• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Dünya

KHRAG Eşbaşkanı Patel: Barış sürecinin bölge halkı için ciddi sonuçları var

8 Eylül 2026 Salı - 10:00
Kategori: Dünya, Manşet

Abdullah Öcalan ile görüşmek için defalarca başvuru yapan KHRAG Eşbaşkanı Mahmoud Patel, ‘Kürt meselesi çözülürse, bunun tüm bölge açısından etkileri olacaktır. Dolayısıyla bu barış sürecinin yalnızca Kürt halkı için değil, bölgedeki herkes için ciddi sonuçları var’ dedi

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı tarihi çağrının ardından başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, yaşanan gelişmeler uluslararası alanda da yankı buluyor.

Mahmoud Patel

Güney Afrika’daki apartheid rejimine karşı verilen mücadele ve sonrasında yürütülen barış sürecinin deneyimlerini anlatan Güney Afrika’daki Kürt İnsan Hakları Eylem Grubu (KHRAG) Eşbaşkanı Mahmoud Patel, yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Güney Afrika’daki özgürlük ve adalet mücadelesinin sembolü olan Nelson Mandela’nın da yoldaşı olan Patel, Güney Afrika ile Türkiye’deki süreçler arasında sömürgecilik, ayrımcılık ve hukukun bir baskı aracı olarak kullanılması bakımından benzerlikler olduğunu söyledi.

Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için defalarca başvuru yaptılar

Kalıcı bir barış ve demokratik dönüşüm için müzakere eden aktörlerin özgür olması gerektiğine dikkat çeken Patel, Abdullah Öcalan ile görüşmek için defalarca kez başvuru yaptıklarını kaydetti. Abdullah Öcalan’ın koşulsuz özgürlüğü için çağrıda bulunan Patel, Güney Afrika’daki ve Türkiye’de devam eden sürecin benzerliklerinin sömürgecilik olduğunu belirten Patel, Güney Afrika’da ilk olarak Britanya sömürgeciliğini, ardından da Hollandalı yerleşimcilerin görüldüğünü belirtti.

1948 yılında kurumsallaşan apartheid rejiminin kullandığı ana yöntemlerden birinin insanları birbirinden ayrıştırmak olduğuna dikkat çeken Patel, “Ayrımcılığı meşrulaştırmak için kullanılan yasaların çıkarılması, dünyanın her yerine, bir halkın haklarının inkar edildiği durumlarda karşımıza çıkıyor. Türkiye’deki, Suriye’deki, Irak’taki, İran’daki Kürtlere baktığınızda da, Kürtlerin diğer nüfus gruplarından sistematik olarak ayrıştırıldığını ve ayrıştırılmaya devam edildiğini görürsünüz. Dilleri yasaklandı, kültürel aktiviteleri yasaklandı, eğitim olanakları sınırlandırıldı ve asimilasyon politikaları uygulandı. Güney Afrika’nın bir bölümünde de hukuk, yalnızca dil ve kültür temelinde değil, ırk temelinde de insanları birbirinden ayırmak için kullanıldı ve azınlıklar ayrıcalıklı bir konumdaydı. Dolayısıyla benzerliklerden bazıları bunlar; yasanın bir baskı aracı olarak kullanılması ve bunun neden gerekli olduğunu açıklamak için sözde bilime dayalı gerekçelerin öne sürülmesi. Özellikle Türkiye’ye baktığınızda milliyetçilik ve apartheid anlayışını ve yerel halkın kültürünün ve haklarının inkar edildiğini görüyorsunuz. Afrika’nın geri kalanına baktığınızda da bunun nasıl uygulandığı konusunda oldukça benzerlikler bulabilirsiniz” diye belirtti.

‘Hukukla güvence altına alınan ilkeler sömürgeci işgalciler tarafından ihlal ediliyor’

Sömürgecilik pratiklerinin dünyanın her yerinde benzer olduğunu ifade eden Patel, “Kürt halkına, Filistinlilere, hala özgür olmayan ve Fas işgali altında bulunan Batı Sahra halkına baktığınızda benzerlikleri görüyorsunuz. Sömürgecinin, sömürgeleştirilenleri önce insanlıktan çıkarmaya, onları insanın altında bir konuma indirmeye, ardından da bunu meşrulaştırmak için yasaları kullandığını görüyoruz. Yasa, bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Ardından ordu ve devlet aygıtı, kendi kaderini tayin hakkı, insan hakları ve her insanın sahip olduğu haklar doğrultusunda meşru ve hukuka uygun biçimde direnenleri hedef almak için kullanılıyor. Bu ilkeler uluslararası hukukta güvence altına alınmıştır ancak işgalci ve yerleşimci sömürgeci işgalciler tarafından ihlal ediliyor” dedi.

Patel, örnek olarak da Abdullah Öcalan için “umut hakkı” kararına rağmen cezaevinde tecrit altında tutulmaya devam edilmesini gösterdi.

‘Sharpeville Katliamı, siyasi özgürlüğümüzü kazanmamızı 40 yıl daha geciktirdi’

Güney Afrika’daki mücadeleyi anlatan Patel, fitili ilk ateşleyen olaylardan biri olarak 21 Mart 1960’da gerçekleşen ve 69 kişinin katledildiği Sharpeville Katliamı’na işaret etti. Patel, “Bu olay dünyayı sarstı ancak siyasi özgürlüğümüzü kazanmamız için 40 yıl daha geçmesi gerekti” dedi. Patel, şunları belirtti:

“O dönemde gençtim. Ben de gönüllü olarak silahlı mücadelenin bir parçasıydım. Uluslararası dayanışmayı harekete geçirdiğimiz bir süreç yaşadık. Benim açımdan güç kaynağı olan ve apartheid rejimi üzerinde baskı oluşturan şey de bu uluslararası dayanışmaydı. Çünkü ekonomik yaptırımlar ve kültürel boykotlar uygulanıyordu. Aynı zamanda askeri, eğitim, kültür ve eğlence alanlarında da olmak üzere her türlü boykot uygulanmaya başlandı. Bunlar apartheid rejimi üzerinde başka seçeneği kalmayacak kadar baskı oluşturdu. Rejim artık kendisini ekonomik olarak sürdüremeyecek durumdaydı. İşlediği katliamların ardından dünyada imajı da değişmişti. Haziran 1976’da anadilde eğitim hakkını talep ettikleri için protesto düzenleyen öğrenciler, devletin azınlık grubunun dili olan Afrikaans’ı dayatmasına karşı çıktıkları için vurularak öldürüldü. Bu genç öğrenciler Soweto’da vurularak öldürüldü ve bu olay ülkede yeni bir protesto dalgasını tetikledi. Bunun ardından birçoğumuz gönüllü olarak silahlı mücadeleye katıldık. Farklı etnik gruplardan insanlar apartheid rejimine ve otoriterliğine karşı bir araya gelerek mücadeleye katıldılar. Bu önemliydi.”

‘Yasaların hayata geçirilmesi zaman alıyor’

Güney Afrika’daki barış süreci deneyimlerinden söz eden Patel, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve diğer siyasi aktörlerin hala cezaevinde tutulduğuna dikkat çeken Patel, kalıcı bir barış ve demokratik dönüşüm için müzakere eden aktörlerin özgür olması gerektiğinin altını çizdi. Güney Afrika’da yaklaşık 4 yıl süren müzakere ve tartışmaların ardından yeni anayasanın hazırlandığını belirten Patel, şu anda 11 resmi dil, eşitlik, inanç özgürlüğü ve toplumsal cinsiyeti kapsayan yasaların hayata geçirilmesinin uzun zaman aldığını vurguladı.

Patel, “Güney Afrika’daki barış süreçlerinin sonuçları, müzakere aşamasında olan ve halkı için en iyisini bulmaya çalışan her özgürlük hareketi açısından dersler içeriyor. Aynı zamanda demokrasiye geçtikten sonra anayasal hukukta yer alan demokratik değerlerin hayata geçirilmesinin ne kadar zor olduğunu anlamak için de dersler içeriyor. Güney Afrika’da siyasi özgürlüğün ardından hala pek çok sorunla karşı karşıyayız. Hala sömürgecilikten kalan büyük eşitsizlikler var. 300 yıllık sömürgecilik ve 40 yıllık apartheid döneminden söz ediyoruz. Yasa ne kadar iyi olursa olsun, bunu hayata geçirmek zaman alıyor. İnsanların hakları ve bunların uygulamada nasıl hayata geçirileceği meselesi, asıl zorluk burada” diye belirtti.

‘Apartheid devleti ile müzakere etmeseydik iç savaş yaşayacaktık’

“Apartheid devleti ile müzakere etmek zorundaydık, bunu yapmasaydık bir iç savaş yaşayacaktık” diyen Patel, şunları belirtti:

“Silahlı mücadele veya pasif direniş, bütün mücadeleler ne kadar uzun sürerse sürsün sonunda müzakere masasına gelir. Güney Amerika’daki FARC isyancılarına bakın. Sri Lanka’daki isyancılara bakın. Sonunda bir barış sürecinin gerçekleşmesi gerekti. Dolayısıyla bütün mücadeleler müzakere masasına gelmek zorunda. Eski düşmanlar, eski mağdurlar, bugün ve gelecek için daha iyi bir gelecek inşa etmek üzere ortak bir anlayışa varmak zorunda. Önemli olan bir sonraki neslin neyi miras alacağıdır. Gelecek onlara ait. Abdullah Öcalan uzun zaman önce ‘silahların değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum ve sizi de bu ilkeyi hayata geçirmeye çağırıyorum’ dedi. Lider Apo bunu, 2025 Temmuz’da yani bir yıldan uzun bir süre önce söyledi. Ardından PKK’nin silahsızlanma süreci başladı ve Kuzey Irak dağlarındaki liderler de sembolik olarak silahlarını imha etti. Kürt meselesi çözülürse, bunun tüm bölge açısından etkileri olacaktır. Bu aynı zamanda soykırım altındaki Filistin halkının da özgürlüğünü hızlandırabilir. Dolayısıyla bu barış sürecinin yalnızca Kürt halkı için değil, bölgedeki herkes için ciddi sonuçları var.”

‘Öcalan’a özgürlüğüne adadığı kararlılığı nedeniyle saygımızı iletmek istiyoruz’

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün altını çizen Patel, kendisinin de görüşme için birçok başvuru yaptığını dile getirdi. Patel, “Her defasında Türk devleti aylar sonra resmi olarak bize, Sayın Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmemize izin veremeyeceklerini bildirdi. Merhum yargıç Essa Moosa da Güney Afrika’daki Kürt İnsan Hakları Eylem Grubu’nun başkanı olarak Sayın Abdullah Öcalan’ı İmralı Adası’nda görmek için birçok kez başvurdu ve onun da talebi reddedildi. Yargıç hayattayken yaptığımız son başvuru da reddedildi. Ben de son zamanlarda Abdullah Öcalan’la görüşme talepli kampanyalarda yer aldım. Uzun süredir bunu yapıyoruz çünkü bir siyasi tutuklunun hakkının güvence altına alınması gerekiyor. Abdullah Öcalan’ın ailesiyle, arkadaşlarıyla, hukuk ekibiyle ve isteyen kişilerle görüşme hakkı olmalı. Ona cesaret ve güç vermek, özgürlüğü için mücadele etmiş bir halk olarak, kendisini halkının özgürlüğüne adadığı kararlılığı nedeniyle saygımızı iletmek istiyoruz. Biz de kendi özgürlüğümüz için mücadele etmiş insanlar olarak bunun ne anlama geldiğini biliyoruz.

‘Her iki coğrafyanın yaşadığı süreçteki gelişmeleri tartışmak istiyoruz’

Abdullah Öcalan ile görüştüğümüzde kendi müzakere sürecimizi anlatmak ve her iki coğrafyanın yaşadığı süreçteki gelişmeleri tartışmak istiyoruz. İdeal olan ilk adım Sayın Abdullah Öcalan’ın ve hala cezaevinde bulunan diğer herkesin koşulsuz özgür olmasıdır. Bu önemli. Abdullah Öcalan’ın en kısa sürede fiziki özgürlüğüne kavuşmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber: Deniz Karabudak \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yıldırım’ın kardeşinden tepki: Tahliye bekliyorduk, İnfaz Hakimliği de itirazı reddetti

Sonraki Haber

Üsküdar Belediyesi’nde yeniden başkanvekili seçimi yapılacak

Sonraki Haber

Üsküdar Belediyesi’nde yeniden başkanvekili seçimi yapılacak

SON HABERLER

Yaklav’ın tahliyesi 7’nci, Gülşen ve Nuriye’nin 6’ncı kez engellendi: İGK’lerin hukuki niteliğinin tartışılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Nurcan Akpirinç’in şüpheli ölümü: Şiddet detayı ve çelişkili ifadeler

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Müteahhide garantinin yıllık bilançosu 280 milyar TL

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Üsküdar Belediyesi’nde yeniden başkanvekili seçimi yapılacak

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

KHRAG Eşbaşkanı Patel: Barış sürecinin bölge halkı için ciddi sonuçları var

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Yıldırım’ın kardeşinden tepki: Tahliye bekliyorduk, İnfaz Hakimliği de itirazı reddetti

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

İran’dan ABD’ye yeni tehdit: Ekonomik savaşa karşılık vereceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır