• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Samandağ’da panel: Kürt sorununun çözümü demokratik siyasetin önünü açar

14 Temmuz 2026 Salı - 18:12
Kategori: Güncel, Manşet

Hatay’ın Samandağ ilçesinde düzenlenen 26’ncı Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen panelde konuşan Çiğdem Kılgün Uçar, ‘Bizim görevimiz devlete ve iktidara rağmen bu süreci sahiplenmek, barış ve demokrasi mücadelesini toplumun tüm kesimleriyle birlikte inşa etmektir’ dedi

Hatay’ın Samandağ ilçesinde düzenlenen 26’ncı Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali kapsamında Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği ile Samandağ Kalkındırma Derneği öncülüğünde bir otelde “Derinleşen otoriterlik, Süreç ve Demokratikleşme Olanakları” başlıklı panel düzenlendi.

Moderatörlüğünü Mehmet Karasu’nun yaptığı panele konuşmacı olarak Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Sözcüsü Sevtap Akdağ, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Parti Meclisi Kenan Kalyon, Kaldıraç Hareketi Temsilcisi Hakan Dilmeç, Halkevleri Genel Başkanı Linfa Sevinç Hocaoğulları, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Dönem Sözcüsü Oya Nur ve gazeteci yazar Ercüment Akdeniz katıldı.

‘Tarihsel miras bıraktı’

Konuşmasına 14 Temmuz 1982 Amed Zindanı ölüm orucu direnişinde yaşamını yitirenleri anarak başlayan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bugün 14 Temmuz. Amed cezaevinde Kürt halkının haklı ve onurlu mücadelesinin kazanımları ve varlığının ispatı için büyük bir ölüm orucu direnişi sergilendi. Kemal Pir, Mehmet Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek şahsında, bu mücadeleye yön veren ve yitirdiğimiz tüm siperdaşlarımızı ve mücadele arkadaşlarımızı saygı ve sevgiyle anıyorum. Yürüttüğümüz siyasetin ve bugün bu buluşmaları gerçekleştirebilmemizin arkasında onların bıraktığı tarihsel miras bulunmaktadır” dedi.

‘Otoriterlik yeni yöntemlerle kendisini inşa ediyor’

Dünya genelinde halkların yüzde 72’sinin otoriter rejimlerle yönetildiğini belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, günümüz otoriterliğinin yalnızca klasik devlet baskısı ya da darbeler üzerinden değil, sermaye, teknoloji ve bilgi rejimlerinin tek merkezden yönetilmesiyle tahkim edildiğini söyledi. İktidarların topluma güvenlik krizleri üzerinden rıza ürettiğini belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Otoriterliğin halklara söylediği tek şey var: ‘Terör var, göçmen sorunu var, iç ve dış tehditler var; sizi bunlara karşı koruyoruz.’ Oysa bu tehditleri yaratan mekanizmanın kendisi zaten mevcut iktidar aklıdır. Bizden talep edilen şey ise siyasetsizlik, sessizlik ve biat etme halidir” diye belirtti.

‘Kürt sorunu güvenlikçi politikalara hapsedilemez’

İktidarın yürütmek istediği “Terörsüz Türkiye” söyleminin Kürt sorununu dar bir güvenlik konseptine sıkıştırmaya çalıştığına değinen Çiğdem Kılıçgün Uçar şöyle devam etti:

“Hukuki güvence şart. Devlet açısından silahların bırakılması tek başına bir çözüm olarak sunuluyor. Peki, silahlar bırakıldıktan sonra Kürtlerle, diğer halklarla ve inançlarla ilgili Anayasal ve hukuki bir güvence sağlama yönünde atılmış tek bir adım var mıdır? Asıl gizlenen ve ötelenen gündem budur. 27 Şubat çağrısı hem Kürt halkına hem de devlete yapılmış tarihsel bir çağrıydı. Sayın Öcalan ve Kürt özgürlük hareketi bu süreçte üzerine düşen tüm cesur adımları atmıştır. Ancak süreç, adım atmayan devlet gerçekliğine takılmıştır. Kürtlerin, kadınların, Alevilerin, Ermenilerin, Arapların hukuken ve anayasal olarak tanınmadığı bir vasatta gerçek bir demokrasiden söz edilemez. Kürt sorununun çözümü, Türkiye’de toplumsal barışın ve demokratik siyasetin önünü açacak en temel dinamiktir.”

‘Birlikte inşa edeceğiz’

İmralı Cezaevi’nin Kürt sorununun hukuksuzlukla kilitlendiği ana merkez olduğunu vurgulayan Çiğdem Kılıçgün Uçar, tecrit politikalarının derinleştiği her dönemde Türkiye genelinde hak ihlallerinin arttığına, yerel yönetimlere kayyum atanarak halkın iradesinin gasp edildiğine dikkat çekerek, “Devletin esas istediği şey, bu sürecin toplumsallaşmasını engellemek ve meseleyi sığ bir tartışmaya hapsetmektir. Bizim görevimiz devlete ve iktidara rağmen bu süreci sahiplenmek, barış ve demokrasi mücadelesini toplumun tüm kesimleriyle birlikte inşa etmektir” dedi.

‘Bir aradayız’

Halkevleri Genel Başkanı Linfa Sevinç Hocaoğulları, içinde bulunan süreçlerin izleyicisi değil, bir yerin tarafı değiliz diyerek, “Biz öznesiyiz çünkü değiştirmek istediğimizi, kurmak istediğimiz bir ülke var. Bu anlamda bu sürecin özneleri olarak ne yapacağımızı konuşmak için bir aradayız” diye konuştu.

‘Öz dönüşüm süreci müşterek mücadeleyi ilgilendiriyor’

SYKP Parti Meclisi Kenan Kalyon, Kürt Özgürlük Hareketi’nin içerisinden geçtiği reorganizasyon ve “öz dönüşüm” sürecini tarihsel bağlamıyla ele alarak şunları ifade etti:

“Bu sürecin sadece Kürt halkını değil, Türkiye toplumsal muhalefetinin tamamını doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayarak, Kürt Özgürlük Hareketi’nin kendi örgütlenme, mücadele ve stratejik biçimlerinde başlattığı öz dönüşüm süreci, toplumsal muhalefet alanının tamamının geleceğini ilgilendirmektedir. Çatışmasızlık halinin kalıcılaşması ve silahlı mücadelenin sonlandırılması yönündeki adımlar, iktidarın elindeki bahaneleri alan ve devrimci-demokratik güçlerin lehine olan bir imkândır. Ancak unutulmamalıdır ki mevcut durum henüz bir ‘negatif barış’ aşamasıdır. Çatışmaya yol açan köklü nedenler çözülmeden kalıcı bir demokrasiden söz edilemez. Müzakere masasını devirme yükümlülüğü ise muhalefete değil, iktidara aittir.”

‘100 yıllık ikilem ve birleşik mücadele zorunluluğu’

Lenin ve Wilson prensipleri üzerinden ulusların kendi kaderini tayin hakkına değinen Ercüment Akdeniz, sol-sosyalist yapılar ile Kürt siyaseti arasındaki ilişkinin önemine vurgu yaparak dünya genelinde işçi sınıfı ve sosyalist hareketlerin geriye çekildiğini ancak emperyalist güçlerin yeni bir paylaşım savaşına hazırlandığı bir dönemden geçildiğini ifade etti. Kürtlerin, Alevilerin ve diğer ezilen halkların geleceğinin niteliksel etkisi yüksek bir sosyalist hareketle ortaklaşmasından geçtiğini belirten Akdeniz, “Özgür basın olmadan barış, demokrasi ve adalet olmaz. Dijital yurttaş haberciliği ile özgür basını birleştirerek halkın sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘Kayyum rejimi ve faşizmin tahkimi’

SMF Dönem Sözcüsü Oya Nur, iktidarın baskı politikaları ve kayyum uygulamalarını sert bir dille eleştirdi. MESEM uygulamalarıyla çocuk emeğinin sömürülmesi ve iş cinayetlerinin artışına dikkat çeken Oya Nur, “Sermayenin tıkanıklığını aşmak için doğanın ve emeğin vahşice sömürüldüğü bir dönemdeyiz. İktidar, uyguladığı kemer sıkma ve sömürü programını sürdürebilmek için toplumsal muhalefeti tamamen felç etmek istemektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarının hiçe sayılması, yargının araçsallaştırılması ve halkın iradesini gasp eden kayyum rejimi, faşizmin kurumsallaştırılma çabasıdır. Bu tabloya karşı mücadele sadece sendikal bir hak arayışı olamaz; halk meclisleri ve taban örgütlenmeleri temelinde politik bir sınıf bilincine ulaştırılmalıdır” diye konuştu.

Panel, soru-cevap bölümü ve dayanışma mesajlarının ardından sona erdi.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Konya’da bir erkek, annesi ve kız kardeşini katletti

Sonraki Haber

Maya matematikçisinin kimliği 1600 yıl sonra çözüldü

Sonraki Haber

Maya matematikçisinin kimliği 1600 yıl sonra çözüldü

SON HABERLER

DSÖ: Kongo’daki Ebola salgını açıklanandan çok daha büyük olabilir

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Amed’de 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Maya matematikçisinin kimliği 1600 yıl sonra çözüldü

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Samandağ’da panel: Kürt sorununun çözümü demokratik siyasetin önünü açar

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Konya’da bir erkek, annesi ve kız kardeşini katletti

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Keskin Bayındır: Niyetle iş yürümez, sürecin temeli yasa olmalı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Mêrdîn’de şüpheli çocuk ölümü: 15 yaşındaki Merve Erbek toprağa verildi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır