• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Ocak 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Binlerce kadın savaşlara karşı barışı haykırdı

10 Ocak 2026 Cumartesi - 15:18
Kategori: Kadın, Manşet

Tandoğan Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar,  emperyalist savaşlara karşı barışı haykırırken, iktidarın kadın düşmanı politikalarına karşı yaşam haklarını savunacaklarını belirtti

Birçok kadın örgütünün yer aldığı Ankara Tandoğan Meydanı’nda “Haklarımız, Hayatlarımız ve Özgürlüğümüz için Büyük Kadın Mitingi” şiarı ile düzenlenen miting sona erdi.

Mitinge Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, kayyım atanan seçilmiş belediye eş başkanları da katıldı.

29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Şenal Sarıhan ilk olarak söz alarak kısa bir konuşma yaptı. Dört bir yandan gelen kadınların bugün bu alanı doldurduğunu belirten Şenal Sarıhan, “Bu alanda 1997’de şeriata karşı kadın yürüyüşündeki buluşmamızı anımsatıyorum.50 bin kadınla ülkemizin özgürlük içinde, demokrasi içinde, kadın ve erkek eşitliği içinde yaşaması için kadınlar, farklı demokratik kuruluşlardan, farklı siyasi partilerden aktılar, geldiler. Şimdi de siz akıp geldiniz. Bir genç arkadaşımız ‘mor bir deniz gibisiniz’ diye seslenmiş. Mor bir deniz gibiyiz gerçekten. Ve nerede karanlık var, nerede kötülük var, nerede fesatlık var, nerede bir ülkenin insanlarını birbirine karşı kışkırtmak isteyenler, ayırmak isteyenler var, bizi bize düşürmek isteyenler var; biz ona karşı hep bir aradayız. Hep birlikteyiz” diye konuştu.

‘Bu birliğimizin ifadesidir’

Şenal Sarıhan şöyle devam etti:

“Kadınlar giderek ikincilleştirildi. Kadınlar o emeğimizle, alın terimizle, canımızla kazandığımız yasal haklarımızın önemli bir bölümünü kullanamaz hale geldi. Her şeyden önemlisi yaşam hakkımız, kadın cinayetleriyle ortadan kaldırıldı. Biz yeniden ayağa kalkmak, yeniden birbirimizle buluşmak için biraz önce sevgili Emel arkadaşımın ifade ettiği gibi sesimizi buluşturalım. Seslerimizi birbirinin üstüne koyalım ve iktidara duyuralım. İktidar kadınların yaşam haklarına, demokratik haklarına, özgürlüklerine, bütünüyle haklarına sahip çıkmak üzere harekete geçsin.

Ama ne oldu? Yine bizim emeğimizin ürünü olan 6284, bizim emeğimizin, Türkiye’deki kadınların emeğinin ürünü olan İstanbul Sözleşmesi’ni bir çırpıda ortadan kaldırdı ve kadınlar giderek güvencesiz hale geldi. 2025 yılında kayıtlara geçmiş 300 kadın cinayeti var. Kuşkulu ölümler var, 100’e yakın. Eğer kadının canı korunmuyorsa, kadın yaşama hakkına sahip olamıyorsa hiçbir hakkı talep etme olanağı zaten yoktur. Ve bizi suskun, bizi eve kapatmış, bizi kendi haklarını savunmayan, her şeye rıza gösteren varlıklar haline getirmeye çalışıyorlar. Oysa aklımız var, oysa fikrimiz var. Bedenlerimiz herkesten daha güçlü. O dünyaya çocuk getiren bedenlerimiz herkesten çok daha güçlü. O zaman biz her şeyin sahibi olabiliriz ve eşit olabiliriz. Elbette kar yağmasaydı, yollar buz tutmasaydı ve gerçekten kadınların cebi para dolu olsaydı buraya daha çok akıp gelebilirlerdi. Ama bu kadarla da güçlüyüz. Çünkü bu birliğimizin ifadesidir. Bir aradayız.”

‘Düzene karşı itiraz olarak buradayız’

Kadın Mitingi Bileşenleri adına ortak basın metninin Türkçesini KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher, Kürtçesini Rojda Bedia Akkaya, Arapçasını ise Esma Kaşram okudu.

