Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve gazeteci Nagihan Akarsel, katledilmesinin dördüncü yılında mezarı başında düzenlenen anmada, Nagihan Akarsel’in gazetecilik ve kadın özgürlük mücadelesindeki mirasına vurgu yapılırken, ‘Kalemi yerde kalmayacak’ mesajı verildi
Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, Jineoloji Dergisi editörü, gazeteci ve yazar Nagihan Akarsel, katledilişinin dördüncü yılında Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Gölyazı köyündeki mezarı başında anıldı. Nagihan Akarsel, 4 Ekim 2022’de Güney Kürdistan’ın Silêmanî (Süleymaniye) kentinde evinin önünde uğradığı saldırı sonucu katledilmişti.
Anmaya Nagihan Akarsel’in ailesi, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Jineoloji Araştırmaları Merkezi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Özgül Saki, DEM Parti Konya İl ve İlçe örgütlerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Nagihan Akarsel’in doğduğu evde bir araya gelenler, buradan kitlesel bir şekilde mezarlığa geçti.
Anmada Nagihan Akarsel’in mezarına çiçekler bırakılırken, onun şahsında özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından “Şehid namirin” sloganları atıldı.
‘Onların yaşam felsefesi yolumuzu aydınlatacak’
Burada konuşan Özgül Saki şu ifadeleri kullandı:
“Nagihan Akarsel’i 11 kurşunla bizim elimizden aldılar. Jin Jiyan Azadî, felsefesine bir saldırıydı. Nagihan’ın hakikati; bilimin ışığında duygu ve düşünceyle harmanlayarak bize ulaştırmasının önünü kesmek istediler’”
“Onların bize bıraktığı mücadele perspektifi ve yaşam felsefesi bizim yolumuzu aydınlatacak” diye belirten Özgül Saki, “Nagihan’ı, Nazım Daştan’ı ve Cihan Bilgin’i, basın emekçilerini, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren mücadele arkadaşlarımızın hakikatini açığa çıkarmak bizim sorumluluğumuz. Bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
‘Kalemleri yerde kalmayacak’
Ardından konuşan gazeteci Diren Yurtsever ise Nagihan Akarsel’in uzun soluklu bir hakikat mücadelesi yürüttüğüne dikkat çekerek, şöyle devam etti:
“Bizler de Nagihan’ın ve yitirdiğimiz diğer basın şehitlerimizin bize açtığı yolda onlara layık olmanın çabası ile yürüyeceğimizin söylüyoruz. Ne Nagihan’ın ne diğer basın şehitlerimizin kalemi yerde kalmayacak. Şehitler en soylu gerçeklerdir, yaşamı temsil eden değerlerdir. Bize düşen de onlara layık olmak ve onlarla aramızdaki bu mesafeyi açmamak. Onların yolu başarının ve zaferin yoludur. Şehid Namirin.”
‘Hakikatin sırrına ermişti’
Nagihan Akarsel’in manevi ailesi Reyhan Yıldırımcı ise “Gölyazı’nın kadim toprakları sıradan bir ölümü göğsünde saklamıyor” diyerek devamında şöyle konuştu:
“Nagihan başı dik, korkusuzca hakikatin sırrına ermiş bir gazeteciydi, yazardı. Benim yüreğimde bir evladımdı, yoldaşımdı. Yaşamı birlikte paylaştık. Süleymaniye’de Nagihan’ın her bir fikri toprağa düştüğü anda birçok kadının fikrinde bir tohuma dönüştü. O tohum bize tekrar kadının kendiyle buluşmasını açığa çıkarttı.”
Anma, “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla son buldu.
Bir serüvencinin öyküsü: Yoldaşları Nagihan Akarsel’i anlattı
KONYA









