Ölüm tehditleri aldığı için İsveç’e yaptığı iltica başvurusu reddedilen ve şu an GGM’de tutulan trans aktivist Bella Demhat, ailesinin kendisine ulaşarak, tehditlerini sürdürdüğünü söyledi
Türkiye’de trans aktivist Bella Demhat, maruz kaldığı baskı, ailesi tarafından aldığı ölüm tehditleri ve sanal medyada hesaplarında hedef gösterilmesi nedeniyle 2017 yılında İsveç’e giderek, iltica başvurusunda bulundu. Başvurusu kabul edilmeyen ve 28 Mayıs’ta İsveç’te gözaltına alınan Bella Demhat, Göçmen Dairesi tarafından Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) gönderildi.
Halen GGM’de tutulan Bella Demhat, yaşadıklarını anlattı.
‘Durum belirsiz’
Şu anki durumunu “belirsizlik” olarak tanımlayan Bella Demhat, merkezin açık cezaevi gibi olduğunu belirterek, “Erkek ve kadın kısmı var. Ben kadın kısmında tek başıma kalıyorum. İyi olmaya çalışıyorum. Avukatlarımla görüştüm. Arkadaşlarım, eşim gelip gidebiliyorlar. Buradaki çalışanların yaklaşımları çok kötü değil” dedi.
‘Her şey bir anda değişti’
Sahne sanatçısı olan ve hafta sonları DJ’lik yapan Bella Demhat, hafta içi ise bir restoranda çalıştığını belirterek, “Yani böyle normal, sıradan bir hayatım var. İki günün içinde her şey bir anda değişti. Geri gönderilme kararım avukatlarıma bildirildi. Bu karara itiraz ettik. Tüm hukuki yolları tükettik. Avrupa Birliği’ne de başvurduk. Oradan da ret kararı geldi. Ret kararı gelince de İsveç Göç Dairesi benim geri deport edilmemi tekrar yürürlüğe koydu. Sonra polisler beni aradı, görüşmek istediklerini söylediler. Evde bekledim onları ama eski çalıştığım iş yerlerine gidip beni aramışlar. Yakalandığımda ise bilinen adresimdeydim” diye belirtti.
‘Ailemden ölüm tehditleri alıyorum’
Türkiye’de yaşadığı süreçte ailesi tarafından ölüm tehditleri aldığını söyleyen Bella Demhat, Türkiye’ye geri gönderilme riski haberlerini duyan ailesinin kendisine ulaşarak, tehditlerini sürdürdüğünü söyledi.
Yaşadığı baskıdan ve tehditlerden İsveç Göçmen Dairesi’nin haberi olduğunun altını çizen Bella Demhat, “Benim Kürt bir trans kadın olduğumu, yaptığım çalışmaları, Pembe Hayat Derneği’nde çalıştığımı, Trans Onur Yürüyüşü’ne katıldığımı da biliyorlar. Dosyam tamamen ellerinde. Türkiye’ye geldiğimde kimlik çıkarmak zorundayım ve 9 yıldır nerede olduğumu sorgulayıp araştıracaklar. Yeni bir hayat kurmak istemiştim. İsveç Konsolosluğu Türkiye’ye bildirecek ve cezaevine gireceğim” ifadelerini kullandı.
‘Türkiye Kürtler ve LGBTİ+’lar için güvenli değil’
Bella Demhat, sözlerini şöyle sürdürdü: “İsveç benim davamda, ‘Abin seni öldürmek istiyorsa polis seni korur’ diyor. ‘Türkiye hükümeti LGBTİ+ dostu, polis seni koruyacaktır’ ifadeleri geçiyor. Benim polisten dayak yediğim, sırtımda plastik mermilerin olduğu, Onur yürüyüşlerinde gözaltına aldığım videolarım var ellerinde. Davamı bütünlüklü ele almıyorlar. Kendilerinde beni göndermeyi hak buluyorlar. Resmi evrakta hiçbir gerekçe sunulmadı. ‘Türkiye LGBTİ+’lar ve Kürtler için güvenli bir ülke olduğu, polislerin beni koruyabileceğini’ söylüyorlar. İkiyüzlü göçmen politikalarına son verilsin. Buradaki sağcı hükümetin AKP’den farkı yok. Orada LGBTİ+’lar terörist olarak adlandırılıyor. Bu kadar güvenli olduğunu düşündükleri yere nasıl gidebilirim?”
Kaynak: MA









