• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Ekim 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Mehmet Nuri Özdemir

Hukuk ve özgür politika

6 Ekim 2026 Salı - 23:00
Kategori: Mehmet Nuri Özdemir, Yazarlar

Kürt meselesinde, 42 yıllık çatışmalı sürecin bitirilmesi ve yeni bir sayfa açılması için, üçüncü dünya savaşının uğultuları arasında tarihsel bir süreç başlatıldı. Süreçte son derece önemli mesafeler alındı. 27 Şubat Demokratik Toplum Çağrısı, PKK’nin 12. Kongresi’nde alınan kararlar, silahların yakılması; hakeza Meclis komisyonunun kurulması, Komisyon’un İmralı Adası’nı ziyaret etmesi, Komisyon Raporu’nun yayınlanması ve somut bir çıktı olarak çatışma çözümüne dair yasanın çıkması, Kürt meselesinde iki yılda alınan mesafelerin ciddiyetini gösteren kurucu parametreler olarak tarihe geçti.

Ekim ayındayız; somut adımlara yönelik beklentiler giderek yükseliyor. Süreç uzadıkça toplum travmaları hatırlıyor. İktidar sürecin dışında olan ve sürecin yükünü hafifletebilecek AİHM kararları, kayyım rejimi gibi meselelerde adım atmakta gecikti. Kuşkusuz sürecin zorlukları var; ancak iktidarın hem sürece yönelik pratiklerine hem de muhalefet üzerinde ısrarla sürdürdüğü baskı stratejisine bakıldığında, bu zorlukları ortadan kaldırmak yerine, rasyonel politikasının araçları olarak kullandığına dair kanaat güçleniyor.

Savaştan ve şiddetten dersler çıkarmamak, yeni yolları manipüle ederek süreci eski adreslere bükmek bizi benzer sonuçlara götüreceğinden şüphe duymamak gerek. Devlet yıllarca Kürtlere ve dostlarına politikada Smith’çi dost-düşman stratejisini dayattı. Kürtlerin ve sosyalistlerin başını çektiği demokratik siyaset dinamikleri ise 90’ların başından bu yana Kemalistlerle başlayan ve İslamcılarla devam edegelen bu kesintisiz stratejiyi kırmaya çalıştı. Nihayet bugün dost-düşman ilişkisinde kardeşlik ve ortak gelecek mefhumları üzerine kurulu yeni bir sürece geldik.

Şimdi Kürtlerle Türkler arasında kurulmak istenen yeni yaşama dair somut adımları pratikte görmek istiyoruz. Fakat bu eşikte iktidar somut adımları sürdürmek yerine Kürtleri bağımlı siyasete ikna etmeye çalışıyor, yeniden patrimonyal düzene eklemek, yeni itaat biçimlerine alıştırmak istiyor. İktidar, barışa odaklanmaktan öte Kürtleri ümmet ittifakına eklemleyerek ideolojik ittifakının bileşeni haline getirmeye zorluyor. DEM’e son zamanlarda iktidar cenahının basın-medya ayağı üzerinden başlatılan “ayar verme konsepti” bu hevesin yansımaları olsa gerek.

Oysa Kürt meselesinde hakikat, demokratik mekanizmaların kurulması ve özgür politika etrafında şekilleniyor. Çözümün birbiriyle doğrudan bağlantılı iki esaslı yolu hukuk ve özgür politikadır. İktidar ise hukuku hukuksallaştırıyor, politikayı bağımlı hale getiriyor. Hukuksallaştırma, bir meseleyi güç ilişkileri doğrultusunda, suç ve ceza ikilemine sıkıştırmaya dayalı tek taraflı bir iktidar tekniğidir. İktidar bu teknik ile hukuka bakıyor. Bir yandan Kürt meselesini hukuksallaştırıyor, diğer yandan özgür politika alanını daraltarak bağımlı hale getirmek istiyor. Kürtlerin özgür politika yapma kapasitesini zayıf tutarak politik boyutu hukuki boyutun sınırları içine hapsediyor.