Ankara’nın soğuğuna rağmen Türkiye’nin tüm kentlerinden gelerek hakları ve yaşamları için alanı dolduran kadınları selamlayan Döne Gevher, “Bugün bu meydanda toplanan bizler, bir krizin, bir yıkımın, bir eşitsizliğin ortasında susmayı reddedenleriz. Kadınların yaşamına yönelen şiddeti normalleştirenlere, yoksulluğu kader diye sunanlara, eşitsizliği kalıcı kılmak isteyenlere karşı buradayız! Bu meydan, görmezden gelinen başvuruların, korunmayan yaşamların, cezasız bırakılan suçların birikimi. Bugün burada, kadınların yaşamını hiçe sayan düzene karşı itirazın kendisi olarak duruyoruz. Haklarımıza sahip çıkıyoruz. Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz. Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz: Bu ülkede iktidar, kadınlar için politika üretmiyor. Kendi varlığını sürdürmek için politika üretiyor. Bizden sessizlik, itaat ve kabulleniş bekliyor” sözlerini kullandı.

‘Kadınlar korunmadıkları için öldürüldüler’

“Ama buradayız” diyerek kadınların haklarına göz dikenlere seslenen Döne Gevher, “Hayatlarımız bu iktidarın tasarruf alanı değildir! Geçen yıl kadınlara ‘aile’ paketleri sundular. Bu yıla ise şiddet faillerini, tecavüzcüleri, kadın katillerini cesaretlendiren düzenlemelerle girdik. Cezasızlık öldürür. Cezasızlık, şiddeti büyütür. Cezasızlık, kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde gasp edilmesidir. Kadınlar korunmadıkları için öldürüldüler. Şikâyetleri dikkate alınmadığı için öldürüldüler. Uzaklaştırma kararları uygulanmadığı için öldürüldüler. Ve birçok kadın ölümü ‘şüpheli’ denilerek dosyalardan düşürüldü. Bu ülkede kadınlar yalnızca öldürülmüyor; ölümleri de görünmez kılınıyor. Bir kadın defalarca başvuru yapmışken, bir kadın açıkça tehdit altındayken, bir kadın korunma talep etmişken öldürülüyorsa; bunun adı ihmal değil, sorumsuzluktur” diye konuştu.

‘Kadınlara yaşam borcunuz var’

İktidarın bu sorumsuzluğu İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca çıkılarak ve 6284 sayılı yasayı etkin biçimde uygulamayarak ortaya koyduğunu söyleyen Döne Gevher, devamında şunları ifade etti:

“Kadınları korumakla yükümlü mekanizmalar bilinçli olarak devre dışı bırakılıyor. Bu iktidar Anayasa’yı yok sayıyor. Uluslararası sözleşmelerden doğan haklarımızı gasp ediyor. Buradayız çünkü; temel hak ve özgürlükler yok sayılıyor. Güçler ayrımı yok edildi. Yargı iktidar tarafından aparat olarak kullanılıyor. İkili hukuk uygulanıyor. Laiklik ilkesi yok sayılıyor. Kadınların yaşam tarzı ve demokratik hakları hedef alınıyor. Karma eğitimden vazgeçiliyor. Kadınlar karanlığa mahkûm edilmek isteniyor. Kadınlar için hayat her geçen gün daha güvencesiz hale getiriliyor. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Kadınlara yaşam borcunuz var. Şiddeti önlemediğiniz, hukuku işletmediğiniz, yükümlülüklerinizi yerine getirmediğiniz, taleplerimize kulak tıkadığınız müddetçe kadınların katledilmesinin, şiddete maruz bırakılmasının sorumlusu sizsiniz. İstanbul Sözleşmesi yaşatır! 6284’ü derhal ve eksiksiz uygulayın!

‘Tüm şüpheli denilen kadın katliamları için buradayız’

Buradayız; Rojin için, Gülistan için, Ayşe Tokyaz için ve niceleri için adalet istiyoruz. ‘Şüpheli’ denilerek kapatılmak istenen her dosyanın takipçisiyiz. Bir kadın öldüğünde, bir kadın kaybolduğunda ‘kaza’ ya da ‘intihar’ denilerek dosyalar kapatıldığında; yalnızca bir yaşam değil, adalet de yok edilmiş demektir. Şüpheli kadın ölümlerini normalleştirmenize izin vermeyeceğiz. Her kadın ölümü kamusal bir sorumluluktur. Evlerimizde güvende değiliz. Sokaklarda güvende değiliz. Kampüslerde güvende değiliz. Okullarda güvende değiliz. İşyerlerinde güvende değiliz. Kadınlara ‘güvenlik’ vaat ediliyor, ama yaşamlarımız korunmuyor. Çünkü güvenlik, kadınları korumak üzerinden değil; kadınları denetlemek üzerinden tarif ediliyor.

