• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Volkan Yaraşır

Küba Devrimi ve Barbudos’lar

6 Temmuz 2026 Pazartesi - 23:00
Kategori: Volkan Yaraşır, Yazarlar

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri olan Küba Devrimi en başta ezber bozuculuğuyla dikkat çekmiş, Ortodoks yaklaşımların ötesinde yaratıcı bir zenginliği ortaya koymuştur. Aslında her devrimin böyle bir niteliği ve diyalektiği vardır. Başka bir ifadeyle her devrim bir diyalektiktir ve diyalektik bir zenginlikle kendini dışa vurur.

26 Temmuz 1953’te Batista diktatörlüğünün simgesi olan Moncada Kışlası’nın öğrenci lideri, o zamanlar Ortodoks Parti üyesi ve bir asi olan Fidel Castro Ruz’un önderliğinde 100 genç asi tarafından basılması -eyleme katılacak sayı 150 olsa da bir çok nedenden üçte biri katılamadı- Küba Devrimi’nin başlangıcı kabul edilebilir. Eylem  başarısızlıkla sonuçlandı. Asilerden yalnızca 30’u hayatta kaldı.

Castro kendi savunmasını kendi yaptı, bu savunma ileriki yıllarda “Tarih Beni Beraat Ettirecektir” adıyla yayımlandı. Daha sonra bu savunma devrimin öncü gücü olan ve adını Moncada baskını tarihinden alan 26 Temmuz Hareketi’nin en önemli belgesine dönüşecekti.

Batista rejimi toplumsal muhalefetin güçlenmesi karşısında ve yeni bir vizyon oluşturmak için 1955 yılında genel af çıkardı. Serbest kalan asiler, bir devrim ocağına dönüşecek olan Meksika’ya geçti. Arjantinli devrimci Che Guevara’yla  Castro’nun karşılaşması da Meksika’da oldu.

İspanya İç Savaşı’nda yer alan Alberto Bayo’nun komutanlığında gerilla eğitimi alan Che dahil 82 asi, 24 Kasım 1956’da Granma adında derme çatma bir tekneyle Küba’ya yöneldi. Sierra Maestra’yı, dağları hedefliyorlardı. 30 Kasım’da Küba’ya ulaşmak istediler. Santiago’da başlayacak ayaklanmanın kır ayağını oluşturacaklardı. Fırtınaya yakalanmaları sonucu ancak hedeflenen tarihten iki gün sonra ve yanlış bir sahile çıktılar. Batista birliklerinin saldırılara maruz kalmaları sonucu asilerin büyük bir kısmı öldürüldü. Silahlarını ve erzaklarını da büyük bir oranda yitirdiler. Sadece içlerinde Castro ve Che’nin bulunduğu 12 asi Sierra Maestra ulaştılar. Devrimin ateşi kırlardan da yanmaya başladı.

Küba Devrimi’nin orijinalitesi

Küba Devrimi, üzerine çok konuşulsa da az bilinen bir devrimdir. En başta klasik gerilla tarzı ya da genel ayaklanma esaslı bir devrim değil, Stratejik Sentez diye tanımlayabileceğimiz gerilla mücadelesinin yanında zengin ve etkin şehir örgütlenmesine dayanan bir pratik olarak gelişmiştir. Devrimci sürecin başından itibaren başşehir dahil kent ayaklanmaları ve genel grev pratikleri yaşanmıştır. Aynı zamanda şehir gerillası tarzı eylem biçimleri de Küba Devrimi’nin özelliklerindendir.

Frank Pais şehir örgütlenmesinin mimarıdır. Etkin bir yeraltı örgütlenmesi yaratmış, kır kent diyalektiğinin inşasını sağlamış, kent ayaklanması  ve genel grev pratikleri örgütlemiştir.

26 Temmuz Hareketi (M 26-7) Şehir Liano ve dağ Sierra olarak iki kanatta biçimlendi. Mücadelenin iç seyri ve ritmi kendi içinde kır kent rezonansını kurdu. Hareket içinde şehir ve  kırın önceliği üzerine sert tartışmalar yaşandı. Özellikle 1958 genel grevinin şiddetle bastırılması ve onlarca kadronun yitirilmesi, Sierra’yı daha belirleyici konuma getirdi. (Frank Pais ve Abel Santamaria Küba devrimin muhteşem adlarıdır. Devrim öncesinde öldürülmeleri adlarının çok bilinmemesine yol açmıştır.)

Küba Devrimi’nin en karakteristik özelliklerinden bir diğeri ise eylemin ve pratiğin olağanüstü zenginliği ve bunun teoriyi belirlemiş ya da kendi teorisini yaratmış olmasıdır. Kitabi sınırlar ya da kalıplar içinde kalınmamış, tarihsel ve özgül şartlardan beslenerek, devrimci pratiğin kendisi teorileştirilmiştir. Devrimci sürecin ritmi yaparak öğrenme ve öğrenerek yapma üzerinden belirlenmiştir. Küba Devrimi pratik şartlar ve tarihsel koşulların önemini göstermesi açısından dikkat çekici bir deneyimdir.

Ayrıca 26 Temmuz Hareketi Castro gibi karizmatik bir lider ortaya çıkarsa da kolektif önderlik olarak dikkat çeker. Özelikle F. Castro, R. Castro, Che Guevara ve Camilo Cienfuegos oluşan kolektif çekirdek, devrimin gerçekleşmesinde stratejik rol oynayacaktır.

Sakallılar ve kravatlılar

Barbudos’lar yani Sakallılar diye anılan dağ kadroları iki şeyi simgelediler. Birincisi döneme hakim olan Sovyet Marksizmi’nin bürokratik, taşlaşmış yapısına karşı sürekli asi kalmayı, ikincisi ise kitlelerle kopmaz bağlar oluşturmayı… Devrim sonrası bu bağ bir öz örgütlenme olan Devrimi Savunma Komiteleri şeklinde biçimlendi.

Che bu yaklaşımı bir üst düzeye sıçratıp, iktidara ve iktidar olmaya karşı net tavır aldı. Bütün devlet görevlerinden istifa etti. “Devrimcinin görevi devrim yapmaktır” şiarıyla devrimi sürekli kılmak ve kıtasal bir devrimi yaratmak için harekete geçti.

Kübalı devrimciler ahlaki üstünlükleriyle, Batista diktatörlüğünün acıyan yerine vurdular. Gandi nasıl ki İngiliz sömürgeciliğin acıyan yeri olarak tespit ettiği kast sistemine vurduysa, Barbudos’lar da orduya vurdu. Bu zayıf karın diktatörlüğün çöküşünü beraberinde getirdi. 1 Ocak 1959 Barbudos’lar iktidara geldi.

Küba Devrimi birçok eksikliğine karşı özellikle 1990’dan sonra ayakta kalmayı becerdi. Bunda “halkım benden gökyüzündeki ayı istese bile, onu alıp oradan getiririm” diyen Castro’nun devrimci romantizmi ve kitlelerle kurulan özel bağlar ve yılları kapsayan ambargonun yarattığı yoksulluğa rağmen geçmişlerine bağlılığın hâlâ yaşaması etkilidir.

Bu söylediklerimiz tabii ki Castro’nun çok ileri yaşlarına rağmen iktidarda kalmasını, ardından Raul Castro’nun görev almasını görmemek anlamına gelmiyor. Ayrıca bir ikonoklast olan Che’nin Küba paralarında resminin olması da garip bir ironi… Ve bir şey anlatıyor:  ABD emperyalizminin işgaline uğrama riski olan Küba’da Barbudos’ların ruhu mu ya da uzun yılların iktidar kirlenmesinin ve statükocu eğilimlerin yarattığı tahribatın sonuçları mı yaşanacak bilemiyoruz.

Ama gerçek olan yaşanmış devrimleri Barbudos’ların yaptığı ama “kravatlıların” kazandığıdır.

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Macron, 16 yıl sonra Suriye’yi ziyaret ediyor

Sonraki Haber

Dostluk ve ‘Düşünme Etiği’ üzerine

Sonraki Haber

Dostluk ve ‘Düşünme Etiği’ üzerine

SON HABERLER

Savaş ABD hegemonyasının sınırlarını gösterdi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

NATO Zirvesi ve son gelişmeler

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Dostluk ve ‘Düşünme Etiği’ üzerine

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Küba Devrimi ve Barbudos’lar

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Macron, 16 yıl sonra Suriye’yi ziyaret ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Trump, NATO Zirvesi’ni işret etti: Ukrayna’da savaşı bitirmeye çok yaklaştık

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır