Fransa’da Sarı Yeleklilerin Ulusal Meclis önünde yapmayı planladığı eylem, Paris Emniyet Müdürlüğü tarafından yasaklanırken, polisin eylemi Invalides Meydanı’na taşıma teklifini Sarı Yelekliler reddetti. Fransa’da otoriter uygulamaların arttığı uyarısını yineleyen Uluslararası Af Örgütü, 2025 ülke raporunda sistematik ırkçılık, aşırı güç kullanımı, silah transferlerinde şeffaflık eksikliği ve yapay zekâ destekli gözetim endişelerini sıraladı
Fransa’da Sarı Yelekliler, 30 Ekim 2026 Cuma akşam saatlerinde Ulusal Meclis’in önünde eylem yapma kararı aldı. Sarı Yelekliler Koordinasyonu tarafından yapılan açıklamaya göre, Paris Emniyet Müdürlüğü kamu özgürlüklerinin muhafaza edilmesi talebiyle akşam düzenlenmesi planlanan eylemi yasakladı. Aynı gün Uluslararası Af Örgütü, Fransa’da otoriter uygulamaların arttığı uyarısını yineledi; örgütün 2025 Fransa raporu da sistematik ırkçılık, gösteri yasakları, aşırı güç kullanımı, silah transferlerinde şeffaflık eksikliği ve yapay zekâ destekli gözetim başlıklarında ciddi endişeler ortaya koydu.
Eylem yasağına karşı sokaklar yine dolacak
Sarı Yelekliler Koordinasyonu’nun açıklamasına göre, Paris Emniyet Müdürlüğü, kamu özgürlüklerinin muhafaza edilmesi talebiyle akşam düzenlenmesi planlanan eylemi yasakladı. Eylemin Ulusal Meclis önünde yapılması planlanırken emniyet müdürlüğü alternatif olarak Ulusal Meclis’e yaklaşık 500 metre uzaklıktaki Invalides Meydanı’nı önerdi. Yasak kararı, gösteri hakkına yönelik müdahale tartışmasını beraberinde getirdi. Paris dışındaki kentlerde yerel saatle 19.00’da eylem düzenlenmesi bekleniyor.
Otoriterlik göstergeleri
Uluslararası Af Örgütü (AF Örgütü), Fransa’da otoriter uygulamaların arttığına dair uyarı yaparak ülkede otoriter rejimlerin göstergelerinin yaşandığını belirtti. Örgüt göstergeleri şöyle sıraladı:
- Düşman yaratma: Fransa’da yıllardır politikacıların ve medyanın ağzından ırkçı, göçmen karşıtı ve İslamofobik söylemlerin çoğaldığına tanık olunuyor.
- Muhalefeti bastırma: Gösteri yapma hakkına yönelik ciddi ihlaller; gösteri yasakları, tutuklamalar ve güvenlik güçlerinin uyguladığı baskılar aracılığıyla gerçekleşiyor.
- Teknolojinin araçsallaştırılması: Yapay zeka destekli video gözetim sistemleri, düzgün bir kamu tartışması olmaksızın uzatıldı, oysa buna dair yasa 2024 yılında çıkarılan Olimpiyat Oyunları Yasası kapsamında ‘istisnai bir güvenlik önlemi’ olarak sunulmuştu.
- Korku yönetimi: 2015 olağanüstü halinin sözde ‘geçici’ önlemleri olağan hukuka girmiş, son zamanlarda yetkililerin güvenlik adı altında aşırı uygulamalarına tanık olunmuştur.
- Basının hedef alınması: Medya araçlarının giderek daha yoğun biçimde tekelleştiğine tanık olunuyor, gösterileri takip eden gazeteciler hedef alınıyor, bazıları İç Güvenlik Genel Müdürlüğü tarafından ifadeye çağrılıyor.
- Eşitsizliklerin istismarı: Otoriter uygulamaları benimseyen devlet, ekonomik ve toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesine göz yumarak, serveti elinde bulunduran kesimlerle iş birliği yaparak onların ayrıcalıklarını güçlendirir. Fransa’da 2023 ve 2024 yıllarında her altı kişiden biri yoksulluk sınırının altında yaşıyordu. En zengin yüzde 10’luk kesim, toplam servetin neredeyse yarısını elinde bulunduruyor.
- Denetim ve denge mekanizmalarının tasfiyesi: Otoriter uygulamaları benimseyen bir devlet; yargıyı, medyayı, sivil toplum kuruluşlarını ve uluslararası kurumları zayıflatmaya çalışır. Özellikle Nicolas Sarkozy ve Marine Le Pen’in yargılandığı davalar sırasında yargıya yönelik karalama kampanyalarına şahit olundu; hukukun üstünlüğü ilkesinin ve uluslararası hukukun sorgulandığına da tanık olundu.
Fransa’da ‘hasarı eylemciler öder’ tasarısı Senato’dan geçti: Sosyal haklar hedefte
HABER MERKEZİ









