Korgan ilçesi Perşembe Yaylası’nda yapılan maden sondaj çalışmalarına karşı açılan davada Ordu İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı aldı
Ordu’nun Korgan ilçesinde Taşzemin İnşaat tarafından yürütülen maden sondaj çalışmalarına karşı açılan davada Ordu İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı aldı. Korgan ilçesine bağlı Beypınarı ve Terzili mahallelerindeki mera alanlarında planlanan maden arama çalışmaları, özellikle Perşembe Yaylası’nın menderesleri ve su kaynaklarına yakınlığı nedeniyle büyük tepki toplamıştı. Uzmanlara göre bu çalışmalar, bölgede geri dönüşü olmayan çevresel tahribat riski taşıyordu. Kararın ardından, jandarma kontrolünde faaliyet gösteren şirket, sondaj ve iş makinelerini çalışma alanından çekerek yayla yolu girişine park etti.
Öte yandan ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül ve yönetim kurulu üyesi Avukat Haluk Türkmen, şirketin rehabilitasyon sözünü yerine getirmediğini ve çalışma sırasında kullanılan kimyasalların çevre ile canlı sağlığına zarar verdiğini belirtti. Heyet, sondaj yapılan alanda incelemelerde bulunarak oluşan tahribatı görüntüledi. Ertuğrul Gazi Gönül, daha önce bentonit madeni için yapılan sondaj çalışmalarına ilişkin söylemlerini anımsattı. Bentonitin suya karıştığında, özellikle yaylalardaki sucul canlılar için ciddi bir tehlike oluşturduğunu kaydeden Gönül, “Balıkların solungaçlarını tıkayarak onların ölümüne neden olabilir. Çünkü bentonit suyla temas ettiğinde çamur değil, adeta hamur kıvamına dönüşür ve tıkayıcı bir etki yaratır. Hatta insanlar tarafından tüketilmesi durumunda da ölümcül sonuçlar doğurabilir demiştim. İkinci olarak şunu söylemiştim: Bentonit meralara yayılır ve açıkta kalırsa, otlara karışabilir. Bu durumda merada otlayan hayvanlar bentoniti fark etmeden yiyebilir. Bu da hayvanların solunum yollarını tıkayarak ölümlerine yol açabilir. Şimdi bakın, bu gördüğünüz bentonit. Bu bir çamur değil, hamur kıvamına gelmiş bentonittir. Görüyor musunuz? Suya karıştığında bu şekilde yoğun ve yapışkan bir hale dönüşür. Şu an bulunduğumuz alanda da yayılmış durumda” dedi.
‘Mera olmalı’
Bölgenin mera olması gereken bir alan olduğunu vurgulayan Gönül, “Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdikten sonra, bu alanın temizlenmesi gerekiyordu. Hatta buraya akan suyun içerisinde yağ da bulunuyor. Yani sadece bentonit değil, kirli ve yağlı bir su da söz konusu. Ben bu açıklamaları yaparken herhangi bir şey uydurmadım. Bunlar yaşanmış tecrübeler ve yapılan araştırmalara dayanmaktadır. Elbette bentonitin faydalı olduğu alanlar da vardır. Örneğin tarımda gübre olarak ya da kedi kumu olarak kullanılabilir. Ancak bu, onun tamamen zararsız olduğu anlamına gelmez. Unutulmamalıdır ki, yeraltında bulunan herhangi bir madde yüzeye çıkarıldığında doğanın dengesi bozulur. Yani altta duran bir tehlikeyi yukarı çıkarmış olursunuz” ifadelerini kullandı.
Bölgenin hayvancılık yapılan önemli bir mera alanı olduğunu kaydeden Avukat Haluk Türkmen ise “Ancak yeraltındaki bu maddeler yüzeye çıkarıldığında ciddi bir tehdit oluşur. Şu an burası temizlenmemiş durumda. Oysa yasal olarak bu alanın temizlenmesi gerekiyordu. Yetkililer rehabilitasyon çalışmaları yaptıklarını söylüyor. Hatta bazı yetkililer burayı övüyor ve örnek gösteriyor. Ancak ben daha önce de ifade ettim: Böyle örneklerin gerçeği yansıttığına dair somut bir kanıt yoktur. Bunlar gerçeği yansıtmayan söylemlerdir. Daha önce Fatsa’yı örnek göstermiştim. Şimdi burada da görüyorsunuz; meralar yok olmuş durumda. Aşağıda kirli suyun toplandığı bir havuz hâlâ duruyor. Bentonit orada birikmiş durumda. Aynı şekilde yağlı su bu alandan akmaya devam ediyor. Burası bir mera. Hayvanların otlaması gereken bir yer. Ancak bu şartlarda hayvanların burada otlaması mümkün değil. Yasal olarak bu alanın temizlenmesi ve eski haline getirilmesi gerekiyordu. Fakat görüldüğü üzere böyle bir çalışma yapılmamış” diye konuştu.
HABER MERKEZİ








