• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Mart 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ahmet Güneş

Kürde mezara kadar kelepçe politikası

30 Mart 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Ahmet Güneş, Yazarlar

Uzatılan ölümler var, uzak düşürülen yaşamlar var. Mekanlardan zamanlara yayılan, bazen adı değiştirilen, bazen de isimsiz bırakılan. Hayat peyderpey değiştiriyor insanı, yavaş yavaş başka bir evrene ve evreye yakınlaştırıyor. Bu ülkede sık sık değişiyor, gündeme düşmeden hayatlarımızın arasında akıp gidiyor.

Son yıllarda devletin siyasi tutsaklara dayattığı politika mezara kadar kelepçe olarak tarif edilebilir. Neredeyse yılda 50’ye yakın tutsağın hapishanelerde yaşamını yitirdiğini göz önüne aldığımızda bir katliam bilançosuyla karşı karşıya kaldığımızı belirtebiliriz. Hasta tutsaklar tüm raporlara rağmen ısrarla serbest bırakılmıyor, son günlerini ailelerinin yanında geçirmeleri engelleniyor.

Geçtiğimiz günlerde 19 kez anjiyo olmasına rağmen tahliye talepleri Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Cezaevinde kalabilir” raporlarıyla reddedilen Mehmet Edip Taşar, 24 Mart’ta son nefesini tutsak olarak verdi. Taşar’ın kardeşi Mervan Taşar, abisinin cezaevine girmeden önce herhangi bir sağlık probleminin olmadığını belirterek, cezaevinin ağır koşulları nedeniyle sağlığının bozulduğunu söyledi. Abisinin tekerlekli sandalyeye mahkum bir hasta olmasına rağmen işkenceye maruz kaldığını dile getiren Taşar, “Sandalyede kalkıp oturamadığı için yerlerde sürüklendi” dedi.

Günlerdir duyarlı kamuoyunun gündeminde olan Mehmet Emin Çam da zamana yayılan bir ölümle sınanıyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ağır hasta tutsaklar listesinde yer alan 74 yaşındaki Çam, tüm çağrılara ve eylemlere rağmen tahliye edilmiyor. Hapishane ve hastane duvarları arasında ölümü bekleniyor.

İHD, geçtiğimiz günlerde Çam’ın durumunu şu şekilde aktardı: “Yaşlılığa bağlı rahatsızlıkları yanında beyin tümörü, yüksek tansiyon, kalp, böbrek kisti, safra kesesi iltihabı ve prostat hastası olup, son olarak KOAH, zatürre ve bronşit teşhisleri konulmuş. Ayrıca balgamından kan gelmesi üzerine verem şüphesiyle Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilmiştir. Üç defa kalp krizi geçiren ve iki kalp damarının halen tıkalı olduğu tespit edilen, geçirdiği safra kesesi ameliyatına bağlı sindirim sorunları yanında, geçirdiği felç nedeniyle ayaklarda uyuşma, yürüme güçlüğü, her iki kulakta cihaz gerektirir boyutta duyma kaybı ve ileri derecede unutkanlık yaşayan Çam, başkalarının yardımı ile ayakta durabilmekte, ancak iki kişinin desteği ile yürüyebilmekte ve yaşamını başkalarının yardımı ile sürdürebilmektedir.”

Çam’ın görüşüne giden kızı Şimel Çam, “Babam ayakta duramıyor. Belli aralıklarla hafıza kaybı yaşayıp bizi tanımıyor” dedi. Babasının hastaneye gitmek istemediğini söyleyen Şimel Çam, “Çünkü bu haliyle, elleri kelepçeli şekilde cezaevi aracında taşınmak onun için bir tedavi değil, adeta bir işkenceye dönüşmektedir. Bu tablo, yalnızca bir hastalık durumu değil; ağır bir fiziksel ve insani tükenmişlik halidir” diye konuştu.

Hapishane görmüş herkes bilir ki hastane sevki kadar insanı yoran ve yıpratan hiçbir şey yoktur. Koğuştan alınıp ringin soğuk ve tabut gibi bölümüne kilitlenmek, oradan hastanenin ‘mahkum koğuşu’ dedikleri hücresinde bekletilmek ve sonrasında uyduruk kontrollerden geçirilmek. Pek tabii gelen hastanın dosyasına bakıp Hipokrat yeminini anında unutan doktorların insafına terk edilmek. Yani iyileşme umuduyla hırpalanıp tekrar koğuşa dönmek. Hasta tutsak Çam da bu nedenle hastane sevkini istemiyor.

Devlet hasta tutsakları faşist kurumların girdabına bırakarak ölümünü seyrediyor. Bir kurum “hapiste kalabilir” derken, diğer bir kurum “toplum güvenliğine tehlike arz ediyor” deyip serbest bırakılmasının önünde engel oluyor. Ne de olsa Türkiye’de idam yok, zamana yayılmış ölüm rejimi var sadece ve bu devletin Kürde reva gördüğüdür.

Bir seneden fazla bir süredir Kürtlerle barışma sürecine giren devlet, hasta tutsakların bırakılmasına asla izin vermiyor. Nitekim AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine verilen “af” yetkisini Madımak failleri için kullandı ve şu an aramızda dolaşıyorlar. Mevzu hasta bir Kürt olunca ise duymazlıktan ve görmezlikten geliniyor. Elbette Kürtlerin affa ihtiyacı yok, tam tersi Kürdün affetmesine bu devletin ihtiyacı var.

Sorun şu ki Kürt tarafı üstüne düşeni yaparken, devlet Kürdün hastasını dört duvara mahkûm ediyor, son günlerini ailesinin evinde, yakınlarıyla beraber geçirmesine müsaade etmiyor. Yaşam hakkımızı tanımayan ve iyi niyet göstergesi olarak tek bir adım atmayan devletin biz Kürtlerle nasıl barışacağı sorusu bir sorunun ötesine geçiyor artık. Devlet hastamıza mezara kadar kelepçe politikasını dayatıyorsa, bizden sözden öteye geçmeyen bir şeye inanmamızı da beklemesin.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Mehmet Emin Çam gerçeği: İnfaz rejiminde yeni bir şey yok

Sonraki Haber

Mahir Çayan’ın mirası ve Önder Öcalan

Sonraki Haber

Mahir Çayan’ın mirası ve Önder Öcalan

SON HABERLER

Mahir Çayan’ın mirası ve Önder Öcalan

Yazar: Yeni Yaşam
30 Mart 2026

Kürde mezara kadar kelepçe politikası

Yazar: Yeni Yaşam
30 Mart 2026

Mehmet Emin Çam gerçeği: İnfaz rejiminde yeni bir şey yok

Yazar: Yeni Yaşam
30 Mart 2026

Hangi eşikteyiz?

Yazar: Yeni Yaşam
30 Mart 2026

İran’da saldırılar nedeniyle elektrik kesintisi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Mart 2026

Marsilya’da Newroz’unda konuşan Bayındır: 2027 yılını önderliğimizle kutlayacağız

Yazar: Yeni Yaşam
29 Mart 2026

6 Ocak saldırılarının ardından yüzlerce kişi kayıp: ‘Naqqarin yerleşkesinde toplu mezar tespit edildi’

Yazar: Yeni Yaşam
29 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır