Rojin’in şüpheli ölümünün aydınlatılması için Adalet Bakanı ile görüşen baba Nizamettin Kabaiş, ‘Yaptığımız görüşmeden sonra eğer yine aydınlatılmazsa Meclis’in kapısına gideceğim, orada oturma eylemi yapıp açlık grevine gireceğim’ dedi
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne dair başlatılan soruşturma, aradan bir yıl geçmesine rağmen aydınlatılmadı. Kaybolduktan 18 gün sonra cenazesi bulunan Rojin’in dosyasında gizlilik kararı sürerken, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) yeni raporu, daha önce vücudunda tespit edilen iki erkeğe ait DNA’nın “bulaş” olmadığını ortaya koydu. Buna karşı DNA’ların kime ait olduğu halen açıklanmazken, soruşturmadaki belirsizlikler ise sürüyor.
13 Ocak’ta Ankara’ya Adalet Bakanı ile görüşmeye giden baba Nizamettin Kabaiş hem dosyaya ilişkin hem de Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmeye dair konuştu. 15 aya yakındır Rojin Kabaiş dosyasında bir gelişmenin olmadığını ifade eden Nizamettin Kabaiş, yürütülen soruşturmanın eksik ve yetersiz olduğunu dile getirdi.
‘Benim kızım Wan Gölü’nün içinde bulunmadı’
Nizamettin Kabaiş, “Adalet Bakanı ile görüşme talep etmiştik, talebimizi kabul etti. Kendisiyle bir buçuk saate yakın bir görüşme gerçekleştirdik. İlk günden bu yana neler yaşadıysak hepsini paylaştım. Rojin için yapılan yanlış haberlerin de olduğunu söyledim. Benim kızım Wan Gölü’nün içinde bulunmadı, kızım göl kenarında bulundu. Bakan ile yaptığımız görüşmede de söyledim; kızımın boğulduğu dosyada yazılmıştı, net bir kanıt istedim. Bunları konuştuktan sonra Bakan, İstanbul’da ATK’yi aradı, söylediğim kısmın dosyadan ayrılması gerektiğini söyledi. 18 gün boyunca hangi suda kalmış ya da hangi suda boğulmuş, bunu ayırmamışlar. Talebim bunların netleşmesi” dedi.
‘DNA ve kanın kimlere ait olduğu tespit edilirse her şey açığa çıkacaktır’
Rojin’in şüpheli ölümünün aydınlatılması için yeterince kanıtın olduğunu aktaran Nizamettin Kabaiş, “Rojin’in akciğerinde su olmadığını tespit etmişler, iki erkeğe ait DNA tespit edilmiş. Bunlar yeterli delil değil mi? 18 gün suda olan birinin vücudunda bulunan DNA tespit edilmez. Bakana Wan’da tutulan rapor gönderilmişti, kendisi de incelediğini söyledi. Rojin’in atletinde kan tespit edildiğini dahi biliyor. O kan bir kadına ait olan bir kandır. Bakanın aktardığına göre, kadına ait olan kan atletin iki ayrı yerinde var. DNA’lar nasıl önemliyse, kanın kime ait olduğunun ortaya çıkması da o kadar önemli. DNA ve kanın kimlere ait olduğu tespit edilirse her şey açığa çıkacaktır. Mücadelemin 50 sene de geçse süreceğini de bakana aktardım” diye konuştu.
‘Açlık grevi ve oturma eylemine başlayacağım’
Adalet Bakanı ile yaptıkları görüşmenin iyi ve olumlu geçtiğini belirten Nizamettin Kabaiş, avukatları eşliğinde görüşmelerin sürdüğünü, Rojin Kabaiş’in ailesi olarak tek taleplerinin Rojin’in şüpheli ölümünün aydınlatılması olduğunu ifade etti. Nizamettin Kabaiş, “Bakanlık dile getirdiğim her şeyi not etti ve ilgileneceklerini söyledi. Adalet Bakanı ile yaptığımız görüşmeden sonra eğer yine aydınlatılmazsa Meclis’in kapısına gideceğim, orada oturma eylemi yapıp açlık grevine gireceğim. Eğer isterlerse bunu çözerler ama istemiyorlar, o yüzden çözülmüyor” dedi.
Haber: Rabia Önver \ JINNEWS









