Amed’deki yeni nesil çetelerden olan ‘Sakallılar’ çetesinin iddianamesinde yok yok. Çete üyeleri, kendilerini selefiler olarak tanımlıyor, şeriat haracı kesiyor ve Daltonlarla birlikte hareket ediyor
Amed’de 2025 yılında iş yerlerine dönük gerçekleşen saldırıların birçoğu, “Durmazlar” ya da “Sakallılar” olarak adlandırılan çete tarafından gerçekleştirildi. Çetenin birçok üyesi, Kasım 2025’de yapılan baskınlarda gözaltına alındı ve tutuklandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame, çetenin saldırıları dair önemli ipuçları verdi.
Rezan (Bağlar), Peyas (Kayapınar) ve Sûr ilçelerinde aktif faaliyet yürüten çetenin iddianamesinde birçok suçlama yer aldı:
“Örgüt üyeliği, güvenliğin silahla kasten tehlikeye sokulması, yağma, cebir ve tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama, mala zarar verme…”
İddianameye göre dava 62 sanıklı. Bunlardan 22’si tutuklu:
“Cengizhan Bozkaya, Deniz Yıldırım, Hamid Özel, Hamit Aytulun, Hamza Meygil, Hüseyin Elhatısaru, Hüseyin Tokur, İbrahim Durmaz, Mahmut Tulan, Mehmet Siraç Dönen, Muhammed Bilen, Muhammed Durmaz, Muhammed Yusuf Bozkaya, Muhammet Vuran, Murat Tokmacı, Sadık Çelik, Veysi Demirören, Yakup Koşar, Yunus Alınak, Yunus Baran, Yusuf Altan ve Berat Ergün.”
Çete yöneticileri daha önce serbest bırakılmış
Çetenin 3 yöneticisi bulunuyor: İbrahim Durmaz, Hüseyin Elhatısaru ve Muhammede Durmaz. Çete yöneticilerine dair dikkat çekici bilgilere de yer verildi. Çete yöneticilerinden İbrahim Durmaz’ın 2024’de adli kontrol tedbiri şartıyla serbest bırakıldığı, sonrasında bazı kişileri Muhammed Durmaz ve Hüseyin Elhatısaru ile birlikte etrafında topladığı, Elhatısaru’nun da “yol kesmek suretiyle silahlı birden fazla kişi ile yapma, kasten yaralama” suçlarından kaydının olduğu bilgilerine yer verildi.
Muhammed Durmaz’ın sicilinde yok yok
Çete yöneticilerinden Muhammed Durmaz hakkında ilk olarak 2018’de “taksirle yaralama” suçundan adli işlem yapıldığı belirtildi. Aynı yıl “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti” suçundan işlem yapıldığı ve “nitelikli hırsızlık” suçundan yakalandığı kaydedildi. 2021’de Özsucular tekstil isimli işyerine yönelik silahlı saldırıda bir başka çete yöneticileriyle yakalandığı ve adli kontrolle serbest kaldığı, 7 ay sonra ruhsatsız silah yakalattığı, aynı yılın devamında “genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması” suçundan hakkında işlem yapıldığı, 2022’de ruhsatsız tabanca ile yakalandığı, Nesim Oto adlı iş yerine saldırıda yakalandığı, Mat Oto adlı iş yerine saldırıda şüpheli olarak işlem gördüğü, 2023’de ruhsatsız silah yakalattığı, sonrasında “yağma” iddiasıyla yakalandığı ve adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldığı belirtildi.
İddianamede Muhammed Durmaz’a yöneltilen suçlamalar şöyle:
- Ez Ahir Aydemir’e yönelik yağma (13.02.2025)
- Silahla yakalanma (18.03.2025)
- Genel güvenliğin tehlikeye sokulması (18.01.2025)
- Merve Gülen’in ikametinin kurşunlanması (21.01.2025)
- Arya Gsm adlı iş yerinin kurşunlanması (11.02.2025)
- Nergiz Gold isimli iş yerinin kurşunlanması (6 farklı saldırı)
- Honda, Toyota ve Otokoç bayilerinin kurşunlanması (12.03.2025)
- Koyuncu Grup/Wyndhm Otel (12.01.2025) ve Abbas Waffle (03.02.2025) kurşunlanması Nesrin Güzellik Salonu’nun kurşunlanması (27.10.2023)
- Qendall’s ve 21 İçecek Shop’un kurşunlanması (25.09.2024)
- Sevket Alçın ve Mehmet Salih Gündüz’e yönelik yağma (31.12.2024)
İbrahim Durmaz’a 9 suçlama
Çete yöneticisi İbrahim Durmaz’ın 2023’de İbrahim Halil Doğan’ın yöneticisi olduğu örgüte dönük operasyonda yakalanamadığı, 2024’de gözaltına alındığı, bu dosyada “mala zarar verme, kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” olaylarına iştirakı olduğu, “çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne üye olmak” suçlamasına rağmen adli kontrolle serbest bırakıldığı, yine 2017’de “tehdit hakaret” suçlarından şüpheli işlem yapıldığı, 2020’de “nitelikli yağma” iddiasıyla soruşturulduğu, 2021’de bir kişinin silahla yaralanması olayında gözaltına alındığı, 2021’de M.B.’yi yaraladığı aktarıldı.
İbrahim Durmaz’a yöneltilen suçlamalar:
- Emek Taksi Durağı’nda yönelik yağma (03.01.2025)
- Mehmet Ataş isimli kişiye yağma (15.10.2025)
- Ez Ahir Aydemir’e yönelik yağma (13.02.2025)
- Koyuncu Grup/Wyndhm Otel (12.01.2025) ve Abbas Waffle (03.02.2025) kurşunlanması
- Yetissin Lastik işyerine sahiplerine yönelik yağma (06.02.2025)
- Muhammed Emin Bal’ın kasten yaralamak (04.11.2024)
- Hasan Eser Yıldırım’a yönelik yağma (15.08.2025)
Elhatırsaru da yakalanıp bırakılmış
Bir diğer örgüt yöneticisi Hüseyin Elhatısaru hakkında ilk olarak 2021’de “tehdit-kasten yaralam” suçundan işlem yapıldığı, aynı yıl “mala zarar verme, kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”ndan soruşturulduğu, yine hırsızlık yağma ve yaralama gibi birçok suçdan kaydının olduğu kaydedildi.
Elhatısaru’ya yöneltilen suçlamalar da bir hayli fazla:
- Gönder ailesine yönelik yağma (14.06.2025)
- Güneş ailesine yönelik yağma (14.07.2025)
- Nergiz Gold isimli iş yerinin kurşunlanması-HTS şüphelisi (6 farklı saldırı)
- Fırat Altın Tamircisi’nin kurşunlanması-HTS şüphelisi (18.01.2025)
- İddia bayisinin kurşunlanması-HTS şüphelisi (22.04.2025)
Veysel Gür: Uyuşturucu ve imalatı ve ticareti
Dosyanın bir başka şüphelisi Veysel Gür. 2007 yılında henüz 15 yaşında iken “mala zarar verme” suçundan ilk suç kaydı olmuş, 2011 yılına “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imalatı ve ticareti” suçlamasıyla tutuklanmış. 2021’de Sûr’da ruhsatsız tabancayla yakalanmış, aynı yıl yaklaşık 10 ay sonra yine tabancayla yakalanmıştı.
Emek Taksi Durağı’na yönelik yağma da iddianamede
İddianamede olayların nasıl geliştiği de ayrıntılarıyla anlatıldı. Emek Taksi Durağı’na yönelik yağmada taksici Y.E.’nin ifadelerine yer verildi. Yakup Koşar’ın (tutuklu) 40 lira üzerinden İ.O. adlı taksiciyle tartıştığı, sonrasında uzun sakallı 7-8 kişinin silahlı bir şekilde taksiciyi darp ettiği, yüzleri maskeli 2 şahsın başka bir taksicinin kafasına silah dayadığı, ertesi gün Hamza Meygil (tutuksuz yargılanıyor) ve Yunus Alınak’ın (tutuksuz yargılanıyor) işletmesinde “cemaat” kurularak 40 TL taksi ücreti için 4 adet kurban kesilmesinin istendiği, kesilmemesi durumunda silah ile taksicinin eline sıkılacağını, bunun üzerine 4 adet kurban yerine 40 bin TL karşılığında anlaşma yapıldığı kaydedildi. İddianamede, devamla şunlar kaydedildi:
“Durmazlar suç örgütü üyesi şüpheli Yakup Koşar’ın cüzi miktarda bir taksimetre ücreti anlaşmazlığından dolayı Emek Taksi durağına 7-8 kişilik bir grup ile silahlı baskın verdikleri, durak çalışanlarını tehdit ettikleri, kafasına silah dayadıkları, örgüt üyesi şüpheli Yunus Alınak’ın işyerinde sözde kurulan cemaatte yine suç örgütü üyelerinden şüpheliler Hamza Meygil ve Yunus Alınak söz sahibi edilerek cemaatten olayda taraf olmayan müşteki Y.E.’nin olay günü şüpheli Yakup Koşar’a küfrettiği ve saldırdığını belirtilerek taraflı karar çıkması sağlandığı, E. ailesinden ölüm tehditleri ile korku ve baskı unsuru oluşturularak cebir ve tehdit yoluyla para alındığı anlaşılmış (…)”
Ayrıca HTS raporlarıyla söz konusu kişilerin olayın yaşandığı yerde baz verdiği kaydedildi.