‘Nefrete inat yaşasın hayat!’

Bu da yetmiyor; toplumu birbirine karşı konumlandıran bir siyasetle; haklarında ısrar edenleri, eşitlik ve özgürlük için mücadele edenleri hedef gösteriyorlar. Kadınların ve LGBTİ+’ların hakları doğrudan saldırı altında. Nafaka hakkı tartışmaya açılıyor. Boşanma arabuluculuğa tabi kılınmak isteniyor. Arabuluculuk adı altında kadınlar yeniden şiddetin içine itiliyor. ‘Biyolojik cinsiyet’ dayatması ile LGBTİ+’ların varlığı hedef alınıyor. Nefret dili, devlet politikası haline getiriliyor. Buradan açıkça söylüyoruz: Şiddete, nefrete ve yok saymaya boyun eğmeyeceğiz! Diyoruz ki: Yaşamak istiyoruz! Nefrete inat yaşasın hayat!

‘Sosyal destek haktır, güvenceli iş haktır’

Buradayız çünkü; düşük ücretler, sigortasız çalışma ve iş güvencesinin olmaması kadınların sosyal güvenceye ve emekliliğe erişimini engelliyor. Güvenceli iş istiyoruz! Güvenli bir gelecek istiyoruz! Emeğimizi değersizleştiren, kadınları kamusal yaşamdan dışlayan politikalara razı değiliz. Hayat pahalılığı artıyor. İşsizlik büyüyor. Gençler umutsuzluğa itiliyor. Kadın yoksulluğu derinleşiyor. İşe girebilen kadınlara güvencesizlik dayatılıyor. Bize ‘evde kalın, bakım emeğini üstlenin’ deniyor. Bakım emeği kadınların kaderi değildir! Kreş haktır! Sosyal destek haktır! Güvenceli iş haktır. Fedakârlık çağrılarını reddediyoruz. Yoksulluğu yönetmeyi değil, ortadan kaldırmayı talep ediyoruz. Erkek şiddetinin yanında denetimsizlik ve aşırı kâr hırsıyla yaşamlarımız yok sayılıyor. Dilovası’nda yaşananlar bu düzenin aynasıdır. Çocuklar işyerlerinde öldü, öldürüldü. Kadınlar güvencesiz ve denetimsiz çalışma koşulları nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu bir kaza değil. Bu; denetimsizliğin, ucuz emek düzeninin, kadın ve çocuk emeğini, tüm haklarını hiçe sayan politikaların sonucudur. Yoksul çocukları ucuz işgücü olarak gören, kadın emeğini güvencesizliğe mahkûm eden bu düzene karşı buradayız.

‘Erişilebilir sığınak ve yaşam yok!’

KHK’lerle bir gecede işsiz bırakılan, mesleklerinden koparılan KHK’li kadınların yaşamlarını yeniden kurma hakkını savunmak için buradayız. Buradayız çünkü; bu düzen engelli kadınları yok sayıyor. Bakım ihtiyacı olan kadınları görünmez kılıyor. Engelli kadınlar şiddete uğruyor ama çoğu zaman anlatamıyor. Erişilebilir sığınak yok, erişilebilir adalet yok, erişilebilir yaşam yok. Engelli çocukların bakımı kadınların omzuna yıkılıyor. Kadınlar yalnız bırakılıyor. Buradan soruyoruz: Devlet neden sorumluluğunu kadınlara yüklüyor? Talebimiz açık: Bakım sigortası haktır! Erişilebilir yaşam haktır! Belediyelere el konulmasına, irademizin gasp edilmesine, seçilmiş belediye başkanları ve eş başkanlarının tutuklanmasına, kayyım atanmasına karşı irademize ve seçme seçilme hakkımıza sahip çıkmak için buradayız. Yüzyıllardır katliamlara ve asimilasyonlara maruz bırakılan, kimlik mücadelesi veren, inançları yok sayılan, eşit yurttaşlık talep eden Alevi kadınlar için buradayız.

‘Bu savaşa, yanı başımızdaki emperyalizme hayır diyoruz’

Aralık ayı boyunca emekçiler, emekliler, kadınlar 2026 yılı bütçesi için alanlardaydı. Yapılan bütçeden gördük ki; bütçede savaşa, silaha, ranta kaynak var. Ama kadınlara yok! Bakım emeğine yok! Şiddetle mücadeleye yok! Bu bütçe eşitsizliğin bütçesidir! Bu bütçe erkek şiddetinin zeminini büyüten bütçedir! Biz savaş için değil; eşit, özgür, güvenli bir yaşam için bütçe istiyoruz! Barış içinde bir arada yaşama talebimizi yükseltmek için buradayız. Barış derken, yeni savaş çığırtkanlıklarına sessiz kalmayacağız. Hemen yanı başımızda Suriye’de savaşın yeniden tırmandırılmasına, dün Lazkiye’de, Süveyda’da, bugün Şeyh Maksut’ta, Eşrefiye’de yaşatılan sivil katliamlara sessiz kalmayacağız. Bu savaşa, yanı başımızdaki emperyalizme ‘hayır!’ diyoruz. Daha fazla sivilin, kadının ve çocuğun yaşamını yitirmesine karşı ses çıkarıyoruz. Barış talebinin; yaşamın, eşitliğin ve geleceğin talebi olduğunu hatırlatmak için buradayız! Savaşın, işgalin ve yıkımın ortasında yaşamı yeniden kurmaya çalışan Filistinli kadınlara selam olsun! Sınırları aşan eşitsizliklere, sömürüye ve ayrımcılığa karşı mülteci kadınlarla yan yanayız.

‘Susmuyoruz, boyun eğmiyoruz, vazgeçmiyoruz!’

Buradayız çünkü; dereleri HES’lere, ormanları maden şirketlerine, kentleri beton rantına teslim eden bu düzen; doğayı talan ederken en ağır bedeli yine kadınlara ödetiyor. Rant için yok edilen doğanın, plansız kentleşmenin ve sermayeyi koruyan politikaların sonucunda depremlerde, sellerde, yangınlarda yaşamını kaybedenlerin sorumlusu doğa değil, bu düzenin ihmali ve kâr hırsıdır. Afet sonrası yoksulluğu, güvencesizliği, şiddeti en fazla kadınlar yaşıyor. Ranta karşı ekolojiyi, yıkıma karşı dayanışmayı, ölüme karşı yaşamı savunuyoruz. Hayvanların katledilmesine, hayvanlara yönelik şiddetin meşrulaştırılmasına da ses yükseltiyoruz. Yaşam için Yasa diyor; tahakküm, şiddet ve sömürünün her biçimine karşı bir bütün olarak yaşamı savunuyoruz. Hep birlikte buradan bir kez daha 2025’i ‘Aile Yılı’ ilan edenlere, 2026 yılının kadınların direniş yılı olacağını söylemek için buradayız! Susmuyoruz! Boyun eğmiyoruz! Vazgeçmiyoruz! Sesimizi yükseltiyoruz! Şiddetsiz, eşit, özgür bir ülke istiyoruz! Birlikte kazanacağız! Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın kadın dayanışması!”

Ortak açıklamaların ardından meydanda kar yağışına rağmen kadınlar zılgıtlarla halaylar çekti.

Kaynak: JINNEWS

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Rojava’da halklar ayakta: 7 merkezde saldırılar protesto edildi

Sonraki Haber

 Xalid Fecir Hastanesi’ne gaz bombalarıyla saldırılıyor

Sonraki Haber

 Xalid Fecir Hastanesi’ne gaz bombalarıyla saldırılıyor

SON HABERLER

Halep’te Kürtlerin direnişi 5’inci gününde: Şêxmeqsûd’da kısmi ateşkes | Canlı Blog

Yazar: Bedri Adanır
11 Ocak 2026

Bu bir kayıp ilanıdır: Van büyükşehir belediyesi bütçesi aranıyor

Yazar: Heval Elçi
11 Ocak 2026

Şiddetle kurulan düzen: Alevi katliamının anatomisi

Yazar: Heval Elçi
11 Ocak 2026

Post-modern önleyici karşı devrim

Yazar: Heval Elçi
11 Ocak 2026

2026’ya bırakılan barış notları

Yazar: Heval Elçi
11 Ocak 2026

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Heval Elçi
11 Ocak 2026

Sermayenin zorbalığı ve insanlığın çıkış yolu

Yazar: Heval Elçi
11 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır