DEM Parti Milletvekili Özgül Saki, LGBTİ+ ve hak örgütlerine yönelik operasyonların toplumsal yaşamı yeniden dizayn etme amacı taşıdığını belirterek, saldırılara karşı ortak mücadele çağrısı yaptı
İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 15 kentte 12 Eylül’de LBGTİQ+, feminist ve hak örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 81 kişi tutuklandı. Soruşturmaya tepki amacıyla İstanbul Adliyesi önünde yapılan eyleme dönük gerçekleşen polis saldırısında ise 106 kişi gözaltına alınarak, ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, konuya değerlendirmelerde bulundu.
‘Kimse güvende değil’
AKP’nin sembollerden “hoşlandığını” söyleyen Özgül Saki, “Mesela operasyona ‘Ailem Güvende’ ismini verdi. Şimdi hiçbir kişinin güvende olmadığı, hele kadınların her gün kitlesel katliama varan bir şekilde aile içinde öldürüldüğü ve iktidarın hiçbir tedbir almadığı böyle bir koşulda operasyonun ismine ‘Ailem Güvende’ dediler. Aradan 24 saat geçmeden ‘Sokağım Güvende’ diye bir operasyon yapıldı. Uyuşturucuyla, fuhuşla mücadelenin de bir parçası gibi gösterildi” dedi.
‘Nüfus planlamasıyla etkisi’
Nüfus artış hızına işaret eden Özgül Saki, şöyle devam etti:
“Doğum oranları azalıyor. Dolayısıyla nüfus artış hızı azalıyor. ‘Buna izin veremeyiz. O yüzden aileyi yücelteceğiz’ diyorlar. Burada ‘aileyi koruyacağız’ derken kendilerini hiçbir yük altına girmeden, hiçbir sosyal destek vermeden, hiçbir koşulda kadın yoksulluğuna karşı mücadele etmeden, bakım emeğini bir sosyal hizmet politikası yapmayıp kadınların omuzlarına yıkmışken her şeyi kadınların üstlenmesini istiyorlar. Bunu meşrulaştırmanın araçlarından bir tanesi de böyle ne idiği belirsiz operasyonlarla despotik yönünü göstermeye çalışıyorlar.”
‘Yeni toplumsal inşa amaçlanıyor’
LGBTİ operasyonunda yeni toplumsal inşanın amaçlandığını kaydeden Özgül Saki, “İddianamelerde çok açık söylüyorlar. İddianamelerde, ‘Türk İslam aile yapısına aykırı’ ifadeleri geçiyor. İlk defa bu şekilde tutanaklara girdi. Önceden ‘makbul aile’, ‘aileyi koruyacağız’ diye ifadeler geçiyordu. Artık çok açık itiraf ediyorlar. Ancak biliyoruz ki çocuk istismarlarının en çok olduğu yerler tarikatlardır. Aslında bizzat iktidar eliyle çocuk bedenlerine el konuluyor. Kadınların durumunu hemen hemen her gün konuşuyoruz. Eğitim Bakanlığı’nın müfredatında da yapmaya çalıştıkları şey bunlardır. Çünkü aileyi bu şekilde dizayn etmek demek, toplumun tamamını bu şekilde dizayn etmek demektir. LGBTİ’leri ve kadınları kendi tanımladıkları aile içine kapatıyorlar ve bu kapatmayı bir bütün olarak topluma yayıyorlar.”
Özgül Saki, “Hem burada var olduğumuz yerde hem enternasyonal bir şekilde bu saldırılara karşı etkili bir mücadele örmeliyiz” diyerek, mücadele vurgusunda bulundu.
Kaynak: MA