Borca karşı uyuşturucu teklifi
Güneş ailesine yönelik yağma eylemine dair de geniş bilgiler yer aldı. Müşteki M. Güneş’in 2024’te yaklaşık değeri 2 milyon lira olan otomobili dosyada yargılanan Ömer Gezer ve Azize Gezer’e vadeli olarak sattığı, Gezerler’in bu parayı ödeyemediği, aradan 2 ay süre geçtikten sonra M. Güneş’in alacağı için Azize Gezer’e ulaştığı, Azize Gezer ve Ramazan Çiftçi’nin (sanık) borca karşı 500 bin TL değerinde uyuşturucu madde teklif ettiği, M. Güneş’in bunu kabul etmediği ifade edildi.
Daha sonra M. Güneş ile diğer sanıkların yeniden bir iş yerinde bir araya geldiği, Azize Gezer’in “Ben selefilerden mercedes CLA 200 aldım, bu arabayı satınca sana borcumu pazartesi ödeyeceğim” dediği, görüşmeden bir gün sonra sanık Yusuf Elaldı’nın M. Güneş’in amcası S. Güneş’i arayarak “numaranı birilerine verdim senin ile görüşecek” dediği belirtildi.
‘Biz selefiyiz, biz Allah için buradayız’
Kendisini Hüseyin Aslan olarak tanıtan çete yöneticisi Hüseyin Elhatısaru’nun yurt dışı GSM hattından M. Güneş’in amcası S. Güneş’i arayarak, “Senin yeğenin bizim aile dostumuzu sıkıştırıp rahatsız ediyor ona söyle durmazsa ona gereken cezayı keser gereğini yaparız” şeklinde tehdit ettiği, görüşmeden bir süre sonra Elhatısaru’nun bu kez farklı bir numaradan aynı kişiyi arayarak “Konunun şüpheliler Mehmet Gezer, Azize Gezer ve Ömer Gezer’i rahatsız etme konusu olduğunu, bundan dolayı yiyenlerini öldüreceklerini” söylediği kaydedildi. Aynı gün tarafların bir oto galericide buluştuğu, burada müştekilerden E. Güneş’in “Biz selefiyiz, biz Allah için buradayız, biz ölürsek şehidiz. Senin yiyenine yaptığı terbiyesizliğin cezası olarak parmaklarını keseceğiz” şeklinde tehdit edildiği bilgileri paylaşıldı.
Sonrasında Hüseyin Elhatısaru’nun müştekileri arayarak, kendilerinin “selefi” olduklarını, devleti tanımadıklarını ve cezayı şeriata göre verdiklerini, bundan sonra bu olayın tarafının kendileri olduğunu, ölümle tehditlerde bulunduğu ve “cemaat” kurduktan sonra son kararın iletileceğini söylediği paylaşıldı.
“Cemaat” toplantısı sonrası E.Güneş’in aranarak, “Bizim cemaatimiz M. Güneş’e (müşteki) ve M. Güneş (diğer M. Güneş’in akrabası) 1 milyon TL ceza kesti. Bu parayı … tarihine kadar ödeyeceksiniz, ödemezseniz M. Güneş ve M. Güneş’in kafalarını kesip G.D’ye (iş yeri ismi) asacağız” şeklinde tehdit edildiği kaydedildi.
