Silêmanî’de yaşayan Zeryan Ahmed, küçük bir marangoz atölyesinde ahşabı sanata dönüştürüyor. ‘Mesleklerin cinsiyeti yoktur,’ diyen Zeryan Ahmed, yaptığı işlerle Kürt kültürünü yeniden canlandırmayı hedefliyor
Küçük bir atölyede başlayan bir hayal, bir kadının elinde gerçeğe dönüşüyor. Silêmanî’de yaşayan Zeryan Ahmed, ahşabı elleriyle işleyerek sanata dönüştürüyor. Geleneksel olarak erkeklere atfedilen marangozluk mesleğini icra eden Zeryan Ahmed, “Mesleklerin cinsiyeti yoktur, marangozluk sadece erkek işi değildir” diyerek hem toplumsal kalıpları kırıyor hem de Kürt kültürünü yeniden canlandırmak için çalışıyor.
Ahşap kokusu ve çekiç sesleri arasında farklı bir hikâye
Silêmanî kent merkezinde, “Kültür Atölyesi”nin ahşap kabinleri içinde taze ağaç kokusu ve çekiç sesleri, farklı bir hikâyeyi anlatıyor. Burada çalışan Zeryan Ahmed, geleneksel meslek kalıplarını aşarak marangozluğu bir sanat dili haline getirmiş durumda.
Resimden marangozluğa uzanan yol
Silêmanî Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu olan Zeryan Ahmed, daha önce sivil toplum, kültürel ve sanatsal alanlarda çalışmalar yürüttü. Ancak ahşapla çalışmak ve kendi elleriyle bir şeyler üretmek isteği, hayatında bir dönüm noktası oldu.
Zeryan Ahmed, bir yılı aşkın süredir küçük bir marangoz atölyesi kurarak çalışmalarını burada sürdürüyor. Klasik ahşap ürünleri ve sanatsal tabloları modern tekniklerle yeniden tasarlıyor.
Zeryan Ahmed “El emeğinin kendine özgü bir keyfi var. Bu mesleği öğrenmek benim için kolay olmadı. Ne bir ustam vardı ne de herhangi bir eğitim aldım. Sadece kendi çabam ve internet üzerinden izlediğim teknikleri denedim ve geliştirdim” diyor.
‘Kadın isterse en zor mesleklerde de başarılı olur’
Zeryan Ahmed, iş dünyasına farklı bir perspektiften bakıyor. Ona göre mesleklerin kadın ve erkek diye ayrılması, hayallerin önündeki en büyük engellerden biri.
“Mesleklerin cinsiyeti yoktur. Marangozluk sadece erkek işi değildir. Buradayım çünkü kadınların da en zor mesleklerde başarılı olabileceğini göstermek istiyorum” diyen Zeryan Ahmed, toplumdan gördüğü geri bildirimlerin de kendisini motive ettiğini söylüyor.
Zeryan Ahmed’e göre birçok kişi, bir kadının bu işi yapmasını gördüğünde daha fazla güven duyuyor ve özellikle tasarım, renk seçimi gibi konularda tercihlerini ona bırakıyor: “Kadın bakış açısı tasarımlara daha estetik bir dokunuş katıyor.”
Kendi emeğiyle kurulan bir yol
Zeryan Ahmed, marangozluk sürecinin kendisini farklı alanlara da taşıdığını ifade ediyor. Daha önce farklı alanlarda çalışmalar yürütmüş olsa da, kendi emeğiyle üretmenin ayrı bir anlam taşıdığını vurguluyor:
“Bir işi kendi ellerinle üretmek çok daha anlamlı ve keyifli. Yaklaşık bir yıldır marangozluk yapıyorum. Önce küçük bir alan kurdum. Gerekli malzemeleri, daha önce elimde kalan araçları kullanarak bu atölyeyi oluşturdum. Zamanla ihtiyaçlar arttıkça yeni ekipmanlar aldım. Hiçbir ustadan eğitim almadım. Başlangıçta benim için zordu. Bana yol gösterecek kimse yoktu. Ama deneme-yanılma ve kendi çabamla öğrendim. Kendimi geliştirmek için sürekli araştırıyor, yeni teknikler öğreniyorum.”
Kültürü yeniden canlandırma çabası
Zeryan Ahmed’in yaptığı işler yalnızca ahşap üretimiyle sınırlı değil. Aynı zamanda Kürt kimliğini ve kültürünü yeniden görünür kılmayı amaçlıyor.
Özellikle klasik motiflere ve “boraq masası” (Kürtçede “mêzê borak/borax” olarak bilinen, geleneksel Kürt ahşap el sanatlarında yer alan, motifli ve süslemeli bir masa türü) gibi geleneksel tasarımlara ağırlık veriyor. Bu tasarımları modern evlere taşıyarak eski estetiği yeniden yaşatmayı hedefliyor.
Zeryan Ahmed, çalıştığı “Kültür Atölyesi”nin dayanışma ortamına da dikkat çekiyor: “Atölyede çok güçlü bir dayanışma var. Arkadaşlarım ağır malzemeleri taşımaktan günlük işlere kadar her konuda bana destek oluyor.”
Kadınlara mesaj: Hiçbir engel hayallerin önünde duramaz
Zeryan Ahmed, hikayesinin sonunda özellikle kadınlara sesleniyor:
“Bir kadın olarak marangozluk yaptığım için insanlar bana sürekli ‘sen kadınsın, zevkin daha güzel’ diyor ve tasarımları bana bırakıyorlar. Bu da beni motive ediyor. Ama asıl önemli olan şu: Hiçbir meslek kadın ya da erkek işi değildir. Bir kadının hedeflerine ulaşmasını hiçbir engel durduramaz. Yeter ki bir başlangıç noktası ve cesur bir karar olsun. Cinsiyetin hayallerinizin önünde engel olmasına izin vermeyin. Çünkü yaratıcılığın hiçbir sınırı yoktur.”
Haber: Helen Ahmed / NûJINHA









