• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ahmet Güneş

İnsan yarası

16 Şubat 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Ahmet Güneş, Yazarlar

Acıların geçmişi var, geleceği var ama zamanaşımı yok. Anların da acıları var; hırpalanmış, horlanmış, kaçmış, kaçırmış, uymamış, göz hizasında şaşıp kalmış, saklamış, ayrılmış, parçalanmış ve daha da çoğaltılacak kadar metamorfozlar geçirmiş. Acıların anları, bir ömür boyu sürerken her yerde yansımasını yani yarasını bırakırmış.

Tedbirli teselliler çağındayız ve bu sanki dünyanın başından beri böyle gelmiş ve öyle gidecek gibi. Bizim kırılgan günlerimizin ve akşamlarımızın hesap defteri yok. Belki de bu yüzden olsa gerek yaşadıklarımızı değil yansıtılanları gördük. Zaten her şeyin bir geçmişi ve geleceği olduğundan mütevellit, zaman artık kimsesizdir ve herkestir.

Yaşadıklarımızı yazdıktan sonra gösterdik, fotoğrafını çektik, şiirini yazdık, filmini yaptık ve artık gösteri olduk. Yüz yıllar sıradan saatlere, dar mekânlara sığınabildi. Vakitsiz kıyımlar gördüğümüzden başka yerlere giden tramvayları kaçırıp travmalara bindik. Sekanslara bölündük, dizelerde arandık ve bir sesin kifayetini kıyafet bildik. Toplasan bin yıllar geçmiştir, geçmektedir.

Islanmış umutların çaresizliğine bir kurşun sesi ile cevap verilmiştir bir gün. Diğer günler hıçkırık, gözyaşı, cesaret, kalp çarpıntısı arasında gidip gelirken, kurşun sesi kapılara gelmiştir. Sonra el atan, el çeken zafer aramıştır ya geçmişte ya bir elin parmaklarında ya da uzaklarda. Zaman çünkü herkese göre değişebilir bir merakla geleceğe bakıyor.

Sıradan kötülüklerin enkazında sırra kadem basan cellatların niyetleri her yerde aranıyor ve sesin hükmü sokaklara sessizliği vaat edebiliyor. Cehalet değil, cesaret değil, kayıp olan her şeyin dünyasında herkes herkesi maksatsız ve mahlas olmadan arıyor. Dünyanın lakabı çünkü teşhis edilen bir yerde duyuluyor.

Kahır zamanların, ayıp geçmişlerin ve ayık geleceklerin peşinden bakıp duruyoruz. Seyretmenin bir keyfi var, sevinmenin de bir geçmişi var. Biz zaten başlangıçtan beri bir şeye devam ettiğimizi biliyor ve yaşıyorduk. İsimler ve adresler en fazla yol ve güzergâh değiştirdi. İnsan bir araya gelince birleşip bentleri yıkıyor ve dünyalar icra ediyor. Yaşamaya yeten bir cevap, soruları aşan bir ses, elbette dünyada yankılanıyor.

Yerinden edilmişlerin yeni yeri bir sese çığlık oluyor, biri çeviri, başkası yankı. İnsan böyle de değişebilir ve değiştirdiğine şahit olabilir. Yerinde saklananı tarihin bir defterinde görebiliriz. Defterlerin bir yerlerde yakıldığını gösterebiliriz. Bir geçmişin küllerinin savrulduğunu açık açık söyleyebiliriz.

Çelişki gibi görünen gerçeklerin hükmü hepimizin üstünde. Sıcak gülüşler yerini nefrete ve unutmaya bırakıyor. Artık hatırlamak ayıp ve yok sayılan bir işkence düzeneği çünkü unutmanın himayesinde herkes. Yetmeyen ve yetişmeyen anıların yağmurunda ıslanıyoruz bir akşam ve uzun uzun yürüyoruz.

İnsan bir gün hayal olup geçen her şeye karışır. İnsan geçen her şeye hayal olur. Her şey hayal olup geçer. İnsan karışır hayallere ve geçer. Daha da çoğaltılacak bir cümle, soğuk bir gerçek gibi insana sarılır ve öyle anılır. Gitmek vardı, dönmeyi asla ama asla kabul etmeyen bir yol. Eskidendi denilir, eskimeden kalır.

Haftanın kitap önerisi: Maurice Blanchot, Bekleyiş Unutuş / Çeviren: Ender Keskin, Monokl Yayınları

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Paradigmaya komplo: Komploların olmazsa olmazı

Sonraki Haber

Balyoz siyaseti ve Münih Güvenlik Raporu

Sonraki Haber

Balyoz siyaseti ve Münih Güvenlik Raporu

SON HABERLER

Münih güvenlik konferansı ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Derya Arslan: Sınırlar değil toplum güçlenmeli

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Bazı ‘aydınlar’ neden Öcalan’a saldırıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Komployu boşa çıkaracak iki güç demokratik ulus ve demokratik birliktir

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Balyoz siyaseti ve Münih Güvenlik Raporu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

İnsan yarası

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Paradigmaya komplo: Komploların olmazsa olmazı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır