Rize ve Trabzon’da şiddetli yağış sele ve taşkınlara neden oldu, araçlar sular altında kaldı, evler tahliye edildi. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu Karadeniz’de yaşanan felaketlerin nedenlerine dikkat çekerek ‘Her yağmurda bu felaketleri yaşayacağız’ dedi
Rize’de metrekareye yüz kilogramın üzerinde yağışla beraber dereler taştı, yollar göle döndü, çok sayıda araç su altında kaldı. Birçok evi su basması nedeniyle binalar tahliye edildi. Kentin yüksek kesimlerinde ise heyelanlar meydana geldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sarı kodlu kuvvetli ve yer yer şiddetli yağış uyarısının ardından Doğu Karadeniz’de etkili olan sağanak, özellikle Rize’nin İyidere ve Pazar ilçelerini etkiledi. İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, ilçede 9 mahalle ve 7 köyde büyük hasar meydana geldiğini açıkladı. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ise gece boyunca etkili olan sağanak nedeniyle herhangi bir can kaybı yaşanmadığını açıkladı.
Selin ardından belediye, özel idare, Devlet Su İşleri (DSİ) ve Karayolları ekipleri, iş makinelerinin desteğiyle başlatılan temizlik ve su tahliye çalışmaları sürüyor. Trabzon’da ise şiddetli yağış nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu’nda bazı araçlar yolda mahsur kaldı. Kentin yüksek kesimli mahallelerinde elektrik kesintileri meydana geldi. Yalıncak Mahallesi’nde bir sitenin istinat duvarının çökmesi sonucu 8 katlı iki blokun zemin ve birinci katlarında hasar meydana geldi. Apartman sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi. TİSKİ, Karayolları ve itfaiye ekipleri su baskınlarına müdahale edildiğini ve herhangi bir can kaybı yaşanmadığını belirtti.
‘Mesele sahil yolu’
Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, yaşanan son duruma ilişkin değerlendirmede bulunarak, “Burada asıl mesele Karadeniz Sahil Otoyolu, HES’ler, taş ocakları ve son olarak yaylalarda maden sondaj çalışmaları ile en son olarak halkın büyük tepkilerine rağmen DSİ’nin dere ıslahı adı altında başlattığı kanal projeleri. Karadeniz Sahil Otoyolu ile denizle kentlerin arasında Çin Seddi gibi ciddi bir set oluşturdu ve suların denize ulaşımı engellendi” dedi.
‘Bu son olmayacak’
HES projelerinin de gürül gürül akan derelerin suyunu yuttuğunu vurgulayan Oğuz Kurdoğlu, “Böylesi yağmurlarda türbinlerin dolması sonrası kapakların açılmasıyla ciddi sel felaketlerinin oluşmasına neden oldu. Taş ocakları doğanın kalbinde adeta dinamit. Taş ocaklarında tonlarca dinamitin patlatılması, mermer yapısı olan Karadeniz’in dört bir yanını çatlatıyor ve ardından yeni felaketler meydana geliyor. DSİ kanal projelerine ‘Biz buna tabutluklar’ diyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Arhavi’de yaşanan sel ve heyelanlarda bunun en canlı örneklerini gördük. DSİ tarafından dere ıslahı adı altında derelerin kanala alınması tam bir faciaya sebep oldu. Arhavi ilçesinin tamamı sular altında kalmıştı. Bu oluşan kanallar sayesinde derenin doğal akışı değil, fişek gibi akan bir dere ile karşılaştık ve sonuç hüsran oldu. Dünyaca ünlü Pilarget Vadisi’nde bin yıldan beri gürül gürül akan dereler de maalesef beton kanal projeleri ile yok ediliyor. Sadece dereler değil, bir kültür, bir tarih yok ediliyor. Bu son yaşanan sel felaketi anlaşılıyor ki son olmayacak. O nedenle acilen hayata geçirilmek istenen ve felaketlerle sonuçlanan bu projelerden bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor. Yoksa her yağmurda bu felaketleri yaşayacağız, can kaybı olmadı diye de sevineceğiz” diye belirtti.
Kaynak: MA









