Birleşik Metal-İş’in hazırladığı KKD raporuna göre kadın işçilerin koruyucu ekipmanlara erişimde eşitsizlik yaşandığı ortaya çıkarken, sendikalı işçiler örgütlü mücadele çağrısı yaptı
Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş), “Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Cinsiyet Açığı: Ampirik Bulgular ve Politika Önerileri” başlıklı raporunu geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.
Koruyucu ekipmana erişimde cinsiyet eşitsizliği
Metal sektöründe sendika üyeleri arasından orantısız tabakalı örnekleme yöntemiyle tesadüfi olarak belirlenen 700’ü kadın, 700’ü erkek toplam bin 400 işçiyle yapılan görüşmelere dayanan rapor, koruyucu ekipmanlara erişimdeki cinsiyet eşitsizliğini ortaya koydu. Raporda; baret, gözlük, işitme ve solunum gibi ekipmanlara erişimin kadın işçilerde yüzde 10’u geçmediği, erkeklerde ise yüzde 90’ın üzerinde olduğu vurgulandı.
İş elbiselerinin kadınların bedenlerine uygun tasarlanmadığına dikkat çekilen raporda, kadın ve erkek işçiler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca, başta kadın işçiler olmak üzere tüm çalışanların sahadaki deneyim ve geri bildirimlerinin dikkate alındığı, daha kapsayıcı ve güvenli bir çalışma ortamının inşa edilmesi gerektiği ifade edildi.
Sendikasız fabrikalarda durum daha kötü
Kişisel koruyucu ekipmanlara erişimde toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile karşılaştıklarını belirten Naz Şakar, “Kadın işçiler, erkek işçilerden çok daha fazla esnek çalışmaya maruz kalıyorlar; güvencesiz ve sendikasız çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Biz bu araştırmayı yayınlarken uzmanlarımız ve başkanlarımız şunu vurguladılar: Biz sendikalı fabrikalardaki veriler üzerinden konuşuyoruz; sendikasız ve örgütsüz fabrikalarda durum çok daha kötüdür” dedi.
Tüm bu sorunlarının çözümü için kadın işçilerin daha fazla örgütlenmesi gerektiğini ifade eden Naz Şakar, “Tabii ki sendikalı olunca bütün problemler ortadan kalkmıyor ama çözüm yolu için bizim de bir söz hakkımız oluyor. O yüzden kadın işçilerin ve tüm işçilerin çalıştığı yerlerde sendikalaşmanın artması gerekiyor. Bunun için verilen mücadelelerin desteklenmesi, böylece sendikalılık ve örgütlülük oranının artması bize göre şarttır” şeklinde konuştu.
‘Ekipmanlar cinsiyet körlüğü ile tasarlanmış’
Birleşik Metal-İş Sendikasının kamuoyuyla paylaştığı rapora dikkat çeken Naz Şakar, şöyle belirtti:
“Bugüne kadar kadınların çalıştığı işlerin daha güvenli gözükmesi ve kadınların bu sektörde daha az çalışması sebebiyle kişisel koruyucu ekipmanlar tasarlanırken kadınların hayatını korumaktan ziyade; bazen bol olması, bazen de bedeninin büyük olması sebebiyle onları daha çok tehlikeye atacak şekilde tasarlanmış. Yani bu ekipmanlar aslında bir cinsiyet körlüğüyle tasarlanmış. Dolayısıyla bu konuda araştırmalar yaparak ve konuyu gündemde tutarak bunu çözebileceğimizi düşünüyoruz. Eriştiğimiz neredeyse bütün kişisel koruyucu donanımların, erkekler için tasarlananların sadece daha küçük bedeni olması sebebiyle bedenimizde uyumsuzluklar ve ergonomik rahatsızlıklar görüyoruz.”
Naz Şakar, son olarak 1 Mayıs’ta tüm işçileri meydanlara davet etti.
Kadınların yaşadığı sorunlar
DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’na bağlı Smart Solar kadın temsilcisi Emine Azak, Smart Solar’da çalışan 260 kişinin yarıdan fazlasının kadınlardan oluştuğunu dile getirdi. Kadınların iş yerinde uğradığı sorunlar olduğunu ifade eden Emine Azak, şöyle devam etti:
“Sendikamız bu konuda çok yerinde bir analiz ve araştırma yaptı. Özellikle iş kıyafetleri ve ekipmanları konusunda ciddi sorunlar yaşıyoruz. Örneğin, koruyucu gözlükler büyük geldiği için gözlük kullanan bir kadın arkadaşımızın gözüne hücre girdi ve yaralandı. Ayakkabılarda 36 numara gibi küçük numaralar bulunamıyor. İş pantolonlarının kadın fizyolojisine uymaması ve eğilip kalkarken hareket kabiliyetini kısıtlaması nedeniyle işverenle ve satın alma birimiyle görüştük. Likralı, daha sağlıklı ve kadın kalıplarına uygun işlevsel kumaşlar üzerinden bir yol haritası belirliyoruz. Ayrıca çalışan kadınlarımızın çoğu tesettürlü olduğu için uzun tişörtler tercih ediyor; ancak bu kıyafetler de beden tipine uymayabiliyor. Bununla ilgili daha verev kesimli, elastik ve nefes alan kumaşlar denedik. Gözlüklerden eldivenlere kadar tüm koruyucu donanımların kadın fiziğine uygun temin edilmesi için İSG uzmanları ve işverenle beraber temsilcilik olarak öncülük ediyoruz.”
‘Haklarımız için 1 Mayıs’ta alanlardayız’
Emine Azak, kadınların yaşadıkları sıkıntıları tek başına göğüsleyip “çalışmak zorundayım, bir şekilde hallederim” diye düşündüğünü kaydetti.
Emine Azak, devamında şöyle konuştu: “Sendikamızın uzmanları, bizler ve işverenle birlikte el birliğiyle sorunları tespit edip çözüme kavuşturuyoruz. 1 Mayıs benim için çok anlamlı. 1 Mayıs, işçi sınıfının dünyada ‘8 saat çalışma, 8 saat dinlenme ve 8 saat kişisel gelişim’ hakkını kazandığı kutlu bir tarihtir. Smart Solar olarak biz, dört ay boyunca ‘sıfır zam’ dayatmasına karşı grev hakkımızı kullandık, öncesinde de bir işgal süreci geçirdik. Bu hayat pahalılığında ve hükümetin orta vadeli programlarla bize sunduğu dayatmalar karşısında, alanlara çıkıp sesimizi daha gür haykırmamız gerekiyor. Bu yüzden bütün sınıf dostlarını ve işçi arkadaşlarımı, haklarımızı savunmak için 1 Mayıs’ta alanlarda birlik olmaya davet ediyorum.”
Haber: Elfazi Toral / JINNEWS









