Çalıştayda konuşan Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal, ‘Kayyımlar ne zaman atansa toplumsal sorunlar daha da büyüyor. Yoksulluk, göç ve asimilasyon artıyor’ dedi
Riha’da (Urfa) Emek ve Demokrasi Platformu’nun düzenlediği “Kendimizi ve kentimizi yönetmek: Kentte demokrasi ve toplumsal barış” çalıştayı sürüyor.
Riha Barosu Tahir Elçi Konferans Salonun’da gerçekleştirilen 3’üncü oturumda, “Kendimizi ve kentimizi yönetmek: Yerel demokrasi ve katılım” başlığı işlendi.
Jeoloji Mühendisleri Odası temsilcisi Yaşar Karadaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal, Mimar Betül Hüda Beyaz ve Siyaset Bilimci Zübeyt Tugay, konuşmacı olarak katıldı.
Kürdistanda derinleşen mimari sorun
Mimar Betül Hüda Beyaz, kentlerin toplumsal ve politik olarak ele alınması gerektiğini belirterek, “Kentleri çoğu zaman plan ve parsel olarak konuşuruz. Ama mekan tasarlanan bir nesne değil toplumsal ilişkilerle yeninden tasarlanan nesnelerdir. Tasarlanan, algılanan ve yaşanan mekan. Kürdistan’da tam da bu sorun yaşanıyor. Tasarlanan kent ile yaşanan kent arasında bağ koparılıyor. Kent hakkı, kentin üretimine ve dönüşümüne katılma hakkıdır. Kürdistan kentlerine baktığımız zaman mekanın nasıl üretildiğini, kimin için tasarlandığını ve kimlerin dışlandığını görmeliyiz. Mekan, metalaştırılıp denetletilebilir hale getiriyorlar” dedi.
‘Kadın özgürlükçü bir model’
Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal, “İçinden geçtiğimiz tarihi süreçlerde toplumsal bir örgütlenme yapmak çok önemlidir. Tekçi devlet sistemine karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Çünkü bu tekçi sistem toplumsal farlılıkları ortadan kaldırıyor. Kadınları yok sayıyorlar. Bunun için kadınların ve halkların öncülüğünde bu sisteme karşı mücadele ederek demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü yerel yönetim modeleni inşa ediyor. Çok dilli, çok inançlı ve bütün farklılıklarını içinde barındıran bir sistemdir. Bunun öncülüğünü de kadınlar yapıyor” ifadelerini kullandı.
‘Kayyım sorunları derinleştiriyor’
Yüzyıldır kadınların ve halkların iradesini yok sayıldığını ifade eden Neslihan Şedal, “Bunun için nerede demokrasi ve eşitlik inşa edilse sistem hemen saldırıya geçiyor ve kayyımlar atıyor. Kayyımlar ne zaman atansa toplumsal sorunlar daha da büyüyor. Yoksulluk, göç ve asimilasyon artıyor. Bunun için kayyımlara karşı güçlü toplumsal örgütlülüğün sağlanması lazım. Vesayetçi bir ülkede yaşıyoruz. Dolayısıyla atanan kişilerde vesayetçi oluyorlar. Bu kişiler, iktidarda kim varsa onların siyasetini yürütüyorlar. Kayyımlar, Kürdistan’daki sorunların çözülmemesi için bilinçli atanan kişilerdir” diye belirtti.
3’üncü oturum, soru-cevap bölümüyle son buldu.
WAN









