Sol ve Komünist Güçler İşbirliği Konseyi, ABD-İsrail işbirliğiyle İran’a yönelik saldırılar için bir açıklama yaptı. Açıklamada, ‘Mutlak iktidara sahip bir despot olarak Hamaney’in ölümü, İslam Cumhuriyeti rejiminin çözülme sürecini hızlandıracaktır’ denildi
ABD’nin 28 Şubat’ta başlattığı savaş ve yarattığı kaos sürüyor. ABD, İsrail ve İran şehirleri bombalıyor. Askeri tesisler yanında sivil alanlar da vuruluyor. Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde 17 İran savaş gemisinin batırıldığı kaydediliyor. Trump, İran’ın müzakere istediğini ancak artık geç olduğunu savundu. Rejimin eskisi gibi devam edemeyeceğine dikkat çeken Sol ve Komünist Güçler İşbirliği Konseyi, “Mutlak iktidara sahip bir despot olarak Hamaney’in ölümü, İslam Cumhuriyeti rejiminin çözülme sürecini hızlandıracaktır. Siyasi tutukluların derhal ve koşulsuz serbest bırakılması için birlikte mücadele edelim” açıklaması yaptı.
Sol ve Komünist Güçler İşbirliği Konseyi (Shoraye Hamkary-ye Nirohay-e Chap va Komonist, savaşa ve sonuçlarına dikkat çekti. İran’da 2018’den bu yana İran Komünist Partisi, İşçi Komünist Partisi-Hekmatist, İşçi Yolu Örgütü ve Fedayeen Örgütü (Azınlık) gibi yapılar, konsey çatısı altında ortak hareket ediyor. Konsey, özellikle 2017 Dey protestoları, 2019 Aban ayaklanması, 2022 “Jin Jiyan Azadi” isyanı ve 2025-26 protestolarında etkin rol aldı.
Konsey savaşa dair açıklamasında, İranlıların yılalrdır “Diktatöre ölüm”, “Hamaney’e ölüm” sloganları İran’ın gökyüzünü çınlattığı kaydedildi. Açıklamada şunlar kaydedildi:
“Şimdi İran İslam Cumhuriyeti’nin lideri Ali Hamaney ve rejimin çok sayıda askeri ve güvenlik yetkilisi, ABD-İsrail ortak operasyonunda öldürülmüştür. On yıllardır “Hamaney’e ölüm” ve “Diktatöre ölüm” sloganlarını haykıran halk için; Haveran ve Park-e Laleh aileleri için; zincirleme cinayetlerin kurbanları için, son on yılın protesto ve ayaklanmalarında hayatını kaybedenler için; idam edilenlerin aileleri için ve yaşamları İslam Cumhuriyeti liderinin gerici politikaları nedeniyle mahvolmuş milyonlarca aile için bu haber bir sevinç kaynağı olmuştur. Mutlak iktidara sahip bir despot olarak Hamaney’in ölümü, İslam Cumhuriyeti rejiminin çözülme sürecini hızlandıracaktır.”
Değişimler yaşandığı kaydedilen açıklama şöyle devam etti:
“Muhalif hiçbir sese izin vermeyen, en yakın çevresini bile tasfiye eden, kanlı temizlikler organize eden bir liderin ortadan kalkmasıyla; özellikle son iki dönemde – 12 günlük savaş ve ardından başlayan mevcut savaş sürecinde – askeri ve güvenlik aygıtının üst kadrolarının da hedef alınması, rejimin eskisi gibi devam edemeyeceğini göstermektedir. Büyük değişimler yaşanmaktadır.
İslam Cumhuriyeti’nin 47 yıllık sicili ve özellikle Hamaney’in 37 yıllık mutlak liderliği; muhaliflerin vahşice katledilmesi, kanlı baskılar, sansür, tasfiye, işkence, idamlar ve zincirleme cinayetlerle doludur. Bu karanlık bilanço; halkın temel haklardan mahrum bırakılması, ulusal ve dini azınlıklara yönelik baskılar, cinsiyetçi ve dinsel apartheid uygulamaları, ülke kaynaklarının kendisi, ailesi ve güvenlik-mafya çevreleri tarafından yağmalanması, halkın büyük çoğunluğunun yaşam standartlarının dramatik biçimde düşmesi, ekonominin yıkımı ve doğal kaynakların tahribi gibi ağır sonuçlar doğurmuştur.
Hamaney’in öldürülmesi, onu halka açık, demokratik ve adil bir mahkemede yargılama imkânını ortadan kaldırmıştır. Bununla birlikte, onun ölümü İslam Cumhuriyeti’nin otomatik olarak yıkıldığı ya da baskı aygıtının durduğu anlamına gelmemektedir. İran’daki egemen gerici düzen, iktidarın temel kaldıraçlarını elinde tutan Devrim Muhafızları’na dayanmaktadır. Hiyerarşik ve katı askeri yapıya sahip Devrim Muhafızları, rejim içindeki krizi yönetmeye ve kaybedilen kadroların yerine yenilerini atamaya çalışacaktır.”
‘Siyasiler derhal bırakılmalı’
Kitlesel devrimci eylemlere vurgu yapılırken şunlar kaydedildi:
“Öte yandan mevcut durumda ABD ve İsrail ile İran İslam Cumhuriyeti arasında gerici bir savaş sürmektedir. Rejimin İsrail’e ve Bahreyn, Katar, Abu Dabi, Kuveyt, Ürdün, Umman ve Suudi Arabistan’daki ABD üslerine yönelik karşılıklı füze saldırıları başlamıştır. Ülke genelindeki hapishanelerden, özellikle Evin ve Fashafuye’den gelen endişe verici haberler – siyasi tutukluların su, yiyecek ve tıbbi bakımdan mahrum bırakıldığı yönündeki bilgiler – kaygı vericidir. Rejimin çaresizlik ve düşüş korkusuyla siyasi tutuklulara yönelik katliam girişiminde bulunabileceği endişesi vardır. Bu nedenle bu hassas dönemde mevcut gerici savaşa ve savaş çığırtkanlarına karşı durulmalıdır. Füze ve bombardımanla halkın özgürlüğü sağlanamaz. Mücadele, İslamcı kapitalist rejime karşı ve İran halkının kendi kitlesel devrimci eylemiyle bu despotik düzeni devirmek için verilmelidir. Sol ve Komünist Güçler İşbirliği Konseyi, İran halkını; işçileri, emekçileri, kadınları ve erkekleri; tüm sol, komünist, özgürlükçü ve insancıl kurum ve örgütleri uyanık olmaya çağırmaktadır. Siyasi tutukluların derhal ve koşulsuz serbest bırakılması için birlikte mücadele edelim. Deneyimler göstermektedir ki savaş uzadıkça su, elektrik, gıda ve ilaç sıkıntısı yaşanabilir; okullar ve kamu hizmetleri kapanabilir. Bu nedenle bağımsız halk örgütlenmeleriyle dayanışmayı büyütelim. Diktatörün ölümünün yarattığı bu sevinç, diktatörlüğün, istibdadın, dini ve kapitalist yönetimin sonuna ve özgürlük, eşitlik ve insanlığın kapılarının İran halkına açılmasına vesile olsun.
Kahrolsun İslam Cumhuriyeti’nin kapitalist rejimi
Gerici savaşa derhal ve koşulsuz son verilsin
Yaşasın özgürlük – Yaşasın sosyalizm”
Sol ve Komünist Güçler İşbirliği Konseyi olarak imzası bulunan hareketler şunlar oldu: Sosyalist-İşçi İttifakı, İran Komünist Partisi, İşçi Komünist Partisi- Hekmatist, İşçi Yolu Örgütü, Fedayeen Örgütü (Azınlık), Azınlık Çekirdeği.
DIŞ HABERLER









