İranlı yazar ve sivil toplum aktivisti Gulşen Fethi, Devrim Muhafızları İstihbaratına bağlı güçler tarafından gözaltına alındığını, evinin saatlerce arandığını ve tüm dijital ekipmanlarına el konulduğunu açıkladı
İranlı yazar ve sivil toplum aktivisti Gulşen Fethi, kendisine yönelik “sürekli güvenlik ve yargı baskılarını” anlattığı kapsamlı açıklamasında, Devrim Muhafızları İstihbaratına bağlı güçlerin evine baskın düzenlediğini ve çok sayıda elektronik cihazına el koyduğunu duyurdu.
Gulşen Fethi’nin aktardığına göre, 17 Mayıs 2026 sabahı günlük yürüyüşü için köpekleriyle birlikte evinden çıktığı sırada, Devrim Muhafızları İstihbaratına bağlı 12 görevli tarafından gözaltına alındı. Operasyonun, Tahran’daki 33. Mukaddes Savcılığına bağlı 2. Soruşturma Şubesi’nin kararıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Söz konusu şubenin adı son yıllarda siyasi, sivil toplum ve medya aktivistlerine yönelik davalarda sık sık gündeme gelmişti.
Dijital ekipmanlarına el konuldu
Serbest bırakıldıktan sonra açıklama yapan Gulşen Fethi, güvenlik güçlerinin evini yaklaşık üç saat boyunca ayrıntılı şekilde aradığını ifade etti. Arama sırasında cep telefonu, dizüstü bilgisayar, flaş bellekler ve diğer veri depolama cihazları dahil olmak üzere tüm dijital ekipmanlarına el konulduğunu söyledi. Yazar ayrıca arama sırasında evdeki bazı eşyalara zarar verildiğini belirterek, güvenlik görevlilerinin tavrını “tehdit ve yıldırma içeren” davranışlar olarak tanımladı.
Telefon hattı kapandı, hesapları bloke edildi
Açıklamanın devamında Gulşen Fethi, güvenlik güçlerinin bina güvenlik kameralarının elektriğini kestiğini ve merkezi kayıt sistemine ait hard diske de el koyduğunu aktardı. Bu adımın, operasyonun görüntülenmesini ve kayıt altına alınmasını engellemek amacıyla yapıldığını öne sürdü.
Gulşen Fethi, baskının ardından güvenlik baskılarının devam ettiğini belirterek, savaşın başlamasıyla birlikte telefon hattının kapatıldığını, banka hesaplarının ve bazı mali ile iletişim erişimlerinin de bloke edildiğini ifade etti.
Neyle suçlandığını bilmiyor
Açıklamasının son bölümünde Gulşen Fethi, İran’da kalmayı “bir suç gibi gösterildiğini” ifade etti. “Belki de suçum, tüm tehditlere, baskılara ve güvensizlik ortamına rağmen İran’ı terk etmemiş olmamdır. İran’da kalmak benim için zorunluluktan değil, sevgi ve kişisel bir tercihten kaynaklanıyordu” ifadelerini kullandı.
Kaynak: NûJINHA









