• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Haziran 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Kadınlar barış, adalet ve dayanışma için tek ses

8 Haziran 2026 Pazartesi - 10:38
Kategori: Kadın, Manşet

Gülistan Doku’nun akıbeti için yıllardır sürdürülen adalet mücadelesi etrafında buluşan kadınlar, Dêrsim’de erkek-devlet şiddetini, cezasızlık politikalarını ve genç kadınların yaşadığı güvensizliği tartıştı

Duygu Kıt

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin ve Dêrsim Kadın Platformu’nun çağrısıyla, 6-7 Haziran 2026 tarihlerinde Dêrsim’de bir araya gelen kadınlar, erkek-devlet şiddeti sonucu kaybedilen ve adalet mücadelesi sürdürülen kadınlar için ortak söz kurdu. Amed, Batman, İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Meletî’den (Malatya) gelen kadınlar Gülistan Doku, Rojwelat Kızmaz ve Rojîn Kabaiş şahsında kaybedilen, katledilen kadınlar için Dêrsim’deki kadın üniversite öğrencileri, kadın dernekleri, siyasi partiler ve sendikalarla buluştu.

6 Haziran Cumartesi günü basına kapalı gerçekleştirilen ilk günkü buluşma, kadınların karşı karşıya kaldığı sorunların değerlendirildiği genel bir tartışmayla başladı. Devamında buluşmanın da esas gündemi olan Dêrsim’deki erkek-devlet şiddeti, cezasızlık politikaları ve özel savaş uygulamaları konuşuldu.

Gülistan için adalet talebi

Buluşmada üç dönemden kadının bir araya gelmesi, kadın mücadelesinin ısrarını görünür kılan en önemli detaylardan biri oldu. Gülistan Doku’nun arkadaşları, tanıkları, kaybedilişinin ardından adalet mücadelesini sürdüren kadınlar ile son yıllarda bu mücadeleye katılanlar aynı masada buluştu.

Buluşmada yapılan konuşmalar sırasında kadınların en sık dile getirdiği konu Gülistan Doku için adalet talebi oldu. Özellikle genç kadınlar, Gülistan’ın yaşadıklarının ve akıbetinin hâlâ aydınlatılmamış olmasının kentte yaşayan kadınlarda derin bir güvensizlik yarattığını aktardı. Üniversite öğrencisi kadınlar, kampüs içerisinde ayrımcılık, taciz ve çeşitli hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldıklarını; ancak başvurabilecekleri, danışabilecekleri mekanizmaların işletilmediğini tekrar tekrar yineledi. Genç kadınların yaşadıkları deneyimler ve sorunlar farklılık gösterse de temel talepleri güvenli bir kent, güvenli bir eğitim ve özgür irade oldu.

Dayanışma ve mücadele vurgusu

İki gün süren buluşmayı takip eden 24 yaşındaki genç bir kadın, “Bugün burada gördüğüm şey, kadınların birbirine sahip çıkma iradesiydi” diyerek izlenimlerini şöyle paylaştı: “Buluşmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Görüşmede sadece kadın cinayetlerini değil, üniversitelerde yaşanan tacizleri, kurumların sessizliğini ve kadınların adalete erişimde karşılaştığı engelleri de konuştuk. Dêrsim özelinde de öğrencilerin yaşadığı sorunlar, akademisyenlerin taciz iddiaları karşısındaki tutumları ve kurumların sorumluluğu gündeme geldi. Kadınların maruz kaldığı şiddetin üzerinin örtülmesine karşı nasıl mücadele edebileceğimizi tartıştık. Ben Dêrsimli genç bir kadın olarak farklı şehirlerden gelen kadınlarla aynı masada buluşmanın ve deneyimleri paylaşmanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü kadınların yaşadığı sorunlar tek tek bireylerin değil; devlet kurumlarının, üniversitelerin, güvenlik mekanizmalarının ve erkek egemen sistemin ürettiği sorunlardır. Gülistan Doku’nun da katledilen ve kaybedilen tüm kadınların da unutulmaması için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

‘Dayanışma esasımız’

Dêrsim Kadın Platformu ve Yenigün Kadın Dayanışma Derneği üyesi avukat Çağla Yolaşan, kadınların ortak dertlerinin Dêrsim’de bu kadar belirgin olmasının önemli bir nedeninin, yaşananların devlet gücünü elinde bulunduranlar tarafından bizzat yapılmış olduğundan kaynaklandığına işaret etti. Yolaşan buluşmada öne çıkan izlenimlerini şöyle paylaştı: “6 Haziran tarihli forumda bulunan özellikle genç kadınlar deneyim ve gözlemlerini aktardılar. Özellikle bu kısımda çok iç karartıcı bir tablo çıktı ortaya. Ancak, yalnızca forumda bulunan genç kadınlar açısından değil, üniversiteli genç kadınların ezici çoğunluğu açısından örgütsüz olmak gibi bir ortak özellik de söz konusu. Örgütlülükten kastım, yalnızca gençlik örgütlerine üye olmak değil; bulundukları alandaki kadın örgütlerinin bir parçası olmak gibi daha esnek örgütlenme biçimleri de aynı zamanda. ‘Örgütlü olmak her sorunu çözer’ demek gerçekçi değil ancak dile getirilen kaygıların hâkimiyetini yırtıp atacak başlıca şey örgütlü olmak. Bu daha güvenli kentlerin, daha güçlü hissetmenin, dara düşmüş bir kız kardeşine el verebilmenin de hala en önemli anahtarı. Bu buluşma genç kadınların ifade ettikleri duyguları görmek ve buradan çıkmanın yollarını da beraber bulmanın bir vesilesine dönüştürmek anlamında çok kıymetliydi.”

Cezasızlık politikaları, suç ağları

Buluşmaya İstanbul’dan katılan Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi üyesi Roza Kahya, gerçekleştirilen buluşmaların ardından yaptığı değerlendirmede, bölgede yıllardır süren özel savaş politikalarının kadınlar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dêrsim’in özel savaş politikalarının uygulandığı alanlar içerisinde özel bir yere sahip olduğunu söyleyen Kahya, “Bu ziyaretin temel amaçlarından biri kadınlarla bir araya gelmek, yaşadıkları sorunları dinlemek, dertlerini dertlerimiz edebilmek ve dayanışmayı büyütmek. Gülistan Doku’nun kaybedilişinin üzerinden altı yıldan fazla zaman geçti. Ancak burada konuşulanlar bize gösterdi ki mesele yalnızca Gülistan Doku değil. Gülistan’ın yaşadıkları, münferit bir olaydan çok daha fazlasını; sistematik erkek-devlet şiddetini görünür kılıyor. Özellikle genç kadınlara yönelik yıllardır sürdürülen bir politikanın varlığı açığa çıkıyor. Dünkü toplantıda şiddetin nasıl görünmez kılındığını, nasıl üzerinin örtüldüğünü dinledik. Şiddete maruz kalan kadınların başvuru mekanizmalarına erişemediğini, başvurduğunda süreçlerin doğru işletilmediğini ve fail erkeklerin aklandığını gördük. Üstelik çoğu zaman başvuran kadınlar tehditlerle karşı karşıya bırakılıyor” diye konuştu.

‘Gülistan’ın yaşadıkları münferit değil’

