Partisinin haftalık grup toplantısında Halep’te Kürt sivillerin katledildiğini kabul etmeyen Devlet Bahçeli, SDG ve YPG’yi hedef aldı, DEM Parti’nin açıklamalarını ise ‘sorunlu’ buldu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis’te düzenlediği grup toplantısında güncel gelişmelere ilişkin konuştu. Konuşmasında birçok konuya değinen Devlet Bahçeli, Kürtlerin Halep’te katledilmediğini iddia etti. Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ve YPG’yi hedef gösteren Devlet Bahçeli, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın muhatap olduğunu belirterek, “Muhatap bellidir. PKK’nın kurucu önderinden başkası asla değildir” dedi.
Devlet Bahçeli, “üzerinde yaşadığımız coğrafyanın siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamaya alt üst edilmesi” diyerek, etnik ve mezhebi fay hatlarının ve husumet mevzilerinin kırılması gerektiğini belirtti. Devlet Bahçeli, “Bir ve beraber olma günüdür. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran’daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyununa alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek gündeme bile almayacaktır” ifadelerini kullandı.
“Suriye’nin orasına, burasına yuvarlanan siyasi siyonist alçaklık, suyu bulandırmak, iç bütünlüğü yıkmak, iç bölümleri kışkırtmak için her yola tevessül ve teşebbüs halindedir” ifadelerini kullanan Devlet Bahçeli, YPG için “yanlış, üstüne yanlış yapmıştır” iddiasında bulundu. Bahçeli, “Halep oradaysa arşının Şam’da olduğu netleşmiştir. Trump ise ayaküstü bunları satmıştır” ifadelerini kullandı.
Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hiç kimse bilhassa DEM Parti Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söylemez, söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır. Acısı bizim acımızdır.
DEM Parti yetkililerinin, ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diyerek başlayan söz ve açıklamaları SDG ve YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir. ‘Terörsüz Türkiye’nin adım adım gerçekleştiği bir süreçte her türlü fedakarlık yapılıyorken birdenbire Halep gerekçesiyle sokağa sokaklara dökülmek sivri dile saplanıp kalmak, Diyarbakır’dan İstanbul’a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek, hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Bilinmelidir ki Türk’ün kanı Kürt’e, Kürt’ün kanı da Türk’e haramdır. Çünkü biz kardeşiz, biz kader ve keder ortağıyız.
‘Muhatap bellidir. PKK’nın kurucu önderinden başkası asla değildir’
Muhatap bellidir. PKK’nın kurucu önderinden başkası asla değildir. DEM Parti’nin, Türkiye partisi olma yönündeki demokratik ve dengeli mücadelesini görmekle beraber eski hastalıkların tekrar ve zaman zaman bir kez daha nüksetmesinin sorumluluk ahlakıyla çatışacağını düşünüyorum. Fakat bu parti Türkiye’nin partisidir ve bu haliyle Türkiye’ye parmak sallaması asla ve kat’a meşhur, masum ve makul görülemeyecektir. Halep’te sükunetin tesisi sevindirici bir gelişmedir. Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğü muhakkak korunmalıdır.
‘SDG, YPG’nin muhatabı Suriye Cumhuriyeti Devleti’dir’
SDG, YPG’nin muhatabı Suriye Cumhuriyeti Devleti’dir. Nihayet 10 Mart Mutabakatı’nın zamanı olsa da karşılıklı uzlaşma, yapıcı görüşme ve müzakerelerle İmralı’nın da çağrısı olan entegrasyon süreci tamamlanmalıdır. Tarih ve coğrafyayı birbirine bağlayarak barış kuşağının sıcaklığı milletimizin ve bölge haklarının bahtını ve yolunu açacaktır. İnancımız, irademiz, ümidimiz ve hedefimiz de bu şekildedir.”
ANKARA









