TAJÊ Sözcüsü Riham Hico, Irak ordusunun Şengal’de askeri noktalar kurması ve silah toplama girişimleriyle birlikte DAİŞ tehdidine dair kaygıların büyüdüğünü belirterek, ‘Şu an 75’inci fermanla karşı karşıyayız’ dedi
Türkiye’nin açıklamaları ve Irak ordusunun son hamleleri, Şengal üzerindeki baskı ve tehdit atmosferini derinleştiriyor. Irak ordusu 22 Ocak’ta Sinûn beldesindeki Kers Vadisi yolunda askeri noktalar kurmaya başladı. Öte yandan 74’üncü fermanın ardından özsavunma güçlerini oluşturan Şengal halkının silahlarının toplanmasına yönelik adımlar atılırken, Suriye ve Rojava’da bulunan DAİŞ’lilerin Irak cezaevlerine sevk edilmesi de Şengal başta olmak üzere Irak genelinde DAİŞ tehdidine dair kaygıları artırdı. Irak’ta DAİŞ hücrelerinin çoğaldığına dair bilgiler ve Hol Kampı’ndan bazı DAİŞ’li ailelerin Irak’a geçişi ise bölge halkında endişeyi büyütüyor.
Êzidî Özgür Kadın Hareketi (TAJÊ) Sözcüsü Riham Hico, konuya dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Irak Hükümeti ile görüşüyoruz’
Şexmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine ve ardından Rojava’ya dönük saldırılarla Ortadoğu’da yeni bir sürecin başladığını belirten Riham Hico, “Rojava’ya yönelik saldırılar başladığı zaman Şengal için de tehlikenin oluştuğunu söyledik. Şengal’in bulunduğu coğrafi konum büyük bir öneme sahip. Hakan Fidan ve Musul valisinin açıklamaları bunu gösteriyor” dedi.
Şengal şu an kendi özerk yönetimini kurduğuna değinen Riham Hico, “Savunma güçleri var. Ezîdxan Asayişi var. Evet devletle bir bağlantımız yok. Ancak buna dair Irak Hükümeti ile görüşmelerimiz de var. Ama Irak Hükümeti buna yanaşmadı” ifadelerini kullandı.
‘DAİŞ’liler neden yargılanmıyor?’
Riham Hico, Şengal’de kurulan yönetimin meşruiyetinin olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Bu yönetim katliamdan sonra oluştu. Bu yönetim Irak Hükümeti ve Peşmergeler Şengal halkını yalnız bıraktığı zaman oluşan bir yönetimdir. Kendi savunmamızı yaptığımız için bizden hesap sorulmaya çalışılıyor. Geçtiğimiz günlerde bir genç 2014 yılında Şengal’i savunduğu ve DAİŞ’e karşı savaştığı için tutuklandı. Musul valisinin ailesinde yüzlerce DAİŞ’li var. Neden yargılanmıyorlar?”
‘Irak’ta ortada bir hükümet yok’
Türkiye’nin Şengal’e yönelik saldırılarına dikkat çeken Riham Hico, şöyle konuştu: “Bir demokratik yönetim vardır. Bir de saray yönetimi vardır. Bizim oluşturduğumuz demokratik yönetimdir. Ancak saray yönetimini bize farz kılmak istiyorlar. Atanmış olan kişileri kabul etmiyorlar. Kendi denetimlerine almak istiyorlar. Yaşanan katliamı göz ardı ediyorlar. Bu kabul edilemez. Tüm bunlar Türkiye başta olmak üzere farklı güçlerin eliyle yapılmaya çalışılıyor. Irak’ta şu an ortada bir hükümet yok. Şengal’de olacak herhangi bir savaşın ne Şengal’e ne de Irak Hükümeti’ne faydası yok. Bu saldırılardan faydalanacak olanlar dış güçlerdir.”
‘Fermanla karşı karşıyayız’
Riham Hico, DAİŞ’in Irak’ta yeniden örgütlendiğini sözlerine ekleyerek, Irak ve İran’ın durumunun birbirine bağlı olduğunu kaydetti. Riham Hico, “Şu an ABD ve İran bir kriz hâlinde, bu krizi Şengal’e de yaymak istiyorlar. Eğer ABD ve İran arasında olası bir savaş olursa Irak’ta gider. Bizi bu süreçten kurtaracak olan birlik olmadır. Êzidîler tüm saldırılara karşı temkinli olmalılar. Şu an 4 Êzidî milletvekili Irak Parlamentosu’nda var. Evet konuşuyorlar ama pratikte yoklar. Her Êzidî’nin temel görevi bu sürece sahip çıkmaktır, ayakta olmaktır. Net bir duruş lazım çünkü şu an varlığımıza yönelik çok ciddi bir tehdit var. Birlik olmamız bu saldırıların önünü de kapatacaktır. Birliğimizle 75’inci fermanın önüne geçebiliriz. Şu an kapıda bekleyen bir fermanla karşı karşıyayız” dedi.
‘Önderliğin perspektifi istikrarı sağlayacaktır’
“Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına dair hatırlatmada bulunan Riham Hico, “Önderliğin sunmuş olduğu perspektif tüm Ortadoğu’da istikrarı sağlayacak niteliktedir” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Şengal halkı için gönderdiği mektuplardan söz eden Riham Hico, bu mektuplarda, Êzidî halkının maruz bırakıldığı 74’üncü fermandan sonra kendisini nasıl örgütlediğine ve bir Rönesans gerçekleştirdiğine işaret etti.
Riham Hico, “Ortadoğu şu an hegemon güçler tarafından işgal edilmiş durumda. Bu süreci sahiplenerek, krizden çıkılabilir. Eğer süreç başarıya ulaşmazsa, tüm bölge gidecektir. Şengal, Rojava, Rojhilat ve Başûr’un birlik olmalı ve süreci desteklemelidir. Önderlik dört duvar arasında mücadelesini yürüyor. Bizim de bu mücadeleye destek vermemiz lazım. Önderliğin felsefesine yönelik saldırı var, bu saldırılara karşı büyük bir iradeyle karşı durmamız gerekiyor. Eğer Önderlik fiziki özgürleşmezse biz de özgürleşemeyiz” diye konuştu.
Kaynak: Derya Ren / JINNEWS









