Kürt Özgürlük Hareketi tarafından farklı tarih ve yerlerde şehit düştükleri açıklanan HPG ve YJA Star gerillaları için İsviçre’nin Lenzburg ve Bern kentlerinde anma etkinlikleri düzenlendi
Kürt Özgürlük Hareketi tarafından farklı tarih ve yerlerde şehit düştükleri açıklanan HPG ve YJA Star gerillaları için İsviçre’nin Lenzburg ve Bern kentlerinde anma etkinlikleri düzenlendi. İsviçre Şehit Aile Kurumu (KOMAV) öncülüğünde gerçekleştirilen anmalara çok sayıda aile ve kurum temsilcisi katıldı.
Lenzburg
Aargau Kantonu’na bağlı Lenzburg kentindeki Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde (Mala Kurda), Jînda Şerker (Berivan Meryem Uzkaş) şahsında özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Şehit Aileleri Derneği (KOMAW), Mehmet Tunç Halk Meclisi ve Rojbin Kadın Meclisi tarafından ortak anma düzenlendi.
Anma, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. İlk olarak İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) aktivisti Ruken Demir konuştu. Ruken Demir, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri saygı ve minnetle andıklarını belirterek, “Eğer biz bugün buralara geldiysek bu şehitlerimizin canı pahasına verdiği bedeller sayesindedir. Şehitlerimiz bizlerin onurudur” dedi. KOMAW dönem sözcüsü Berivan Kıt da şehit aileleri adına yaptığı konuşmada, yaşamını yitirenlerin mücadelesine sahip çıkacaklarını söyledi. Berivan Kıt, “Onlara layık olmak için mücadelelerini sürdüreceğiz. Bazen sözün hükmünün bittiği yerdeyiz” ifadelerini kullandı.
Kürt siyasetçi Adil Botan ise yaşamını yitirenlerin mücadele mirasına sahip çıkılması gerektiğini ifade ederek, “Her bir birey şehitlerini kendine önder olarak görmeli ve yeni süreci sırtlamalıdır” dedi. Adil Botan, gerillaların Avaşîn’de kimyasal silah kullanımına karşı direndiğini hatırlatarak, “Şehitler bize yol gösteriyor. Mücadelelerine sonuna kadar sahip çıkacağız” diye konuştu.
Anmada Jînda Şerger’in ailesi adına konuşan ağabeyi İdris Uzkaş, şehitlerin yalnızca ailelerinin değil, Kürt halkının şehitleri olduğunu belirtti. İdris Uzkaş, “Biz şehitlerimizle onur duyuyoruz. Onlarla başımız her zaman diktir. Her birimiz kendimize şunu sormalıyız: Onlar niçin ve kim için direndiler? Onların mücadelesini sürdürmek bize bir görev olarak düşüyor” dedi. Kardeşi Jînda Şerger ile ilgili anısını da paylaşan İdris Uzkaş, onun kendisine “Ben bu yola halkımız başını dik tutsun diye çıktım. Asla da geri dönmeyeceğim” dediğini aktardı.
Konuşmaların ardından Jînda Şerger’in şehitlik beratı, KOMAW Eş Sözcüsü Berivan Kıt tarafından abisi İdris Uzkaş’a teslim edildi.
Sık sık “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarının atıldığı anma, sinevizyon gösterimiyle sona erdi.
Bern
İsviçre’nin başkenti Bern’de de KOMAW öncülüğünde anma etkinliği düzenlendi. Bern Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde (DKTM) gerçekleştirilen anmaya çok sayıda aile katıldı. Deniz Engin, son dönemde kimlikleri açıklanan gerillaları anarak, şehitlerin ardından konuşmanın ve mücadelelerini anlatmanın zorluğuna dikkat çekti. Deniz Engin, tarih boyunca verilen mücadelelerde çok sayıda kişinin şehit düştüğünü belirterek, “Onların mücadelesine sahip çıkacağız” dedi.
Gençlik örgütleri adına konuşan Arjen Menekşe ise yaşamını yitirenlerin hayallerinin takipçisi olacaklarını belirtti. Arjen Menekşe, “Onları sadece anmalarda değil, fotoğraflarda değil, yaşamımızın bir yol göstericisi yaparak yaşatacağız” ifadelerini kullandı.
Siyasetçi Ruşen Çakır da yaşamını yitirenlerin Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin farklı dönemlerinde önemli bir rol oynadığını belirtti. 15 Ağustos Atılımı ve Amed zindan direnişine dikkat çeken Ruşen Çakır, yaşamını yitirenlerin mücadeleye büyük bir miras bıraktığını söyledi. Ruşen Çakır, “Üzerimize düşen temel görev o mirasa sahip çıkmak, onların mücadelesine layık olmaktır” dedi.
Anma, sinevizyon gösteriminin ardından “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla sona erdi.
Chur
İsviçre’nin Chur kentinde yaşayan Kürdistanlılar, Chur Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin (DKTM) çağrısıyla KulturPunkt’ta bir araya gelerek yaşamını yitirenleri andı. Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada ilk olarak Chur DKTM üyesi Ömer Köçeroğlu konuştu. Kürt halkının uzun yıllardır ağır bedeller ödediğini belirten Köçeroğlu, binlerce insanın yaşamını yitirdiğini ve çok sayıda annenin evlat acısı yaşadığını söyledi. Geçmişin acılarının yeni ölümlere değil, barışa ve özgür bir geleceğe dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Köçeroğlu, “Şehitlerimize sözümüzdür; artık hiçbir gencimizin yaşamını yitirmesine, annelerimizin yüreğinin yanmasına izin vermemeliyiz” dedi.
Köçeroğlu konuşmasını, “Artık toprağımıza cenazelerimizi değil, çiçekler ekeceğiz” sözleriyle tamamladı.
Anmada konuşan siyasetçi Ayşe Acar Başaran, yaşamını yitirenlerin halkları ve ülkeleri uğruna kişisel yaşamlarını geride bıraktığını belirtti.
Kürt halkının yaklaşık yarım asırlık mücadelede ağır bedeller ödediğini söyleyen Ayşe Acar Başaran, “Bugün Kürtlerin dünyada kendi dili ve kimliğiyle tanınması bu mücadele ve bedellerden bağımsız düşünülemez. İçinden geçtiğimiz yeni süreç, Önder Abdullah Öcalan’ın siyasi muhatap olarak kabul edilmesi, geçmişte yapılan mücadeleyle ilişkilidir. Gelinen aşamanın küçümsenmemesi gerekir” dedi.
Avrupa’da yaşayan Kürtlere örgütlenmeyi büyütme çağrısı yapan Ayşe Acar Başaran, “Evet, içimiz acıyor, yas tutuyoruz. Ama bu acının ve yasın bizim gücümüze ve örgütlülüğümüze dönüşmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Anmada son olarak Meryem Ana konuştu. Yaşamını yitirenlerin ailelerine bir anne olarak başsağlığı dileyen Meryem Ana, bir annenin çocuğunu yıllarca büyüttükten sonra kaybetmesinin tarif edilemeyecek kadar ağır olduğunu söyledi. Yaşanan acının yanında çocuklarının geride bıraktığı değerlerle gurur duyduklarını belirten Meryem Ana, “Şehitlerimiz bizden yalnızca ağlamamızı ve çok söz söylememizi istemiyor. Bıraktıkları değerlere sahip çıkarak yürümeye devam etmemizi istiyor” dedi.
Konuşmasını bütün halklara yönelik barış çağrısıyla sürdüren Meryem Ana, “Artık yeter. Annelerin yüreği yanmasın, gözlerinden yaş akmasın. Yalnızca Kürt anneleri için değil, savaştan zarar gören bütün anneler için özgürlük, eşitlik ve barış istiyorum” ifadelerini kullandı.
Anma, sinevizyon gösteriminin ardından “Şehîd namirin” sloganıyla sona erdi.
Kaynak: JINNEWS









