Yürütülen barış arayışlarında sanatın ve sanatçıların üstlenmesi gereken sorumluluğa dikkat çeken Koma Amed üyesi Süleyman Çarnewa, barışın inşasında sanatın rolünün en az politika kadar gerekli olduğunu ifade etti
1990’lı yıllardan bu yana Kürt müziğinin önde gelen gruplarından biri olan Koma Amed, “Demokratik Cumhuriyet ve Barış için 1001 İmza” kampanyasının ilk imzacıları arasında yer aldı. 30 Eylül’deki Harbiye Açık Hava Sahnesi konseri öncesinde Mezopotamya Kültür Merkezi’nde çalışmalarını sürdüren grup üyesi Süleyman Çarnewa Fırat Haber Ajansı’na (ANF) değerlendirmelerde bulundu.
‘En Çok Biz Sanatçıların Sesi Kısılıyor’
Savaş ve çatışma dönemlerinde en büyük zararı kültür sanat alanının gördüğünü belirten müzisyen Süleyman Çarnewa, imza kampanyasına katılma gerekçelerini şu sözlerle aktardı:
“Çünkü savaş zamanları, demokrasinin ve barışın olmadığı zamanlar, en çok sanatın, sanatçının, aydının sesinin kısıldığı zamanlardır. En çok biz sanatçıların, aydınların sesleri kısılıyor. Barışa ihtiyacımız var. O yüzden de tabii ki hemen bu kampanyaya imza attık.”
Kürtçe müzik üzerindeki baskılar
Kürt dilinin ve müziğinin geniş kitlelere ulaştırılmasının önündeki engellere değinen Süleyman Çarnewa, müziğin evrenselliğine vurgu yaptı. Süleyman Çarnewa konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hep derler, müziğin dili yoktur. Ancak Kürt müziğinin dili, bu coğrafyada en az yükselen dil oldu. Halbuki bu ülkenin, bu coğrafyanın yarısına yakını bu dili konuşuyor. Biz Koma Amed olarak ve sonra da Koma Amed’in üyeleri olarak kurduğumuz Koma Çarnewa’da da dünyanın yarısından fazlasına bu şarkıları, bu coğrafyanın şarkılarını, hikayelerini götürdük. Ve hiç kimseye de şunu anlatamadık: Bu müzik, bizim kendi yaşadığımız, doğup büyüdüğümüz coğrafyada yeterince serbest değil.”
‘Taşın altına elimizi koymak istiyoruz’
Barış sürecinde sorumluluk almaktan kaçınmayacaklarını belirten Süleyman Çarnewa, Kürt ve Türkiyeli sanatçıların ortak tutum geliştirmesi gerektiğini savundu. Süleyman Çarnewa değerlendirmelerini şu cümlelerle tamamladı:
“Şimdi ihtiyacımız olan şey barış. Biz Koma Amed olarak bu barış sürecinde taşın altına elimizi koymak istiyoruz. Rolümüzü oynamak istiyoruz. Kürt sanatçıların da barış çabalarını güçlendirecek adımlar atması gerekiyor. Türkiyeli aydınlarla ve sanatçılarla kanın akmaması, barışın tesis edilmesi için bir olmamız gerekiyor. Barışı bu topluma, toplumun bütün ezilen halklarına ve diğer kesimlere anlatmak da sanatçının, aydının, entelektüelin, gazetecinin görevidir.”
Kaynak: ANF









