Gever ve Şemzinan’da 3 yaban keçisinin katledilmesinin yolunun açıldığını belirten Yüksekova Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Perviz Geçirgen, ‘Devlet eliyle canlı ve doğa katliamının önünün açılmasına izin vermeyeceğiz’ dedi
Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ve Şemzînan (Şemdinli) Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKGM) 14. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Hakkâri Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, av turizmi kapsamında bir ihaleyle Şemzînan ilçesindeki Konur Devlet Avlağı’nda bir, Gever ilçesindeki Gürkavak Genel Avlağı’nda ise 2 yaban keçisinin katledilmesi için kota açtı.
İhaleye çıkacak bir ürün veya hizmet için idare tarafından belirlenen en düşük başlangıç fiyatı olan “muhammen bedeli” tutarı bir milyon 650 bin olarak belirlendi. Daha önce de Dersim, Muğla, Erzirom ve Mersin’de de aynı şekilde ihaleye açılan yaban keçilerinin katledilmesi tepkilere neden olmuştu. DKGM’nin 2000 ile 2021 yılları arası verilerine göre 4 bin 268 yaban keçisi ihale yoluyla katledilmiş.
Söz konusu uygulamaya karşı DEM Parti ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Colemêrg il ve ilçe örgütleri başta olmak üzere kentteki birçok sivil toplum örgütü protestolar düzenledi.
‘Doğa koruma kurumu olarak hayvanlarımızı katledeceksiniz’
Mezopotamya Ajansı’na konuşan Yüksekova Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Perviz Geçirgen, yaban keçilerinin Colemêrg’in biyolojik çeşitliliğinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Yıllardır kaçak avcılık sebebiyle doğa ve canlı kırımına şahitlik ettiklerini, devletin bu avcılığı meşrulaştıran adımlarının kabul edilemeyeceğini ifade eden Perviz Geçirgen, “Tabi düşünün doğa koruma kurumu olarak siz varsınız ama aynı zamanda kendi elinizle, üç beş kişinin parasını alacaksınız diye bakmaya kıyamadığımız hayvanlarımızı katledeceksiniz. Bunu kabul edemeyiz” dedi.
Perviz Geçirgen, “Biz bu uygulamanın ihaleye çıkmasına izin vermeyeceğiz. Kentimizin, kimliğimizin, kültürümüzün bir parçası olan yaban keçilerinin devlet eliyle katledilmesine izin vermeyeceğiz” diyerek hukuki yollara başvuracaklarını belirtti.
‘Bu katliamla aslında halkın nabzını yokluyorlar’
Uygulamanın doğa ve canlı katliamı olduğunu yineleyerek, bu katliamdan bölge halkının da derinden etkileneceğini dile getiren Perviz Geçirgen, “Bu canlılar yüzlerce yıldır burada nasıl özgür yaşadıysa öyle yaşayabilmeleri için elimizden geleni yapacağız. Bu katliamla aslında halkın da nabzını yokluyorlar, aslında bir psikolojik bir baskıyla karşı karşıyayız. Bu hatadan bir an önce dönülmesini ve ihalenin iptal edilmesini istiyoruz” dedi.
Biyolojik çeşitlilik neden önemli?
Biyolojik çeşitlilik (kısaca biyo-çeşitlilik) canlı türlerinin çeşitliliğini ifade eder. Ekosistemler çok sayıda canlı türünün birbirleriyle etkileşimleriyle meydana gelir. Dünyada yaşamın var olduğu herhangi bir bölgenin “sağlığı” bu türlerin dinamik ve karşılıklı ilişkilerinden ayrı düşünülemez. Örneğin Colemêrg doğal ekosisteminde yaban keçilerinin varlığı bu bölgenin bitki türlerinin yayılması ve düzenine doğrudan etki eder. Aynı şekilde o bölgenin bitki türlerinin çeşitliliği, yaban keçisi nüfusunu doğrudan etkiler. Birinde meydana gelen yıkım diğerinin hayatını etkilediği gibi diğer tüm türlerin ve hatta bölgedeki su varlıklarının düzenini dahi etkileyebilir. Bütün bunlar insan toplumlarının yaşamına doğrudan sirayet edeceği gibi sermaye talanı doğanın yenilenmesi ve yaşamı destekleme süreçlerini olumsuz etkileyerek kuraklığı, tür kaybını ve ekolojik çöküşü tetikler. Turistik ve/ya trofe avcılığı gibi “hobi amaçlı” avcılık faaliyetleri tür popülasyonlarını ve türün genetik çeşitliliğini sekteye uğratacağı gibi doğal alanların ve buradaki türlerin iklim değişikliğine sağladığı uyumu olumsuz etkileyip halihazırda süren maden ve diğer sermaye saldırılarının etkilerini derinleştirebilir.
HABER MERKEZİ









