Çewlîg’in Kanîreş ilçesindeki Karacehennem Ormanlarında planlanan ağaç kesimine karşı çıkan köylüler ‘ihtiyaç duyulanın ormanları kaynak olarak gören bir politika yerine ekosistemi ve gelecek kuşakları merkeze alan bir politika olduğunu’ belirtti
Çewlîg’in Kanîreş (Karlıova) ilçesinde Kızılağaç, Sağnis, Xawarik, Haciyan, Azizan ve Sevika Jerîn köylerini çevreleyen Karacehennem Ormanlarında yeniden ağaç kesimleri planlanıyor. Çatışmalı dönemlerde giriş-çıkışların köylülere yasak olduğu ve uzun dönem ağaçların katledildiği ormanlarda yeniden “gençleştirme” adı altında ağaç kıyımı yapılacak. Duruma tepki gösteren köylüler, bir araya gelerek Kızılağaç köyünde açıklama yaptı. Açıklamaya Çewlîg’den, Kanîreş’ten, Gımgım’dan (Varto) ve çevre köylerden çok sayıda kişi katıldı.
Açıklama öncesi konuşan eğitimci Mürsel Bek, alanın sermayeye kurban edilmek istendiğini vurgulayarak, “Ağaçlarımız, ormanlarımız, doğamız talan edilmesin, suyumuz kesilmesin, doğamız katledilmesin. Bu yerler şu an sermayedarlar tarafından talan ediliyor. Cennet parçası doğamızı kendi kontrolleri altına almak istiyorlar, kirletmek istiyorlar. Kendi paralarının gölgesi altında istedikleri gibi kullanmak istiyorlar. Biz bunu istemiyoruz. Buna dur demek için buradayız” ifadelerini kullandı.
Ardından köylüler adına Kızılağaç köyünden Fatih Kül, basın metni okudu. Ormanların ticari meta değil, yaşamın ortak varlığı olduğunu söyleyen Kül, Karacehennem Ormanları’nda yaşananların yeni olmadığını hatırlattı. 6 Ekim 2021 tarihinde başlayan ağaç kesiminin de bölge halkının tepkisini çektiğini hatırlatan Kül, dönemin resmi makamlarınca kesimlerin “rutin gençleştirme çalışması” olarak savunulduğunu söyledi.
‘Ormanın değeri yalnızca ekonomik getirisi değildir’
Bugün aynı tartışmaların yeniden gündeme gelmesinin itirazların halen yanıtlanmadığını gösterdiğini söyleyen Kül, yaşananları yalnızca bir ağaç kesimi olarak değil yaşam alanlarına doğrudan bir müdahale olarak gördüklerini belirtti. Ormanların sınırsız kullanıma sunulmuş bir hammadde deposu olmadığını dile getiren Kül, ormanın su, toprak, hava, canlılar ve insan topluluklarının birbirine bağlı olduğu canlı bir ekosistem olduğuna dikkat çekti. Bir ormanın değerinin yalnızca ekonomik getirisiyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Kül, ormanın su varlıklarının korunması, iklim krizine karşı doğal bir savunma ve aynı zamanda orada yaşayan insanların hafızası, kültürü ve geleceği olduğunu dile getirdi.
2021’de olduğu gibi bugün de halkın itirazlarının dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kül, “gençleştirme” veya “rutin kesim” gibi tanımlamaların tahribatın üzerini örtemeyeceğini, bilimsel ve toplumsal sonuçları değerlendirilmeden yapılacak müdahalelerin kabul edilemeyeceğini söyledi. Kül, ihtiyaç duyulanın ormanları kaynak olarak gören bir politika yerine ekosistemi ve gelecek kuşakları merkeze alan bir politika olduğunu ekledi.
‘Kesimler derhal durdurulsun’
Karacehennem’deki ağaç kesimlerinin derhal durdurulmasını isteyen Kül, kesim yapılan alanların bağımsız uzmanlar, ekoloji örgütleri ve köylülerin katılımıyla incelenmesini, tüm plan ve teknik raporların kamuoyuna şeffafça sunulmasını talep etti.
Kaynak: MA









