Üç yıldır fay hattı tespiti yapıyoruz diyerek JES çalışması yapıldığını söyleyen Qerxabazar Ekoloji Platformu üyesi, ‘Burada JES ile ilgili çalışma yapıldığını Varto’daki köylülerden öğrendik’ derken, Qerxabazarlı köylüler JES’e karşı mücadelede kararlı oldukları vurgusunu yaptı
Mûş Gimgim (Varto) ile Çewlîg’e (Bingöl) bağlı Kanîreş (Karlıova) ilçesi sınırlarının dahil olduğu 22 köyü kapsayan jeotermal projesi bölgeyi bir çok açıdan tehdit ediyor. Kuzey Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu Fayı’nın birleştiği nokta olan Kanîreş’in Qerxabazar (Kargapazar) köyü sakinleri bir yandan JES talanına direnirken bir yandan da bilim insanlarının JES’in depremi tetikleyebileceği yönündeki değerlendirmeleri ile tedirginlik yaşıyor.
Qerxabazar’ı köyüne giden Yeni Özgür Politika’dan Gülcan Dereli, yurttaşlarla konuştu. Köylüler 2023 yılından bu yana köylerine yabancıların geldiğini, bu durumun kendilerinin dikkatini çektiğini ve çeşitli çalışmalar yürüten kişilere, ne yaptıklarını sorduklarında her seferinde fay hattı üzerinde bir çalışma yaptıkları yanıtı alınca inandıklarını ve müdahale etmediklerini aktardı. Köylüler, Kanîreş’in deprem bölgesi ve Qerxabazar köyünün iki fay hattının kesiştiği noktada olmasından dolayı şirket çalışanlarının söyledikleri yalanlara inandıklarını anlattı.
‘JES ile ilgili çalışma yapıldığını Varto’daki köylülerden öğrendik’
Qerxabazar Ekoloji Platformu Üyesi Mehmet Harmancı, “Üç dört kişiden oluşan ekiplerle gelip işte kazıklarla, farklı farklı makinalarla özellikle fay hatlarının aktif olduğu bölgelerde bu çalışmaları gerçekleştiriyor. Bunu biz görüyoruz. Gidip soruyoruz. ‘Hayırdır, ne yapıyorsunuz falan diye sorduğumuzda deprem çalışması yapıyoruz. Fay hattı tespitini yapıyoruz. Yani sakıncalı bir durum değil. Zararlı bir şey yapmıyoruz’ diyorlardı. Yani üç yıldır bu çalışmayı yalan söyleyerek yaptılar. Burada JES ile ilgili çalışma yapıldığını Varto’daki köylülerden öğrendik. Jeotermalin çok farklı zehirler saçtığını da öğrendik. Hemen köyümüzde toplantı yaptık. Herkesi bilinçlendirdik. Hiçbir şekilde burada jeotermal yapılmasına izin vermeyeceğiz. Bizi yok etmek istediklerini de biliyoruz. Memleketimizi bırakıp hiçbir yere gitmeyeceğiz. Ölümüne de olsa direneceğiz, karşı duracağız” dedi.
‘JES ile birlikte taş üstünde taş kalmayacak’
Qerxabazar’ında toplam 15 kuyu tespit edilirken, bu kuyulardan 14’ü yerleşim yerlerinde bulunuyor. Ve bunlardan bir kısmı tapulu arazilerde bulunuyor. Qerxabazar köylülerinden Kasım Demiralp, de şöyle anlattı:
“Bu proje, 2023’ten başlayıp işte Yedisu, Varto, Karlıova, bütün fay hatları üzerindeki bölgede yürütülüyor. Şu an bizim köyde 15 tane jeotermal kuyusunun yeri tespit edilmiş. Bunun 8 tanesi tapulu alanda, 7 tanesi de köy merasında olmak üzere 15 tane. Ve en uzak kuyunun maksimum uzaklığı 2 kilometre bile değil. Diğer 14 kuyu yerleşim yerinin içinde, sıfır noktasında. Bölge deprem bölgesi olduğu için zaten halkta travmalar var. Burada JES ile birlikte taş üstünde taş kalmayacak. Yani bu jeotermalin toprağımıza bırakacağı kimyasallarla, kanser hastalıklarıyla ölmeden önce depremden öleceğiz. Yani hepimiz evlerin altında kalarak öleceğiz. O yüzden de hiçbir şekilde bu projelere geçit vermeyeceğiz. Bütün bu coğrafyadaki halk bu bilinçtedir, bu kararlılıktadır. Burada jeotermale geçit yoktur.”
‘Köyümüzden göndermek için dolaplar çevriliyor’
Köylülerin kendi topraklarını canı pahasına koruyacağını dile getiren İhsan Çelik ise, “Halkı köylerine dönmek için teşvik edenler nerede? Şimdi gelmişler bizi köyümüzden göndermek için dolaplar çeviriyor. Bu nasıl bir çelişkidir. Herkese sesleniyoruz, doğayı, yaşamı savunan herkes bir şekilde bir işin ucundan tutsun. Kendi topraklarına sahip çıksınlar. Metropollerde yaşayan Bingöllü, Karlıovalı, Kargapazarlılara sesleniyorum. Coğrafyalarına sahip çıksınlar yoksa geri dönmek istediklerinde dönecek bir toprakları kalmayacak” dedi.
Köylülerden Haspi Uzun ise şunun altını çizdi:
“Çok güzel bir doğamız var. Onu da bize zehir etmesinler. Zaten bırakmıyoruz, bu toprağın hiçbir insanı buraları bırakmayacak.”
Gürdal Çiftçi de, “Biz bu jeotermale karşıyız, doğamızı çevremizi korumaya çalışacağız ve koruyacağız. Tüm bölge halkından da isteğim topraklarına sahip çıksınlar” diye vurguladı.
‘Mücadeleye hazırız’
Köylülerden Teymur Uzun da, “Biz bunu istemiyoruz. Ölümüne de olsa istemiyoruz. Bunun için mücadele etmeye her zaman hazırız ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz” dedi.
Köylülerden Mustafa Harmancı ise, “JES’in yaratacağı tahribatın farkındayız. Nelere mal olacağını biliyoruz. Bu coğrafyadaki insanlar da farkında. Hep beraber bunun önünü alacağız. Topraklarımızda batı şirketlerini istemiyoruz. Hiçbir zaman da bırakmayacağız, ölümüne kadar da olsa bu işin peşini bırakmayacağız. Neye mal olursa olsun. Zaten yavaş yavaş öleceğimize bir kere ölelim daha iyi olur” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ









