• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Ağustos 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Kadınlar Êlih’ten seslendi: Adalet mücadelemizi sürdüreceğiz

29 Ağustos 2026 Cumartesi - 18:37
Kategori: Kadın

Êlih’te biraya gelen Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, cezasızlık politikaları ve üniformalı erkek şiddetine dikkat çekerek, ‘Kürdistan’dan başlayarak, zorla kaybedilen, şüpheli şekilde yaşamını yitiren ve faili meçhul bırakılan tüm kadınlar, translar ve kız çocukları için adalet mücadelemizi sürdürüyoruz’ dedi

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnsiyatifi, DEM Parti Êlih Kadın Meclisi ile birlikte özel savaş politikalarına ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’a  ilişkin Batman Barosu’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamanın Türkçesini Barışa İhtiyacım Var Kadın İnsiyatifi Üyesi Yağmur Alaz Gülveren, Kürtçesini de TJA aktivisti Havva Can okudu.

‘Gerçekler aydınlatılacak mı?’

Savaşa karşı barışı savunduklarını ifade eden Yağmur Alaz Gülveren, “Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak bugün Batman’dayız. Savaşın karşısında barışı savunma sorumluluğuyla, bir savaş silahı olarak işe koşulan cinsel şiddetin, üniformalı erkeklerin kadınlara karşı üstü örtülen sistematik suçlarına zemin hazırladığını, bunun da bugün bu bölgede “şüpheli ölüm” denerek karşımıza çıktığını söylüyoruz. Bu cinayetlere imkan sağlayan koşulların ortadan kaldırılması için savaş, erkeklik ve cinsel şiddet arasındaki bağın açığa çıkarılmasının, devletin hangi suçları hangi saiklerle sistematik ve normal kılınmasının tartışılmasının önemli bir adım olduğuna inanıyoruz. Tam da bu nedenle, erkek devlet şiddeti sonucunda kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin en sık yaşandığı ve buna dair derin bir hafızası olan bir kentten, yani Batman’dan soruyoruz: Rojwelat Kızmaz’a ne oldu? Musa Orhan hala niye tutuklanmadı? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının denetim raporlarında, Özel Şifa Bakım Merkezine yönelik uyarı ya da idari yaptırım kararı var mı? “İntihar” olarak nitelendirilen kadın ölümlerinin ardındaki gerçekler aydınlatılacak mı? Bu ölümlerin gerçek nedenleri, failler açığa çıkarılacak mı? Gerçek ve kalıcı bir barış için kadınlara yönelik suçlarla yüzleşilecek mi, failler yargılanacak mı? Çünkü bizler biliyoruz ki kadın cinayetleri münferit olaylar değildir. Batman özelinde bunun kanıtı niteliğindeki İpek Er ve Rojwelat Kızmaz dosyaları bile, kamuoyunda geniş yer bulmalarına rağmen, cezasızlık politikalarıyla görünmez kılındı” diye belirti.

‘Hala tutuksuz yargılanıyor’

Musa Orhan’ın, nitelikli cinsel saldırı suçundan açılan davada hala tutuksuz yargılandığını ama İpek Er dosyasına destek verenler hakkında davalar açıldığını dikkat çeken Yağmur Alaz Gülveren, “Ancak bizler vazgeçmiyoruz. Batman’ın Beşiri ilçesinde yaşayan İpek Er, uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüzüne uğradı. 7 Temmuz 2020’de başsavcılığa bildirerek şikayetçi oldu. Ardından 16 Temmuz’da bir mektup bırakarak intihar girişiminde bulundu; otuz dört gün boyunca hastanede yaşam mücadelesi verdi ancak kurtarılamadı ve hayatını kaybetti. Bugün ise uzman Çavuş Musa Orhan, nitelikli cinsel saldırı suçundan açılan davada hala tutuksuz yargılanırken İpek Er dosyasına destek verenler hakkında davalar açıldı. Batman’da 9 Şubat 2024’te evinden çıktıktan sonra kaybolan 26 yaşındaki Rojwelat Kızmaz’ın cansız bedeni, 12 Şubat’ta Hasankeyf Ilısu Baraj Göleti’nde bulundu. Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı olan Rojwelat’ın ölümü ilk başta intihar olarak değerlendirildi ve dosyası kapatıldı. Ailenin yeni deliller sunması ve Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeler üzerine dosya yeniden açıldı. Ancak Batman’daki erkek devlet şiddeti ve cezasızlık düzeni bu dosyalarla sınırlı değil. Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’nde bir kadının sistematik cinsel saldırıya maruz bırakıldığı ve iki kez kürtaj edildiği; bakım altındaki bireylere işkence ve kötü muamele uygulandığı, şüpheli ölümlerin üzerinin örtülmeye çalışıldığı yönündeki iddialar, erkek devlet şiddeti ile sağlamcı politikaların kurumsal cezasızlıkla nasıl birleştiğini gösteriyor” dedi.

 ‘Kadınlar çok katmanlı şiddet sarmalında’

Yağmur Alaz Gülveren, cezasızlık zırhı, kadınlara yönelik sistematik bir savaş politikasının parçası olduğunu söyleyerek, “Batman’dan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına soruyoruz: Aylar önce yapılan ihbarlara rağmen neden zamanında harekete geçilmedi? Bu ağır ihlaller neden önlenmedi? Sorumlular hakkında hangi işlemler yapıldı? İpek Er, Rojwelat Kızmaz ve Özel Batman Şifa Bakım Merkezi dosyaları birbirinden bağımsız değildir; erkek devlet şiddeti ve savaş politikalarıyla beslenen, erkek egemenliğini ve cezasızlığı yeniden üreten düzenin Batman’daki farklı görünümleridir. 1990’lardan bugüne Batman’daki “kadın intiharları”ndan bugünkü “failleri belli kadın cinayetleri”ne kadar uzanan cezasızlık zırhı, kadınlara yönelik sistematik bir savaş politikasının parçası. Yine 1990’lar öncesi Batman’da örgütlenen kirli savaşın aparatı Hizbullah geçmişte kalmadı, STK’lar üzerinden örgütlenmesini sürdürürken kadın ve göçmen düşmanı yüzüyle erkek egemenliğini büyütüyor ve kadınlar, LGBTİ+’lar için tehdit olmayı sürdürüyor. Zorunlu göç, yoksulluk, güvencesizlik, kayyım politikaları ve kadın emeğini görünmez kılan savaş ekonomisiyle kadınlar çok katmanlı bir şiddet rejimine hapsedilmek isteniyor” diye konuştu.

‘Kadın katliamları normalleştirildi’

Savaş siyasetiyle beslenen erkek egemenliğinin bütün coğrafyaya yayıldığını ifade eden Yağmur Alaz Gülveren, “Türkiye’de farklı sömürü ve tahakküm ilişkileriyle eklemlenerek işleyen çok katmanlı bir sistem olan erkek egemenliği, özel savaş ve şiddet politikalarıyla özgül biçimde birleşerek kadınların canını alıyor ve onları çok güçlü bir erkek şiddeti sarmalına hapsediyor. Türkiye’de Kürt meselesine yönelik güvenlikçi politikalar, yaklaşık yüz yıllık bir geçmişe sahip olmakla birlikte özellikle son 40 yılda milliyetçilik, militarizm ve şovenizmle daha da iç içe geçerek büyük bir şiddet sarmalı yarattı. Bu politikalar 2015 sonrasında yeniden ele alınarak tahkim edildi. Özel savaş politikaları; erkek egemenliği ve kadın düşmanlığı ile iç içe geçerek kadınlara yönelik pek çok şiddet biçimini güçlendirdi. Özel savaş politikaları erkek egemenliğini, erkek egemenliği de özel savaş politikalarını güçlendirdi ve keskinleştirdi. Bu durum yalnızca faillerin cüretkarlığını artırmakla kalmadı; aynı zamanda kadınların katledilmesini, istismar edilmesini ve şiddet görmesini olağanlaştıran, bunları doğallaştırarak mümkün kılan bir yapı oluşturdu” dedi.

‘Güçlerini devletten alıyorlar’

Yağmur Alaz Gülveren, erkek devletin bir savaş aygıtı olarak 90’lardan bugüne kenti kadınlar için yaşanmaz kılmanın politikasını uyguladığını belirterek şunlar söyledi:

“Dersim ziyaretimiz sırasında da gündeme gelen, Munzur Üniversitesi’nde genç kadınlara yönelen ve gücünü devletten alan cinsel istismar ağları bize, örneğin, Karabük’te Afrikalı öğrencilere yapılanları ve İstanbul’daki Ayşe Tokyaz davasını da hatırlattı. Yani bu irili ufaklı suç çeteleri ve erkek şiddeti ağları, savaş silahı olarak meşrulaştırıldıkça her yerde normalleşiyor. İnandığımız ve kurmak için mücadele ettiğimiz barış, ancak bu sarmalı kırdığı, çatlattığı ve aşındırdığı ölçüde gerçek bir barış olacaktır. Biz kadınlar, yıllardır mücadele ettiğimiz gibi bundan sonra da kadınları merkeze alan ve Rojwelat Kızmaz gibi başka kadın cinayetlerinin işlenmesini mümkün kılan politik iklimi geriletecek bir barış inşası konusunda kararlıyız. Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak bugün Batman’da kadınlarla bir araya geldik. Erkek devletin bir savaş aygıtı olarak 90’lardan bugüne kenti kadınlar için nasıl yaşanmaz hale getirmeye çalıştığını konuştuk. Genç kadınların, bir devlet politikası olarak yoksulluğa, yalnızlaştırmaya ve madde bağımlılığına sürüklenerek erkek egemenliğine karşı mücadelelerinin önüne geçilmeye çalışıldığını dinledik. “Şüpheli” olarak tanımlanan ölümlerin ve intiharların politik olduğunu, faillerinin ise aslında bilindiğini konuştuk”.

‘Mücadele etmeye devam edeceğiz’

Gerçek bir barış için, kadınların özgürlüğü için erkek devlet şiddetine son dediklerini söyleyen Yağmur Alaz Gülveren, “Ziyaretimiz esnasında dahi dün intihar etmiş olan bir kız çocuğunun haberini aldık. Politik ailelerin çocuklarının üniversiteye giderken istihbarat takibine maruz kaldığı deneyimler paylaşıldı. Kayyumlar yoluyla kadın merkezlerinin kapatılarak aile merkezlerine dönüştürülmesinin, kadınları şiddet karşısında yalnızlaştırdığı anlatıldı. 90’lı yıllardan bugüne kadınların özgürleşme ihtimalinin, devletin desteklediği Hizbullah gibi dinci yapılar aracılığıyla engellenmeye çalışıldığının tecrübeleri bir kez daha dile getirildi. Kuşkusuz bütün bunlarla birlikte, Batman’da kadın özgürlük mücadelesinin gücünü, direncini ve yarattığı umudu da konuştuk. Buradan sonra Amed ve Van’a ziyaretler yaparak savaş kaynaklı farklı şiddet biçimlerini ve özel savaş politikalarıyla erkek egemenliğinin birlikte işleyen dişlilerini açığa çıkarmak; bu dişlileri ortadan kaldırmak için kadınlar olarak mücadele etmeye devam edeceğiz. Barışın ancak bu şekilde, dönüştürücü gücü olan ve tüm kadınların hayatını etkileyecek bir süreç olarak inşa edileceğini biliyoruz. Gerçek bir barış için, kadınların özgürlüğü için erkek devlet şiddetine son diyoruz! Bizler, Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak, gerçek bir yüzleşmenin birkaç mahkeme dosyasına sığmadığını biliyoruz. Bölgede bir savaş politikasının parçası olarak kadınlara ve kız çocuklarına karşı işlenen suçların araştırılması, faillerin ve onları koruyanların yargılanması talebimizi bir kez daha yineliyoruz; Kadınların söz ve karar sahibi olduğu bağımsız hakikat komisyonları kurulmalı ve savaş suçları belgelenmelidir. Kayıp kadın ve şüpheli ölüm dosyaları yeniden açılmalı, kadınlar sürecin her aşamasında yer almalı ve mahkemelere müdahil olarak katılmalıdır” dedi.

Yağmur Alaz Gülveren, son olarak şunlara değindi:

“Koruculuk sistemi, kayyım rejimi ve militarist güvenlik politikaları son bulmalıdır.  BM’nin 1325 sayılı sözleşmesinin gereği ve yıllardır süren barış mücadelemizin devamı olarak, biz kadınlar; yasanın getirdiği Meclis İzleme Komisyonu’nda, Koordinasyon Kurulu’nun oluşturacağı tüm alt kurullarda ve karar mekanizmalarında yer alma kararlılığındayız. Kadın hareketinin kendi mekanizmalarıyla oluşturacağı bağımsız izleme komisyonu sürecin resmî muhatabı ve bileşeni olarak tanınmalıdır. Barış, özgürlük ve eşitlik mücadelemizde hem yitirdiklerimizin hesabını sormaya ve onları unutturmamaya hem de üzeri örtülmek istenen “hakikatin” peşinde adaleti aramaya devam edeceğiz. Kürdistan’dan başlayarak, zorla kaybedilen, şüpheli şekilde yaşamını yitiren ve faili meçhul bırakılan tüm kadınlar, translar ve kız çocukları için adalet mücadelemizi sürdürüyoruz. Biz buradan, duyduklarımızın takipçisi olacağımızı ve bu suç şebekelerinin açığa çıkarılması için Batman’da yaşayan kadınların ve öğrencilerin yanında olacağımızı duyuruyoruz. Gerçek bir barış için, kadınların özgürlüğü için özel savaş politikalarına ve erkek devlet şiddetine son diyoruz!”

Kaynak: JINNEWS

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Raziye Haşimi’nin akıbeti bilinmiyor

SON HABERLER

Kadınlar Êlih’ten seslendi: Adalet mücadelemizi sürdüreceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Raziye Haşimi’nin akıbeti bilinmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

İHD’den barış paneli: Demokrasi güçleri süreçte yer almalı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Oğuz Ok toprağa verildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Avukat Çimen: Gülistan şahsında onlarca suç açığa çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Kadınlar Ayşe Tokyaz için seslendi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Bakırhan: Yasa kapı araladı, mücadeleye devam edeceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır