• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ahmet Güneş

Özgür Basın’ın vakanüvisi: Hüseyin Aykol

7 Ocak 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Ahmet Güneş, Yazarlar

Yaşamlar vardır, örnek olurlar ve örnekleri çoğaltırlar. Kolay değil aynı ısrarla hayatı sürdürmek, inat etmek ve bir geleneğe her yönde anlam vermek. Geçtiğimiz günlerde Özgür Basın büyük emekler veren hocasını kaybetti.

Bazı ölümler insanı en başa götürür, başlangıçlara ve bu yüzden sonların bir hükmü kalmaz. Ben de günlerdir Hüseyin hocamızı düşünüyorum, bende ve bizde bıraktıklarını pek tabii.

Kuşkusuz hapishaneye yolu düşen herkes Hüseyin Aykol’u ve ‘İçeriden’ köşesini çok iyi bilir. Aslında bilmek zorundadır. Her devrimci tutsağın notları arasında hocamızın adresi bulunur. Çünkü ne zaman dara düşsek hocamıza yazardık ve biliyorduk ki hocamız bizi dert ederdi.

Yıllar önce ağır cezalı bir tutsak olarak fırsat buldukça Hüseyin hocamıza yazdığım yazıları gönderirdim. Düşüncelerini merak ederdim, yazılarımı nasıl gördüğünü. Dönemin Özgür Gündem gazetesi bulunduğum hapishaneye bir ay sonra ve topluca gelirdi. Yazdığım yazıların akıbetini o zaman öğrenmiş oldurdum. Önce ‘İçeriden’ köşesine gelen mektup listesinde adımı görürdüm, sonra da forum bölümünde yayınlandığını.

Daha sonra hapishaneden çıktığımda kendisi ile iletişime geçtim. Düşüncelerine önem verdiğim ve halen tutsak olan Zeki Bayhan’ın gazeteci olmam yönündeki önerisini aklımda tutup hocamıza heyecanla yazdım. Önce yazılarımı yayınladığı için teşekkür ettim. Ardından da düşüncemi ve yapmak istediklerimi. Beni şimdi kapatılmış olan Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) Diyarbakır’da bulunan bürosuna yönlendirdi. Gazeteciliğe adım attığım bir eşik oldu.

Sonraları İstanbul’daki büroda muhabirlik yaptım. Elbette hocamızın ajansta ağırlığını biliyordum ve katıldığı haber toplantılarında kendisini dikkatle dinlerdim. Yine kapatılan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinde çalışmaya başladığımda ise hocamız ile gazetede çalışmanın onuruna eriştim.

Yeni Yaşam gazetesi kurulduğunda ise hocamız yine bizimle beraberdi. Mizanpaj hakkında öneriler yapar, haber seçimi konusunda ders verir gibi konuşurdu. Her editörü dikkatle takip eder, haftalık toplantılarda eleştiri ve önerilerini ve övgülerini sıralardı. Hocamızla sürekli ‘siz’ diye konuşurduk. Kendisi ismimizle hitap ederdi ama biz saygımızdan ‘siz’ demeye devam ederdik. Çünkü hoca saygıyla dinlerdi, biz de saygı ile yaklaşmaya dikkat ederdik.

Hüseyin hocamızın sanırım en dikkat çeken yanı emeğiydi. Titiz ve dikkatli bir şekilde çalışırdı. Gazetedeki yazım yanlışlarından fotoğraf seçimine kadar sık sık uyarılarda bulunurdu. Gazetemiz Yeni Yaşam’ın ise hafızasını oluşturuyordu çünkü hocamızın emekle oluşturduğu bir takvimi vardı. Geçmişte önemli olan, tarihe geçen günlerin takvimi olurdu onda. Bir de bir haftalık yargılama takvimi de eksik olmazdı. Kimin davası hangi gün ve nerede yapılacak takip ederdi.

Yine en emek verdiği yerlerin başında hapishaneler gelirdi. Her hafta posta kutusuna tutsaklardan mektuplar, kartlar ve kitaplar gelirdi. Kendisi de tutsaklara kartlar yazar, kitaplar yollardı. Eski bir mahpus olarak bu köşenin önemini bilirdi, bilirdik. Çünkü hocamız içerinin sesi olmasının yanında aynı zamanda bir köprüydü.

Diyelim ki bir hapishaneden sürgün mü edildiniz. Aileniz ya da yoldaşlarınız bilsin diye Hüseyin hocaya anında bir mektup veya faks gönderir, nereye götürüldüğünüzü yazardınız ve hoca da köşesinde hem yayınlıyor hem de yeni adresinizi veriyordu. Böylelikle yoldaşların haberi oluyordu. Bu bir mahpus için çok önemli bir detaydı. Yine hak ihlallerini yazarken, bir gazeteci o köşeyi okuyup bundan özel haber de çıkarabilirdi.

Bazen kendisinden yazı isterdik, bazen de dosya. Çoğu defa ise kendisi önem verdiği konular hakkında yazılar ve dosyalar hazırlardı bize. Haber toplantılarında gün gün tarihi günleri sıralardı ve biz de ona göre planlama yapardık, yanlışları görünce de anında yazar ve uyarırdı.

Belki de en kıymet verdiği konuların başında devlet tarafından katledilen gazeteciler olurdu. Özgür Basın geleneğini yaratan öncülerimiz için önceden hazırlık yapar, haklarında yazılar yazardı. Çünkü beraber çalıştığı arkadaşlarıydı ve kendisinde kalan anılarını her sene ölüm yıldönümlerinde yazardı. Bazen biz de kendisinden isterdik ama genelde hep o önerirdi ve ne zaman yayınlanacağını not düşerdi.

Hocamız köprüydü, tarihti, hafızaydı, titizlikti, vakanüvisti, emekti ve tüm bunları yıllar yılı aksatmadan sürdürürdü. Özgür Basın Hüseyin Aykol hocamız için ‘devrimci öncümüz’ dedi ve öyle uğurladı onu. Kendi tabiri ile, okul hayatı boyunca hep Aykol ile çağrılmıştı. Bu yüzden mesajlarının sonunda çocukluğunun ‘a’ anısını kullanırdı. Hocamızın çok sevdiği ve hiç unutamadığı arkadaşlarının, öğrencilerinin fotoğraflarının yanında bir fotoğrafı var artık ve birçok Özgür Basın bürosunun duvarında bize bakıyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Beyaz Saray: İsrail ile Suriye arasında ortak iletişim mekanizması kuruldu

Sonraki Haber

Rojhilat Kürdistan-İran: Bu defa farklı

Sonraki Haber

Rojhilat Kürdistan-İran: Bu defa farklı

SON HABERLER

Zehmetkêşan ve Goran partileri Şêxmeqsud–Eşrefiye saldırılarını kınadı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ocak 2026

Kürt mahallelerine saldıran gruplar uluslararası yaptırım listesinde

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ocak 2026

İran ve isyan

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
8 Ocak 2026

Ahlaki politik toplum, komünal toplumdur

Yazar: Heval Elçi
8 Ocak 2026

Sorgulamadan gerçeğe ulaşılmaz

Yazar: Heval Elçi
8 Ocak 2026

Tanrıçadan geleneğe: Sati ateşinin dönüşümü

Yazar: Heval Elçi
8 Ocak 2026

10 Mart, Şam-DSG görüşmesi ve Halep

Yazar: Heval Elçi
8 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır