Mûş’ta zihinsel engelli E.K.’ye yönelik cinsel saldırı iddialarına ilişkin basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Haziran 2026’daki darp ve tehdit dosyasında verilen takipsizlik kararının kaldırılması, E.K. ve ailesi için etkili koruma tedbirleri alınması ve soruşturmanın kapsamlı biçimde yürütülmesi istendi
Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, Mûş’un Dêrxas (Hasköy) ilçesine bağlı Migrakom beldesinde, korucu olduğu iddia edilen Ercan Gürbüz’ün zihinsel engelli E.K’ye yönelik cinsel saldırısına karşı Atatürk Parkı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Olayın 2015 yılına kadar dayandığını söyleyen Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Mûş Temsilciliği üyesi Umut Yılmaz, ailenin korku ve baskı nedeniyle şikayette bulunmadığını kaydetti. Haziran 2026’da Ercan Gürbüz’ün E.K.’yi silahla başından darbettiği ve konuşması halinde öldürmekle tehdit ettiğini kaydeden Yılmaz, E.K.’nin baskılardan dolayı yaklaşık 1 ay sonra tedaviye eriştiğini söyledi. E.K. ve ailesinin can güvenliği kaygısı taşıdığının altını çizen Yılmaz şunları belirtti:
“Buna rağmen Haziran 2026’daki darp ve ölüm tehdidi iddialarına ilişkin dosyada savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmiştir. Epikriz raporu, sağlık kuruluşuna geç başvurulmasının arkasındaki tehditler ve saldırıda silah kullanıldığı iddiası birlikte değerlendirildiğinde bu karar, etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmediği yönündeki kaygıları artırmaktadır. Cinsel saldırı soruşturması ile sonraki darp ve tehdit eylemlerinin birbirinden koparılarak ele alınması, E.K. ile şüpheli arasındaki süreklilik gösteren baskı ve güç ilişkisini görünmez kılmaktadır. E.K.’nin engellilik durumu bu dosyanın tali bir unsuru değil, merkezindedir. Sorun E.K.’nin zihinsel kapasitesinde değil; onu şiddet karşısında korumasız bırakan sağlamcı sistemdedir. Kendini savunma, yardım isteme ve adli süreçlere erişme imkânları sınırlı bir yurttaşın hedef alınması, kamu makamlarına özel bir koruma yükümlülüğü getirmektedir.”
Dosyaya dair talepler
E.K.’ye yönelik işlenen cinsel saldırı ve darp suçunun araştırılması gerektiğinin altını çizen Yılmaz, şu taleplerde bulundu:
- ” E.G.’nin yaptığı görev, güvenlik korucusu olup olmadığı, silah taşıma yetkisi ve üzerine kayıtlı silahlar derhâl araştırılmalı; güvenlik korucusu olduğunun belirlenmesi hâlinde soruşturmaların güvenliği ile E.K. ve ailesinin korunması amacıyla görevden uzaklaştırılmalı, görev silahına ve varsa diğer silahlarına el konulmalıdır.
- E.K. ile ailesi için etkili koruma tedbirleri alınmalı; güvenli barınma, tedavi, ulaşım ve yaşam giderleri kamu tarafından karşılanmalıdır.
- Haziran 2026 tarihli darp ve ölüm tehdidi dosyasında verilen takipsizlik kararı kaldırılmalı; epikriz raporu, tanık anlatımları, iletişim ve konum kayıtları incelenerek soruşturma yeniden yürütülmelidir.
- Cinsel saldırı soruşturması ile darp ve ölüm tehdidi dosyaları, aralarındaki süreklilik ve baskı ilişkisi gözetilerek birlikte değerlendirilmelidir.
- E.K.’nin kullandığı GPS özellikli engelli takip bilekliğinin geçmişe dönük konum kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı; cihaz, uygulama, hizmet sağlayıcı ve ilgili kamu kurumlarındaki verilerin silinmesini önleyecek tedbirler alınmalıdır.
- Düzkışla beldesinde 2015 yılında başka çocukların da istismara uğradığı yönündeki iddialar araştırılmalı; olası mağdurların kimlikleri ve güvenlikleri korunarak ailelerin ifadelerine uzmanlar eşliğinde başvurulmalıdır.
- E.K.’ye ücretsiz hukuki ve psikososyal destek sağlanmalı; beyanının alınması ve soruşturma işlemleri ikincil örselenmeye yol açmayacak biçimde yürütülmelidir.
- Muş Barosu İnsan Hakları Komisyonu ile engelli ve kadın hakları alanında çalışan bağımsız kurumların süreci izlemesine imkân tanınmalıdır.”
Kaynak: MA









