Meclis’te çocuklara yönelik açılan taciz davasının ilk duruşması başladı. Duruşma öncesi yapılan açıklamada, ‘Meclis’te yaşanan istismarın tüm failleriyle birlikte sorumluları da yargılanmalıdır’ denildi
Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında Meclis lokantasında çalıştırılan çocukların Meclis personeli tarafından sistematik tacize maruz kalmasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması Ankara Adliyesi 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Duruşma öncesi çok sayıda kadın örgütü, çocuk dernekleri, DEM Parti ve CHP’li kadınlar adliye önünde bir araya gelerek, basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan Ankara Kadon Platformu’ndan Eylül Soyluoğlu, tacizin münferit olmadığını, yıllara yayılan ve sistematik olduğunu belirterek, “Ülkenin en ‘güvenli’ olması beklenen, halkın iradesinin temsil edildiği söylenen Meclis’te bile çocukların istismara maruz bırakılması, ülkedeki çocuk politikasına dair durumun vahametini net olarak gösteriyor. Çünkü çocukları değil failleri koruyan, çocuk düşmanı, kadın düşmanı cinsiyetçi politikalar da bu Meclis’ten çıkıyor” dedi.
Eylül Soyluoğlu, bu politikalara karşı çocuklar için koruyucu ve önleyici politikalar geliştirilmediğine dikkat çekerek, son yıllarda meclisten geçirilen yasaların kadın ve çocukları nasıl etkilediğine dair verilere yer verildi.
Eylül Soyluoğlu, “Çocukları korumayan bu düzene de, çocuk istismarını meşrulaştırmak isteyen bu zihniyete de geçit vermeyeceğiz. Çocuklar için adalet istiyoruz” diye belirtti.
Talepler
Eylül Soyluoğlu, meclisteki istismar davasına dair taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:
- Denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen Meclis yönetimi tüm yaşananlardan sorumludur. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş görevinden derhal istifa etmelidir.
- Meclis’te yaşanan istismarın tüm failleriyle birlikte sorumluları da yargılanmalıdır.
- Üstünü örten, geciktiren, gizleyen herkes hesap vermelidir.
- Tacize, çocuk istismarına sıfır tolerans ilkesi ile asla ama asla çocuk istismarı failleri hiçbir infaz düzenlemesine dâhil edilmemelidir.
- Çocuk istismarı davalarında etkin soruşturma ve cezai yaptırım süreci hızlı bir biçimde işletilmeli ve kısa sürede sonuçlandırılmalıdır. Faillerin, kurumların “itibarı” değil, ‘ama’sız ‘fakat’sız çocuğun üstün yararı gözetilmelidir.
- Devlet, yükümlülüğünü yerine getirerek; çocuğa karşı istismar suçu işleyen her türlü kişi, kurum ve yapılarla ilgili cezasızlık politikasına derhal son vermeli ve çocuğun cinsel istismarının yolunu açan, failleri güçlendirerek çocukları savunmasız bırakan hiçbir yasal dayanağa yer verilmemelidir.
- Devlete kadınları ve çocukları koruma, şiddeti önleme, failleri cezalandırma ve bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü veren İstanbul Sözleşmesi’ne derhal geri dönülmelidir!”
Açıklamanın ardından duruşma salonuna geçmek isteyen kadınlar, çocukların “güvenliği” gerekçe gösterilerek polisler tarafından engellendi.
Duruşma salonunun kapısı açık bırakıldı.
ANKARA