Defalarca kurşunlayıp 3 milyon TL istediler
Nergiz Gold’un imzalanmasına dair anlatılar da bir hayli dikkat çekici. İş yeri sahibi S.N., işyerine dönük 3. saldırı sonrası tanımadığı bir yurt dışı numarasından arandığını belirterek, “Telefondaki şahıs bana kendisinin Muhammet Durmaz olduğu söyledi ve bana ‘Bu üç kurşunlamayı da ben yaptım. 3 milyon TL vermezsen bu kurşunlama olayları devam edecek’ dedi” şeklinde tehdit edildiğini anlattı.
Saldırgan çocuk
Kurşunlanan Nesrin Güzellik Salonu sahibi, saldırganın çocuk olduğunu, sanıklarla herhangi bir husumetinin bulunmadığını, çekincelerinden kaynaklı iş yerini kapatmak zorunda kaldığını ifade etti.
Hem parası ödenmedi hem haraç verdi
Çetenin mağdurlarından H.E.Y. ise, H. Şeker adlı kişiye 8 milyon TL değerinde çek karşılığında daire verdiğini, çeklerin sahte çıktığını ve bunun üzerine şikayetçi olduğunu, ardından H. Şeker’in İbrahim Durmaz ile birlikte kendisini tehdit etmeye başladığını kaydetti. H.E.Y., Durmaz’ın kendisini “konu artık bizim konumuz” diyerek 400 bin TL “ceza” kestiğini, bu paranın 50 bin TL’sini hesaptan verdiğini belirtti.
H.E.Y., sonrasında Durmaz’ın kendisini görüntülü aradığını işaret ederek, “(…) kalan 350 bin TL’yi yanında bulunan sarısın genç bir çocuğu göstererek ‘Sana konum atacağız. Parayı getir bu arkadaşa ver. Getirmezsen seni öldürürüz. Ayrıca şikâyetini geri çek ve H. Şeker’in çeklerini geri ver’ seklinde tehdit etti. Durmaz’ın tarif ettiği sahsa 350 bin TL parayı elden verdim…” dedi.
Olay gününe dair baz raporuna işaret edilerek, “Olay tarihinde örgüt lideri olan şüpheliler İbrahim Durmaz, Hüseyin Elhatısaru, örgüt üyesi olan şüpheliler Sadık Çelik, Hamza Meygil, Yusuf Elaldı, Abdulaziz Taşan, Deniz Yıldırım, Hüseyin Tokur, Mehmet Siraç Dönene, Murat Tokmacı, Ramazan Çiftçi, Veysi Demirören, Cengizhan Bozkaya, Ramazan Bozkurt ile şüpheliler Hasan Demir, Ömer Elaldı, Mehmet Kadar’ın müştekiye örgütün korkutucu gücünü kullanarak örgüt adına haraç kestiklerini söyleyip tehdit ettikleri ve para istedikleri (…)” denildi.
Elaldılar’a azmettirme suçlaması
2022 yılında “işsizlik yok, iş beğenmemezlik var” sözleriyle gündem olan ve Amed’de uzun yıllardır tatlı sektöründe faaliyet yürüten Yılmaz Elaldı ile bazı yakınları da iddianamede ismi geçen isimler oldu.
Yılmaz Elaldı, “örgütü suça azmettirme” suçlamasıyla iddianamede yer aldı. Gönder ailesine yönelik yapma suçlamasında Elaldı’nın ismine yer verildi.
Müşteki beyanlarında, Elaldı ailesi ile Gönder ailesi arasında araç satısı yapıldığı, Elaldılar’ın taahhüt ettikleri tarihlerde ödeme yapmadıkları, Elaldı ailesinin Durmazlar örgütüyle birlikte hareket ettikleri, Hüseyin Elhatısaru’nun V. Gönder’i tehdit ettiği yönünde bilgiler yer aldı.
Ayrıca Elaldı ailesi ile çetenin üyelerinin sanal medya hesaplarında paylaştıkları bir fotoğrafla kamuoyuna “birlikte hareket ettikleri” izlenimi verdiklerine işaret edildi. İddianamede, “Sonuç olarak suç örgütünün korkutucu gücü ve ölüm tehditti ile müştekilerin alacaklarını tahsil edemedikleri, buna teşebbüs etmekten dahi imtina ettikleri, dolayısıyla yağma suçunun unsurlarının oluştuğu ve bu suçun anılan örgütün faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirildiği değerlendirilmiş(..) denildi.
Elaldı’nın ismi, Mehmet Ataş isimli kişiye yönelik yağma suçunda da yer aldı. Müşteki ihbarı ve ifadelerine işaret edilerek, “Yılmaz Elaldı’nın K.Y. ve M.A. isimli şahıslara ile aralarında gerçeklesen taşınmaz alım satım işlemleri sonrasında şahıslara zorluk çıkarttığı, önce K.Y. isimli sahsın üstünde daha sonra M.A. isimli sahsın üzerine geçen villayı devri olmasına rağmen teslim etmediği, sonrasında ise Durmazlar suç örgütü üyelerinden şüpheli M.S.D. basta olmak üzere örgüt lideri şüpheliler İbrahim Durmaz ve Muhammed Yusuf Bozkaya’yı azmettirdiği, suç örgütünün korkutucu gücü ve ölüm tehditti ile müştekilerin geri adım atmalarını sağlayarak bu ticaretten haksız kazanç elde etmeye çalıştığı (…)” diye kaydedildi.
İddianamedeki bir başka isim Yusuf Elaldı oldu. Gönder ve Güneş aileleri ile H.E.Y.’ye yönelik suçlamaların yanı sıra “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçlaması yöneltildi.
Yine ismi gözaltı ve tutuklamayla daha önce gündeme gelen Ömer Elaldı’nın ismi de iddianamede yer aldı. Ömer Elaldı’ya da Gönder ailesine yönelik yağma üzerinden “örgütü suça azmettiren” suçlaması yöneltildi.
Sellefiler ve Daltonlar’dan eş zamanlı saldırı: Bir Amed’de biri İstanbul’da
İddianame, farklı çetelerin nasıl birlikte hareket ettiğini de ortaya koydu. Selefilerin Amed’de, Daltonlar’ın ise İstanbul’da eş zamanlı saldırıda bulunduğu kaydedildi.
İddianamede, E.K.’nin sahibi olduğu Koyuncu Grup adlı iş yeri ile E.K.’nin ortağı M.K.’nin İstanbul’daki Days Hotel By Wyndham’ın eş zamanlı saldırıya uğradığı ifade edildi.
Her iki olaya dair yapılan tahkikata dair şu bilgiler yer aldı:
“(…) Eş zamanlı olarak gerçeklesen 2 olayın İstanbul ilindeki eylemi Daltonlar grubunun, Diyarbakır ilindekini ise Daltonlar grubu adına eylem yapan şüpheliler Muhammed Durmaz ve İbrahim Durmaz’ın liderliğinde yaptığı suç örgütü çetesinin gerçekleştirdiği, bahse konu olaylarda 18 yasından küçük reşit olmayan uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı maskeli şahısların azmettirildiği, son olarak 03.02.2025 günü saat:03.50 sıralarında E.K. isimli sahsın yine ortağı olduğu Diyarbakır ilinde faaliyet gösteren Abbas Waffle isimli işyerine silahlı saldırı gerçekleştirildiği (…)”
İddianamede, Daltonların 1 milyon dolar haraç istediği ifade edildi.
İddianamede, “ticari alacak verecek meselelerinde kendi usullerince çözüme kavuşturmayı amaçlayan, verdikleri hükümlere uymayanları yaralama, ev veya is yerlerini kurşunlama hatta öldürmekle tehdit ederek baskı altına alan, bunu yaparken kendilerini Sakallılar gibi tabirlerle tanıtan, dini değerleri referans alarak kendilerince adalet sağladıklarına inanan, Anayasa ve kanunlar doğrultusunda temin edilen kamu düzeninde ‘kendilerini adalet dağıtan ve sözde ser-i hükümlerle verdikleri kararların uygulayıcısı’ gibi lanse ederek insanlar üzerinde korku oluşturup bölgede panik havası yaratmayı ve bu sayede istedikleri düzeni sağlayacaklarına inanan bir suç örgütünün var olduğu anlaşılmış (…)” gerekçeleriyle çete üyelerinin cezalandırılması talep edildi.
Haber: Azad Altay \ MA









