Meclis’e gelen yasa hakkında konuşan MED TUHAD-FED Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin, ‘Çerçeve yasa ve tüm yasal düzenlemeler geçici çözümler üretmemeli; kalıcı, kapsayıcı ve toplumsal barışı güvence altına alan bir nitelik taşımalıdır. Çünkü ancak bu şekilde toplumun geleceği, huzuru ve demokratik yaşamı için gerçek bir zemin oluşturulabilir’ dedi
“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” olarak adlandırılan “çerçeve yasa” taslağı 360’a yakın imzayla Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Yasayla Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında, teyit ve tespitle ilgili “Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu” ve Meclis bünyesinde İzleme Kurulu oluşturulacak.
Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin, Meclis’e gelen “çerçeve yasa”ya dair konuştu. “Çerçeve yasa”nın Meclis’e getirilmesini olumlu bir adım olarak gören Pınar Sakık Tekin, cezaevlerindeki tutsaklar ve ailelerinin süreci yakından takip ettiğini belirterek, “Bizler federasyon olarak bu sürecin yalnızca izleyicisi değil, aynı zamanda tanığı ve doğrudan taraflarından biriyiz. Her gün birçok gelişmeye tanıklık ediyoruz.
Özellikle cezaevlerindeki tutsaklarla birlikte dışarıda onları bekleyen ailelerin yaşadıklarını yakından görüyoruz. Çünkü aileler her geçen gün umutlarını büyüterek somut adımların atılmasını bekliyor. Bugün kamuoyunda çerçeve yasa ve yasal düzenlemeler konuşuluyor. Ancak bu düzenlemeleri yalnızca hukuki maddeler olarak değerlendirmek doğru değildir. Bunlar aynı zamanda toplumun ve ülkenin geleceğini şekillendirecek adımlardır. Demokratikleşmenin, toplumsal barışın ve ortak geleceğin inşasında belirleyici bir yere sahiptir” dedi.
‘Destek mekanizmalarıyla mümkün’
Pınar Sakık Tekin, yasal düzenlemeler ile cezaevi kapılarının açılmasını isteyerek, sonrasında yapılması gerekenleri şöyle aktardı:
“Uzun yıllar cezaevinde kalan insanların yeniden toplumsal yaşama katılabilmesi için siyasi, ekonomik, sosyal ve sağlık alanlarında güçlü mekanizmaların oluşturulması gerekir. Topluma yeniden dahil olabilmeleri ancak bu destek mekanizmalarıyla mümkün olabilir.”
‘Beklentilerinin somut adımlarla karşılığı olmalı’
Tüm zorluklara rağmen kilometrelerce yol kat ederek yakınlarını ziyaret eden ailelerin hasretine tanıklık ettiklerini, her cezaevi hikâyesinin ardında yarım kalmış yaşamlar ve kavuşmayı bekleyen aileler olduğunu dile getiren Pınar Sakık Tekin, “Bu süreçte en büyük beklentileri, umutlarının yalnızca söylemlerde kalmaması, somut adımlarla karşılık bulmasıdır. Çünkü onların beklentisi yalnızca bir tahliye değildir. Yılların özlemi, çocukluğun ve gençliğin parmaklıklar ardında geçen zamanının telafi edilmesi, sevdiklerine kavuşabilmektir. Cezaevlerinde geçen her yılın ardında yarım kalmış yaşamlar ve derin hikâyeler vardır” diye belirtti.
‘Cezaevlerinin kapıları açılmalı’
Pınar Sakık Tekin, barışın kalıcılaşması için yasal düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Eğer gerçekten kalıcı ve onurlu bir barış hedefleniyorsa bunun yolu cezaevlerinin kapılarının açılmasından, ailelerin yıllardır büyüttüğü umudun somut adımlarla karşılık bulmasından geçmektedir. Çerçeve yasa ve tüm yasal düzenlemeler geçici çözümler üretmemeli; kalıcı, kapsayıcı ve toplumsal barışı güvence altına alan bir nitelik taşımalıdır. Çünkü ancak bu şekilde toplumun geleceği, huzuru ve demokratik yaşamı için gerçek bir zemin oluşturulabilir” şeklinde konuştu.
Haber: Pelşin Çetinkaya \ JINNEWS









