Ağrı’nın Hamur ilçesinde şüpheli şekilde yaşamını yitiren öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ailesi, soruşturma sürecinde yaşanan usulsüzlüklere dikkat çekti. Aile, tanık ifadelerinin sistematik mobing ve fiziksel şiddet iddialarını doğruladığını öne belirtti ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi
Agirî’nin Xamûr (Hamur) ilçesindeki evinde şüpheli biçimde yaşamını yitiren öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ailesi, olaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada adli süreçteki usulsüzlüklere ve hukuksuzluklara dikkat çekilerek ailenin davanın takipçisi olacağı vurgulandı.
Özel nitelikli kişisel sağlık verilerinin hiçbir yasal dayanak olmaksızın dosyaya sunulduğu belirtilen açıklamada şunlara yer verildi:
“Merhumenin aziz hatırasına ve kişilik haklarına yönelik bu açık hukuksuzluk karşısında Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup bu veri sızıntısına sebebiyet verenlerin ve hukuku çiğneyerek bu verileri kullananların tespiti için adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Ancak süreçteki tek hukuksuzluk bu değildir. Dosya kapsamındaki tanık ifadeleri, resmi tutanaklar ve ses dökümleri; kardeşimin maruz kaldığı sistemli mobingi, haksızlığı ve kurumsal işleyişteki derin çelişkileri gün yüzüne çıkarmaktadır. Şüpheli Melehat İleri’nin okulda meslektaşlarının gözü önünde kardeşime tokat attığı tüm tanık ifadeleriyle sabittir. Olay tarihinde okulda bulunan öğretmen arkadaşları bu fiziksel ve psikolojik şiddeti doğrulamış, bu ağır olayın kardeşimi ne denli derinden etkilediğini açıkça beyan etmişlerdir. Irmak Ayşe Koparan, maruz kaldığı bu saldırıyı olaya tanıklık eden arkadaşlarıyla birlikte tutanak altına almıştır.”
Şüpheli noktalara işaret edildi
Melehat İleri’nin tüm tutanakları tek başına tuttuğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kendisine tanıklık edecek tek bir öğretmen dahi bulamamıştır. Şikayetine dayanak kılmak için okul servis şoförünü tanık göstermeye çalışmışsa da savcılık dosyasındaki ses kaydı dökümünde, kardeşimin net bir şekilde ‘Müdüre vurmadım’ dediği, servis şoförünün ise olayı görmediğini itiraf ettiği sabittir. Şüpheli Melehat İleri ifadesinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gittiğinde müdürün kendisini yönlendirmediğini iddia etmiştir. Oysa kendisine yönelik böyle bir soru dahi yoktur. Buradaki hamleyle arkasındaki koruma kalkanını ve kendisini yönlendirenleri gizlemeye çalıştığı ortadadır.”
‘Yönlendiren emniyet müdürü mü?’
Olayın aydınlatılmasına ilişkin soruların sıralandığı açıklamada şunlar soruldu:
“Şüpheli Melehat İleri’yi olay anından itibaren yönlendiren ve koruyan kişi İlçe Milli Eğitim Müdürü müdür? Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından kritik öneme sahip olan İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün soruşturma kapsamında ifadesine neden başvurulmamıştır? İlçe Milli Eğitim Müdürü, hangi somut veriye dayanarak kardeşimi baştan suçlu kabul etmiş ve görevlendirmesini alelacele sonlandırmıştır? İlçe Milli Eğitim Müdürü, kardeşimin görevini sonlandırdıktan hemen sonra şüphelinin arkasında durduğunu göstermek amacıyla okulda bir kahvaltı organizasyonu düzenlemiş midir? Eğer düzenlendiyse, bu kahvaltı okuldaki öğretmenlere ve kardeşime yönelik bir mobing faaliyeti midir? İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ‘Cenaze giderlerini biz Milli Eğitim olarak karşıladık’ şeklinde bir açıklama yapılmış mıdır? Eğer doğruysa bu açıklama, idari hataları ve ihmalleri maddi bir bedel üzerinden örtbas etme çabası mıdır? Bir ailenin evlat acısı parayla dindirilmeye mi çalışılmaktadır? Şüphelinin sistemli mobing uyguladığı tüm tanık ifadeleriyle sabit olmasına rağmen hâlâ kim ya da kimler tarafından korunmaktadır? Kardeşimin en mahrem sağlık verilerine dahi erişebilen bu illegal gücün arkasındaki isimler ortaya çıkarılacak mıdır?”
Kaynak: MA