Süreç, kuşkusuz çatışma çözümünün bir parçası bağlamında hukuki boyutuyla yürümeli, ancak özgür politika boyutunun farklı tekniklerle daraltılmaya çalışılması süreci boğabilecek en büyük risklerin başında gelmektedir. Zira yüz yıllık süreçte özgür politika olsaydı, silahlı çatışma olmayacaktı. Hukuk yerine “hukuksallaştırma”, özgür politika yerine “bağımlı siyaset” düşüncesi peşinen söylemek gerekirse boş bir hevestir.  Kürtler bu saaten sonra özgür politikadan asla vazgeçmez. Bu nedenle Kürt meselesinin çatışma çözümü boyutuyla yasa kapsamına alınması, meselenin hukuksallaştırılmasına değil politikleştirilmesine hizmet etmeli. Kürtler açısından da sürecin temel koşulu “özgür politika” ilkesidir. Kaldı ki yasanın içine hapsolmayacak kadar büyük olan Kürt meselesi her şeyden öte bir yasa sorunu değil, politik bir sorundur; dahası bir anlayış sorunudur. Yani Kürdü bir varlık olarak: Politikasıyla, kültürüyle, yasıyla-neşesiyle nasıl gördüğünüzle ilgilidir.

Devlet Kürt meselesini çözmek istiyorsa, yıllardır uygulanan ve çözüm getirmeyen geleneksel tertibatları, geleneksel zihinsel formlarla birlikte -PKK’nin silahları yaktığı gibi- yakması gerekiyor. Kuşkusuz hukuk bunun maddi temellerini oluşturacak, ancak buna ruh verecek olan asıl olgu, devletin Kürt paradigmasını değiştirdiğini somutlaştırarak özgür politikanın önündeki bariyerleri kaldırmasıdır. Buradan hareketle şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Devlet Kürt meselesinde aldığı inisiyatifi kendisini de dönüştürdüğü sürece mesafe alabilir; ve elbette yeni bir anlayışla meseleye bakmayı başarabildiği ölçüde barış mümkün olabilir. Silah yerine siyasallaşma seçeneği üzerinde asgari ölçülerde bile bir mutabakat varsa, o zaman “özgür politikaya saygı” güvence altına alınmalı. “Keyfiyete ve bireylerin merhametine göre değil, kurumsallaşmanın gücüyle” siyaset, adalet ve hukuk gerçekleşmeli.

Düşünsenize Amed’in fenomenlerinden Sakızcı Memo bile Diyarbakır’a gelen Bilal Erdoğan’dan Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istiyor. İlk etapta hepimize normal gelen ve biraz hüzün, biraz neşe ile karşıladığımız bu gündelik olay, aslında tam bir felaket. Bir kurumdan değil, bir kişiden adalet talep etmek zorunda kaldığını hisseden Sakızcı Memo bize çok şey söylüyor. Klavye başında Kürdistan kuran mahallenin “Sakızcı Memo kadar cesur değilsiniz” martavalları ise başka bir sorun.

Kürt meselesinde toplum, yeni bir hayal kırıklığı, yeni bir travma, yeni bir şiddet dalgası yaşamak istemiyor; ama sahte ve oyalamacı bir çözüm de istemiyor. Hayal kırıklıklarının derin travmalara, yırtılmalara neden olduğunu acı bir şekilde deneyimledik. Sorun karmaşık değil. Kürtler eşitlikten öte kendilerini halk yapan “farklılıklarını” korumak istiyor. Anadilini, kültürünü, her şeyden önce kendisini var eden özerk siyasal aklını… Bir devletin içinde bu farklılıklar korunabilir. Bu farklılıklar  MGK ajandalarında “risk” olarak kodlandığı sürece barış tehlikede olacaktır. Gerçek bir kırılma eşiğindeyiz. Ya ezberlerimizi bozacağız, ya ezberlerimize geri döneceğiz. İkisi de kolay olmayacak.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Mezopotamya Ajansı’na getirilen 44’üncü erişim engeline tepki

Sonraki Haber

Silahlar susacak, peki savaş bitecek mi?

Sonraki Haber

Silahlar susacak, peki savaş bitecek mi?

SON HABERLER

4 belediye başkanı ile 1 başkan vekili görevden uzaklaştırıldı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ekim 2026

28 yıldır değişmeyen hakikat

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ekim 2026

Silahlar susacak, peki savaş bitecek mi?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ekim 2026

Hukuk ve özgür politika

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ekim 2026

Mezopotamya Ajansı’na getirilen 44’üncü erişim engeline tepki

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ekim 2026

Halep’te silahlı saldırı: 2 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ekim 2026

Barış ve Demokrasi Güçleri’nden ‘fon vurgunu’ protestosu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır