyfi özgürlükten yoksun bırakma, işkence ve kötü muamele, zorla kaybetme, çatışmalara artık aktif olarak katılmayan kişilere yönelik saldırılar, yağma, zorla yerinden etme ve cinsiyete dayalı hak ihlallerinin takip edilmesi ile kanıtların korunması talep edildi.

Sîpan Hiznî’nin katledilmesi Rojava kentlerinde protesto edildi

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Doktor tutsağı tedavi etmedi: Gerekçe ‘şikayet’

Sonraki Haber

Deniz Göktaş’a hem ceza hem tahliye

Sonraki Haber

Deniz Göktaş'a hem ceza hem tahliye

SON HABERLER

Hamaney: 30 milyondan fazla İranlıyı silahlandırdık

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Burhan Kaya 31 yıl sonra tahliye oldu

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Roboskî Katliamı 177’nci ayında: Cezasızlık sona ermeden barış kalıcılaşmaz

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Deniz Göktaş’a hem ceza hem tahliye

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Hazırlanan rapor BM’ye sunuldu: İnsanlığa karşı işlenen suçlarda HTŞ-TSK’ye bağlantılı gruplar var

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Doktor tutsağı tedavi etmedi: Gerekçe ‘şikayet’

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bolu Belediyesi soruşturması: 9 gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır