MKG, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, gazeteciliğin ağır baskı altında olduğu özellikle kadın gazetecilerin hedef alındığını ve savaş bölgelerinde görev yapan basın emekçilerinin yaşamları pahasına hakikati aktardığını vurgulandı
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. “Çalışan Gazeteciler Günü: Hakikati Savunmaya Devam Ediyoruz” başlıklı açıklamada, gazeteciliğin daha fazla baskı altına alındığı bir dönemin yaşandığı kaydedilen açıklamada, özellikle kadın gazetecilerin, hem meslekli baskılarla hem de toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılıkla mücadele etmek zorunda bırakıldığı vurgulandı.
Tüm gazetecilerin Çalışan Gazeteciler Günü’nün selamlandığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
“Bugün gazetecilik; gözaltılarla, tutuklamalarla, sansür ve oto-sansür mekanizmalarıyla kuşatılmış durumda. Gazeteciler yalnızca kalemleri nedeniyle değil, kadın olmaları nedeniyle de hedef alınıyor; tehdit ediliyor, itibarsızlaştırılıyor, şiddete maruz bırakılıyor. Buna rağmen gazeteciler, erkek egemen medya düzenine karşı alternatif bir habercilik dili ve etik anlayışı inşa etmeye devam ediyor.”
‘Gazeteciler ağır bedellerle karşı karşıya kalıyor’
Savaş ve çatışma bölgelerinde görev yapan gazetecilere dikkat çekilen açıklamada, “Öte yandan Kürdistan başta olmak üzere savaş ve çatışmaların sürdüğü bölgelerde görev yapan gazeteciler, hakikati aktarmanın en ağır bedelleriyle karşı karşıya kalıyor. Suriye’nin Halep kentinde yaşanan saldırıları ve insani tabloyu takip eden gazeteciler başta olmak üzere; Yemen’de, Filistin’de, Sudan’da ve dünyanın birçok çatışma bölgesinde görev yapan basın emekçileri, yaşamları pahasına gerçeği kayıt altına alıyor. Bu bölgelerde gazeteciler hedef alınıyor, katlediliyor, yaralanıyor; haber alma hakkı bilinçli biçimde ortadan kaldırılmak isteniyor” diye belirtildi.
Gazeteciliğin halkın yanında durmayı, sesini duyurma anlamına geldiği vurgulanan açıklamada, “Bizler için gazetecilik; iktidarların değil, halkın yanında durmayı, görünmeyeni görünür kılmayı, sesi bastırılanların sesi olmayı ifade eder. Kadın odaklı, hak temelli ve barış gazeteciliği anlayışıyla yürütülen bu mücadele, yalnızca bir meslek faaliyeti değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur” diye kaydedildi.
‘Hakikat susturulamaz’
Açıklamada son olarak şöyle denildi:
“Bu vesileyle; mesleğini yaparken yaşamını yitiren gazetecileri saygıyla anıyor, başta savaş ve çatışma bölgelerinde görev yapanlar olmak üzere tüm tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını, basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki tüm baskıların sona erdirilmesini talep ediyoruz. Hakikatin susturulamayacağını bir kez daha vurguluyor; tüm gazetecilerin Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyoruz.”
Kaynak: JINNEWS