Kahya, devlet kurumlarında görev yapan kişilerden üniversite yönetimlerine ve akademisyenlere kadar uzanan çeşitli yapıların, olayların üzerinin örtülmesinde rol oynadığına dair anlatımları dinlediklerini belirterek, bunun genç kadınların yaşadıkları şiddeti bildirmekten çekinmelerine neden olduğunu söyledi. Kahya şöyle devam etti: “Yapılan paylaşımlardan anladığımız kadarıyla, 10 senedir sürdürülen özel savaş politikaları kapsamında Gülistan gibi yüzlerce kadının maruz kaldığı taciz, tecavüz ve şiddet vakaları bulunuyor. Ancak bunların büyük bölümü kamuoyuna taşınamıyor. Sesini yükseltmek isteyen kadınlar ise çeşitli tehditlerle susturulmaya çalışılıyor. Aileleriyle tehdit ediliyor, korkutuluyor ya da ‘Sonun Gülistan gibi olur’ denilerek geri adım atmaları sağlanmak isteniyor. Bunları dinlediğimizde karşımıza çıkan tablo son derece ağır. Kadınların büyük bir kısmı yaşadıkları şiddeti anlatmak yerine hayatta kalabilmek için susmayı tercih etmek zorunda bırakılıyor. Ancak dün buna rağmen kadınlar susmadı. Geldiler, konuştular, yaşadıklarını anlattılar. Bu başlı başına bir irade göstergesiydi.”

‘Cezasızlık failleri güçlendiriyor’

Munzur Üniversitesi’nde genç kadınlara yönelik taciz ve tecavüz iddialarının gündeme geldiği durumlarda dahi başvuruların failler açısından herhangi bir sonuç doğurmadığının aktarıldığını belirten Kahya, “İŞKUR müdüründen çeşitli kamu görevlilerine kadar uzanan geniş bir sorumluluk alanından söz ediliyor. Bu kişilerin daha üst görevlere getirildiğine dair anlatımlar dinledik. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ve pek çok kentte yaşayan kadınlar olarak bu suçların sistematik niteliğini görüyoruz. Özellikle Kürt kadınlarına yönelen şiddetin yalnızca onları değil, hepimizi hedef aldığını biliyoruz. Munzur Üniversitesi’ne kadın örgütleri giremezken, kolluk kuvvetlerinin ve üniformalıların rahatlıkla girebilmesi tesadüf değildir. Bunun sonuçlarını hem biliyorduk hem de buraya geldiğimizde çok daha net gördük. Bu nedenle gerçek ve sahici bir barıştan söz edebilmek için öncelikle güvenlikçi politikaların son bulması gerekiyor. Drsim’deki yoğun askerî ve kolluk varlığının azaltılması gerekiyor.”

Dayanışmanın kurduğu umut

Dêrsim’de ikinci gün gerçekleştirilen basın açıklaması, kadınların adaletsizlik karşısındaki ısrarlarının beyanı oldu. Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan ve çok sayıda kadının katıldığı açıklamada, birden fazla suça karıştığı belirtilen erkeklerin hala devlet görevlerinde olduğuna dikkat çekilerek, “Organize cinsel istismar ağının peşini bırakmayacağız” denildi.

İki gün süren buluşmada kadınlar yaşadıkları şiddeti ve adaletsizlikleri konuşurken, bu koşullar karşısında birlikte neler yapılabileceğini, dayanışmanın ve mücadelenin nasıl büyütülebileceğini de tartıştı. Toplantı boyunca yapılan paylaşımlarda kadınların birbirlerinin deneyimlerine tanıklık etmesi, farklı mücadele pratiklerini aktarması ve ortak söz üretmesi her katılımcı açısından umut verici oldu.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İETT otobüsünde bir yolcu düştü

Sonraki Haber

Ermenistan’da Paşinyan’ın partisi seçimlerden birinci çıktı

Sonraki Haber

Ermenistan’da Paşinyan’ın partisi seçimlerden birinci çıktı

SON HABERLER

Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı: Özerklik şartındaki çekinceleri kaldırın

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Suriye’de bir günde 7 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Ünlü Fransız şarkıcı cinsel şiddet soruşturmasında gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Colemêrg’te şüpheli kadın ölümü

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Abdullah Öcalan: Belediyelerde komün ruhu geliştirilmeli ve çalışmalar bu ruhla yürütülmeli

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Binarê Qendîl’in kadim köyü: Elîreş

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Korucular yaylalarına girmeye çalışan köylülere saldırdı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır