Alevi kadınlarla bir araya gelen Yüksel Mutlu ve Öznur Bartın, barışın toplumsallaşması gerektiğine dikkat çekerek, kadınların bütün devrimlere ve direnişlere öncülük ettiği gibi sürecin de ancak kadın öncülüğünde gerçekleşebileceğini vurguladı
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın, Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu ve koordinasyon üyeleri, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kuşadası Cemevi’nde Alevi kadınlarla bir araya geldi.
Buluşmada söz alan Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, barışın siyasi bir tercih değil, inancın ve insanlık anlayışının bir parçası olduğunu belirtti. Yalnızca silahların sustuğu bir barış değil, toplumun bütün kesimlerinin birbirini eşit gördüğü gerçek bir barış istediklerini kaydeden Yüksel Mutlu, “Barış yalnızca siyasi partiler arasında yapılacak bir anlaşmadan ibaret olamaz. Elbette siyasi uzlaşmalar önemlidir. Ancak toplumun gönlünde karşılık bulmayan, kadınların, gençlerin, emekçilerin, farklı inançların ve halkların söz sahibi olmadığı bir süreç, tek başına kalıcı bir toplumsal barış sağlayamaz. Gerçek barış, halkların birbirini anlamasıyla, ön yargıların ortadan kalkmasıyla, eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasıyla ve geçmişin acılarıyla yüzleşilmesiyle mümkündür. Devletin geçmişte yaşanan katliamlarla, hak ihlalleriyle ve adaletsizliklerle yüzleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Gerçeklerin açığa çıkarılmasını, mağdurların sesinin duyulmasını, sorumlulukların hukuk çerçevesinde belirlenmesini ve adaletin sağlanmasını istiyoruz. Çünkü yüzleşmek, bölünmek değildir. Yüzleşmek, aynı acıların yeniden yaşanmaması için sorumluluk almaktır. Çünkü adaletin olmadığı yerde, güvenin olmadığı yerde kalıcı barış olamaz” dedi.
‘Jin, Jiyan, Azadî diyoruz’
Daha sonra konuşan DEM Parti Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın ise İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra kadın katliamlarının arttığını ifade ederek 6284 sayılı Kanun’a değindi. Öznur Bartın, “İnsanlığı koruyan bütün o sözleşmelerden, o anlaşmalardan, o hukuki güvencelerden uzaklaşan despotik, otoriter bir yaklaşımla karşı karşıyayız. Bilhassa kadın kimliği üzerinden yapılıyor, gençler üzerinden asimilasyon politikaları yürütülüyor. Yani kendi biatına uygun bir kimlik ve topluluk yaratmak için farklı farklı planlarla topluma yaklaşan bir sistemle karşı karşıyayız. Bizler de diğer kesimler gibi bu yaşamın içerisindeyiz. Hayatın kendisiyiz. Jin, Jiyan, Azadî diyoruz. Yani kadının yaşam olduğunu kendi felsefemizde belirtiyoruz. Paradigmamızda belirtiyoruz. Bu sadece bir slogan değildir. Nasıl ki dünyanın dört bir yanına yayıldıysa bunun bir gerçekliği vardır. Rasyonel birçok tarafı vardır ki böyle. Biz kadınlar birlikte güçlüyüz. Biz kadınlar dayanışmayla güçlüyüz” dedi.
Konuşmaların ardından Alevi kadınların talepleri dinlendi.
Kaynak: JINNEWS









