Ankara’da düzenlenecek konferans için çağrıda bulunan kadınlar, ‘Kadınlar olarak yine bir araya geldik, geleceğiz ve çoğalacağız. Bu sesi çoğaltmak çok önemli. Çünkü derin bir sessizlik var. Bu sessizliği bir şekilde kırmak, seslerimizi çoğaltmak gerekiyor. Buna ihtiyacımız var’ dedi
Akademisyen, sanatçı, aktivist ve siyasetçi kadınlar 31 Ekim 1 Kasım’da Ankara’da gerçekleşecek olan ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ Konferansı düzenleyecek. Farklı görüşlerden kadınların bir araya geldiği konferansta kadınlar müzakere süreci devam ederken farklı kimlik, inanç ve mücadele alanlarından kadınlar barışın ve müzakere sürecinin öznesi olarak Cumhuriyetin ikinci yüzyılında kadınların nasıl bir yaşam ve gelecek kurmak istediğini tartışmaya çağırdı.
‘Birçok kadını bir araya getireceğiz’
Toplumsal barışın bireysel düzeyin ötesine taşınması gerektiğine vurgu yapan Duygu Zeynep, ortak bir tahayyülün kurulacağını ifade etti. Duygu Zeynep, “Bir özne olarak nasıl bir barış tahayyülümüz olduğunu burada birçok görüşten kadınla bir araya gelerek kolektif bir şekilde deklare edeceğiz, aynı zamanda konuşacağız. Ben çok heyecanlıyım. Tabii ki bireysel olarak hepimiz barışla ilgili birçok konuyu konuşuyoruz. Barışla kesişen birçok hakkı da konuşuyoruz. Ama topluca tekrardan bir araya gelip bu çağrıyı yaparak birçok kadını da bir araya toplayabileceğimize inanıyoruz” dedi.
‘Kadınlar nasıl bir gelecek istiyor?’
TJA aktivisti Sebahat Tuncel de Ankara’da gerçekleştirilecek konferansın Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünden sınıf mücadelesine, ekoloji ve emek mücadelesinden Alevilerin, Kürtlerin ve tüm kimliklerin hak ve özgürlük taleplerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirtti. Sebahat Tuncel, “Kadınlar yan yana barışı ve geleceği konuşuyor. Çağırıcılar esas olarak Türkiye’de Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünden sınıf mücadelesinin gelişmesine, ekoloji ve emek mücadelesinden Alevilerin, Kürtlerin ve tüm kimliklerin hak ve özgürlük mücadelelerine kadar birçok başlığı tartışıyor; burada ortak bir yolu nasıl bulabileceğimiz üzerinde duruyor. İşte o da ‘Bu sürecin izlenmesi konusunda ne yapabiliriz? Barışı toplumsallaştırma konusunda ne yapabiliriz?’ gibi çalışmalar yürütüyor. Ama burası daha çok ‘Cumhuriyetin ikinci yüzyılında kadınlar nasıl bir gelecek istiyor? Nasıl bir gelecek kurmak istiyor? Bunu nasıl mümkün kılacağız?’ soruları üzerinden bir tartışma yürütecek” şeklinde konuştu.
‘Ortak mücadele ve dayanışma çağrısı’
Ankara’da yapılacak buluşmanın yalnızca imzacı kadınlarla sınırlı olmadığını, tüm kadınların ortak mücadeleyi ve dayanışmayı büyütmeye çağrıldığını dile getiren Sebahat Tuncel, “Ankara’da yapacağımız konferans çok önemli. Yapacağımız tartışmalar önemli. Orada güçlü bir tartışma yürütüp sonuca ulaştırırsak aslında Cumhuriyetin ikinci yüzyılını da kadınlar olarak güçlü karşılamış olacağız” dedi.
‘Bu sesi çoğaltmak çok önemli’
Sanatçı Feryal Öney ise Türkiye ve dünya tarihinde kadınların her zaman önce bir araya gelerek ses çıkardığını ifade edip barışın hayati bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Derin sessizliği kırmak ve bu sesi çoğaltmak için bir arada olduklarını dile getiren Feryal Öney, “Türkiye ve dünya tarihinde de bir şekilde hep önce kadınlar bir araya gelirler, kadınlar ses çıkarırlar. Bu, tesadüfi bir şey olmasa gerek. Farklı kimliklerden, farklı inançlardan ve farklı ana dilleri konuşan kadınlar olarak yine bir araya geldik, geleceğiz ve çoğalacağız. Bu sesi çoğaltmak çok önemli. Çünkü derin bir sessizlik var. Bu sessizliği bir şekilde kırmak, seslerimizi çoğaltmak gerekiyor. Buna ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.
Kadınlara çağrı
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, Türkiye’nin en temel iki meselesinin barış ve demokrasi ile milyonların açlık sınırının altında yaşadığı ekonomik kriz olduğunu ifade ederek, toplumsal muhalefetin sembolü hâline gelen kadınların bu süreçlerde kritik bir role sahip olduğunu dile getirdi. Gülsüm Kav, “Şiddetin en önemli hedefi kadınlar. Bildiğimiz gibi kadın cinayetleri devam ediyor. Buna şüpheli kadın ölümleri ve hatta kayıplar eklenmiş durumda. Faili meçhuller eklenmiş durumda. Farklılıkları zenginlik olarak gören ve barış mücadelesini toplumsallaştıran kadınları, seslerini ortaklaştırarak demokratik bir yaşamı birlikte kurmaya çağırıyoruz” dedi.
Haber: Melike Aydın-Devrim Fındık / JINNEWS









