Prof. Dr. Levent Köker, Çerçeve Yasa’nın sürecin ilk adımı olduğunu belirterek, kalıcı barış için güçlü bir muhalefet birlikteliği gerektiğini vurguladı
Akademisyen Prof. Dr. Levent Köker, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin kabul edilmesiyle başlayan yeni evreyi ANF’den Ali Barış Kurt’a değerlendirdi. Levent Köker, sürecin iktidarın dar güvenlikçi sınırlarından çıkarılıp kalıcı bir barış ve Demokratik Cumhuriyet hedefine ulaşması için güçlü bir toplumsal ve muhalif birlikteliğin şart olduğunu vurguladı.
Yasanın kapsamı ve üç aşamalı mekanizma
Kamuoyundaki adlandırmanın aksine yasanın esasen silahlı mücadeleyi bırakan PKK’lilerin hukuki durumunu düzenlediğini belirten Levent Köker, kanunun Meclis Komisyon raporunun ilk aşamasıyla uyumlu olduğunu kaydetti. Sürecin idari ve hukuki işleyişine dikkat çeken Levent Köker, üç aşamalı mekanizmayı şu sözlerle özetledi:
“Yasaya göre bu amacın gerçekleşmesi için önce devletin güvenlik kurumları, PKK örgütünün bütünüyle ortadan kalktığı, silah ve mühimmatın devlete teslim edildiği bilgisini Milli Güvenlik Kurulu’na bildirilecek; sonra bu bilgi MGK tarafından alınacak ve Resmi Gazete’de yayınlanacak olan bir kararla doğrulanacak ve nihayet haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunanlarla ceza mahkumiyetleri infaz edilmekte olan kişiler altı ay içinde ilgili mercilere müracaat edecekler.”
Anayasaya aykırılık ve ihanet söylemlerine yanıt
Yasal düzenlemeye yönelik “ihanet yasası” nitelemelerinin marjinal bir kesime ait olduğunu ve Kürt sorununun barışçıl çözümünü en baştan reddeden odaklardan geldiğini ifade eden Levent Köker, Meclis’teki 467 oyluk geniş kabulün toplumsal meşruiyeti gösterdiğini belirtti. Yasanın hukuki niteliğine değinen Levent Köker, düzenlemenin koşullu bir “özel af” mahiyetinde olduğunu ve Meclis’teki nitelikli çoğunlukla kabul edildiği için Anayasa’ya aykırılık taşımadığını ifade etti.
‘Terörsüz Türkiye’ yerine barış ve demokrasi
Siyasi iktidarın süreci kendi kontrolünde tutma arzusuna ve yasadaki geniş yetkilere işaret eden Prof. Dr. Levent Köker, iktidarın “Terörsüz Türkiye” konseptinin tek başına bir demokratikleşme perspektifi sunmadığını vurguladı. Ancak sürecin reddedilmek yerine hukuki zeminde zorlanması gerektiğini belirten Levent Köker, hakikatleri araştırma komisyonları ve geçiş adaleti mekanizmalarının yasal olarak mümkün olduğunu kaydetti.
Demokratik cumhuriyet için ortak muhalefet hattı
Cumhuriyet’in demokratikleşme mecburiyetinde olduğunu savunan Levent Köker, ana muhalefetin geçmişteki dar parlamenter vizyonunu eleştirerek, halkların eşit ve özgür birlikteliğini esas alan kapsayıcı bir hatta ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Levent Köker, “Süreci kalıcı bir barış ve halkların Demokratik Cumhuriyetini inşa etme yönüne sevk etmek için güçlü bir muhalif birliktelik gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.
HABER MERKEZİ









