İran Yazarlar Birliği yayımladığı bildirisinde, ‘Bugün sokaklara çıkan halk yalnızca kendi sıkıntılarını haykırmamakta, felaketlerin faili ve onun baskı aygıtlarıyla göz göze gelmektedir. Halkın protesto koşulsuz hakkını destekliyoruz’ mesajı verdi
İran Yazarlar Birliği, 28 Aralık’ta İran’da başlayan protestolara dair yazılı açıklama yayımladı. “Kırk yedi yılı aşkın süredir süren yolsuzluk ve sistematik ayrımcılıktan yorulan insanlar, taleplerini ve itirazlarını dile getirmek için bir kez daha hayatlarını riske atarak sokaklara çıktı” denilen açıklamada, hükümetin protestocuları gerçek silahlarla hedef aldığını vurgulandı. Her geçen gün katledilenlerin sayısının arttığı belirtilen açıklamada, gözaltına alınanların sayısının ise yüzleri bulduğu kaydedildi. Açıklamada, “Temelleri öldürme, işkence, muhaliflerin ve eleştirmenlerin hapsedilmesi, özgürlüklerin bastırılması ve 1980’lerdeki toplu infazlar üzerine kurulan; iktidarını kan dökme, korku, sindirme ve otoriter siyaset yoluyla sürdüren İslam Cumhuriyeti, bugün her türlü protesto sesini kaba güçle ezmiş ve özgürlük talep eden hareketlere karşı açık baskıya yönelmiştir” ifadeleri kullanıldı
Son yıllarda ekonomik, toplumsal ve yargı alanında yaşanan hak ihlallerinin protestoların ana dinamiğini oluşturduğuna işaret edilen açıklamada şunlar kaydedildi:
“2021’de artan taksi ücretleri, yoksulluk ve su kıtlığına karşı yapılan protestolarda yüzlerce kişinin öldürülmesi ve binlercesinin tutuklanması, Kasım 2019’da ekonomik yolsuzluk ve enflasyona karşı protestolarda en az bin 500 kişinin öldürülmesi, binlerce protestocunun tutuklanması ve işkenceye uğraması, Aban 2022’de akaryakıt zamlarına karşı protestolarda 12 kişinin öldürülmesi, 2024’te Huzistan’da protestocuların evlerine saldırılması, su ve elektriğin kesilmesi—bunlar, hükümetin eşitsizliğe karşı protestoları bastırma sicilinden yalnızca birkaç örnektir. Bu düzenin açıklığına rağmen, resmi propaganda gerçeği çarpıtmaya ve yalan söylemeye devam etmektedir. Bu kez de sokaklarda halk bastırılırken, hükümetin bütçe tasarısı dini vakıflara ve hükümetle bağlantılı kurumlara ayrılan payın artırıldığını duyurmakta ve toplum üzerindeki baskıyı daha da ağırlaştırmaktadır. Aynı zamanda hükümet sözcüleri ‘ekonomik reform’ ve ‘halkı destekleme’ söylemlerini dillendirerek, ‘ekonomik protestocular’ ile ‘yağmacılar’ arasında bir ayrım çizildiğini iddia etmekte; bu yolla muhalefeti bastırırken sistemi yeniden şekillendirmektedir.”
‘İzin vermeyeceğiz’
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Ancak bugün sokaklara çıkan insanlar yalnızca kendi acılarına itiraz etmiyor; açık bir bilinçle, acılarının kökenlerine ve baskı mekanizmalarına karşı seslerini yükseltiyorlar. Gerçek nedenin onlarca yıldır süren otoriter yönetim, yolsuzluk, yağma, adaletsizlik ve eşitsizlikte yattığını biliyorlar. İktidarın gerçek yüzü aynı eski yüzdür: baskı, insanlık dışılık ve toplumun yaşanan gerçekliğinin inkârı. Sınıfsal uçurumlar, her gün daha fazla insanın yoksulluk sınırının altına düşmesi ve hayatta kalmak için yaşamların yitirilmesi; hiçbir analiz ya da yaklaşımla inkâr edilemeyecek gerçeklerdir. Gerçek ne el konulabilir ne de susturulabilir. İnsanlar kendi kaderlerini belirlemek için hayatlarını riske atarken, ana akım medya ‘protestocuları destekleme’ bahanesiyle yabancı müdahaleden söz etmektedir—bunu gerçek adıyla değil, ‘özgürlüğe giden yol’ söylemi altında yapmaktadır. Oysa özgürlük, yabancı güçlerin bombaları ve füzeleriyle kazanılamaz. Gerçek özgürlük, halkın iradesine bağlıdır—acıların kökenlerinin farkına varmış, bu bilinçle birleşmiş, hem içteki otoriterliğe hem de dış sömürüye karşı bağımsızlığını koruyan halkın iradesine. Onlar mevcut koşulların değişmesini talep ediyor: geçmişin hayallerine takılıp kalmayan, hayali kurtarıcıları beklemeyen; aksine bugünü değiştirmek ve geleceği inşa etmek için bizzat harekete geçen insanlar. İran Yazarlar Birliği, ilk bildirgesine uygun olarak, ‘ifade özgürlüğü istisnasız herkesin hakkıdır’ ilkesine inanır ve bu nedenle halkın protestolarını destekler. Tüm yazarlar, sanatçılar, özgürlük savunucuları ve benzer düşüncedeki kurumlarla birlikte, İran halkının sesini dünyaya duyurmayı amaçlamakta ve hükümetin bir kez daha hapishaneleri ve mezarlıkları protestocularla doldurmasına izin vermeyeceğini ilan etmektedir.”
DIŞ HABERLER









