Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı paramiliter grupların Halep ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları Mêrdîn’in Artûklû ilçesinde protesto edildi. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, saldırıların durdurulması ve Rojava’daki demokratik modele sahip çıkılması çağrısı yapıldı
Suriye Geçici Hükümetine bağlı paramiliter grupların Halep ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları Mêrdîn’in Artûklû (Artuklu) ilçesinde Demokratik Kurumlar Platformu tarafından düzenlenen yürüyüşle protesto edildi.
Alkış ve zılgıtlar eşliğinde atılan sloganlarla yürüyüşlerini Karayolları Parkı’nda bulunan merdivenlere kadar sürdüren kitle, Kuzey ve Doğu Suriye’de verilen mücadeleye destek ifadelerinin yer aldığı dövizler açtı.
Yürüyüşün ardından ilk olarak konuşan DEM Parti Artûklû ilçe Eşbaşkanı Mehmet Bingül, Kürtlere dönük saldırıları kabul etmeyeceklerini belirterek, “İnsanları vahşice katleden, kadınları apartmanlardan aşağı atanlar ne Rojava halklarına ne de Suriye’ye öncülük edemezler. Ölülere saygı duymayanlar Rojava’ya Suriye’ye öncülük edemezler. Rojava insanlık modeli, demokrasi modelidir. Silahlarını sivillere yöneltenler, sivilleri katledenler kimseye öncülük edemezler” ifadelerini kullandı.
Biz Rojava’yız
Ardından Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Mêrdîn İl Eşbaşkanı Abdulselam Turan söz alarak, Kürt halkının Rojava’da DAİŞ zihniyetinin saldırısı altında olduğunu belirterek, “Günümüzün medeniyetleri izleyici konumunda. Adaleti ve vicdanı ile sembol olan Hz. Muhammed’in ümmeti izleyici konumunda. Hepsi kör-sağır yaklaşarak, kanla oynuyorlar. Çıkarları ile hareket eden, insanlık değerlerini ayaklar altına alanları lanetliyoruz” dedi. Türkiye’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde yürütülen bir süreç olduğunu ifade eden Turan, “Bu süreç ile hepimizin gönlünde büyük bir heyecan yaratıldı. Ancak bugün bakıyoruz, Türkiye tarafında Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı halkımıza ‘terör’ mantığıyla yaklaşıyor. Türk askerlerini canlı canlı yakanları, DAİŞ zihniyetinin yanında olduklarını beyan ediyorlar. Bu ikiyüzlü yaklaşım ile bir süreç yürütülemez” dedi. Türklerin Anadolu’ya gelişlerinde, Ridaniye savaşında, Birinci Dünya Savaşında, Çanakkale Savaşında Türklerin yanında sadece Kürtlerin olduğunu belirten Turan, “Siz tarihe nasıl bakıyorsunuz. Ey Muhammed’in ümmeti, Kürtler Selahattin Eyyübi’nin torunlarıdır. Bundan dolayı dost, düşman herkes iyi bilsin ki; Kürtler eski Kürtler değil. Kürtler ne medeniyetin ne de tarihin avukatları değildir. Kürtler anılarını ve inançlarını Başkan Apo’nun felsefesi ile yıkadılar. Kürtler gönüllerini Ferhatların ve Rehşan’ların ateşi ile yıkadılar. Bundan sonra kimse özgürlük olmadan, insan hakları olmadan Kürt halkı üzerinde tahakküm kuramayacağını çok iyi bilmelidir. O ki, Kürtleri felaketlerden geçirmeye çalışan, Kürtlere dönük oyun oynayanlar bilsin ki, Kürtler onların kıyameti olacaklar. Biz Rojava’yız, biz Şêxmaqsûd’uz, biz Eşrefiyê’yiz, biz Kobanê’yiz. Herkes bunu bu şekilde bilsin” diye konuştu.
Süreci heba etme girişimi
DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz de; saldırılar ile demokrasi ve insan haklarının ayaklar altına alındığını, Kürdistan’ın Kürtsüzleştirilmek istendiğini söyledi. Kürtlerin ortaya koyduğu modelin Suriye ve Ortadoğu için demokrasi modeli olduğunun altını çizen Saliha Aydeniz, “O yüzden biz her gün sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Dün Efrîn’de, Serekanîye’de, Girêspî’de yapılanlar bugün Şêxmaqsûd’ta, Eşrefîyê’de yapılmak isteniyor. Bu girişim 100 yıllık Kürt sorununun demokratik yol ve yöntemlerle çözülmesi için başlayan sürecin heba etme girişimidir. O nedenle herkesi sağduyuya, herkesi demokrasinin yanında yer almaya çağırıyoruz” şeklinde konuştu.
Açıklamaların ardından eylem alkış ve sloganlarla sona erdi.
Kaynak: MA









