Riha’nın Sêwereg ilçesinde bir kadının kaçırılarak tecavüze uğramasına ilişkin davanın duruşmasında, Kürtçe ifade vermek isteyen tanıklar Türkçe konuşmaya zorlandı. Sanık avukatı, ‘Kadın madem tecavüze uğradıysa, orada o kadar bıçak vardı neden intihar etmedi?’ dedi
Riha’nın Sêwereg (Siverek) ilçesinde bir kadının kaçırılarak tecavüz edilmesine dair “Nitelikli cinsel saldırı” ve “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından açılan davanın birinci duruşması Siverek 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti.
Biri çocuk olmak üzere dosyada tutuklu bulunan 7 kişi mahkeme salonunda hazır edilirken, tecavüz edilen kadın psikolog eşliğinde duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, tanıklar dinlendi.
Türkçe bilmeyen tanıkların Kürtçe ifade vermek istemesi üzerine mahkeme başkanı, “Burası Türkiye Cumhuriyeti, sizleri Türkçe konuşturamıyoruz” diyerek, tanıkları Türkçe konuşmaya zorladı.
ÖHD Riha Şubesi, Urfa Barosu, Kadın Yaşam Evi Dayanışma Derneği ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı davaya müdahil olma tabinde bulundu. Talebi değerlendiren mahkeme heyeti, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın talebini kabul ederken, diğer talepleri reddetti. Ardından duruşmaya ara verildi.
‘Kadını evlenmeye zorluyorlar’
Verilen aranın ardından tecavüze uğrayan kadının avukatları yaptığı savunmada, “Kadın evliliği kabul etmediğinden dolayı kaçırılıyor ve ardından örgütlü ve organizeli bir şekilde kadına tecavüz ediliyor. Tecavüz olayı sapkınca bir ayin şeklinde yapılmaya çalışılmış. Yaşanan olay sonrasında karşı taraf hem kadını hemde ailesini tehdit ediyor ve kadını evlenmeye zorluyorlar” dedi.
Avukat Zeynep Dilek Polat, “Tüm bunlar bize yargıda kadına ve çocuklara yönelik uygulanan cezasızlık politikasından geldiğini biliyoruz. 2 gündür duruşma devam ediyor. Ancak biz şunu görüyoruz mahkeme heyeti sanıkların çelişkili beyanlarına itiraz etmiyor. Aksine kadını sorgulayan bir durumla karşı karşıyayız. Tecavüze uğrayan kadın şahsında devam eden duruşmada kadınlar olarak hepimiz şiddete maruz kalıyoruz” demesi üzerine mahkeme başkanı, “Biz kimi dövmüşüz?” diyerek, psikolojik şiddeti görmezden geldi.
Tecavüzü aklama girişimleri
Ardından faillerin avukatı Turan Bahçıvan tecavüzü meşrulaştıran sözler sarf ederek, sarı, kırmızı ve yeşil rengini hedef aldı. Turan Bahçıvan, “Tecavüze maruz kalan kadının bileğinde sarı, kırmızı ve yeşil bileklik bulunuyor. Bu bir örgüte ait bir renktir. Neden koluna takıyor?” diyerek olayı çarpıtmaya çalıştığı görüldü.
Kadının avukatları yaşanan bu duruma tepki göstererek, “Kürt halkının ulusal renklerini çarpıtamazsınız” dedi.
‘Neden intihar etmedin?’
Ardından söz alan faillerin avukatı Murat Toprak, “Kadın madem tecavüze uğradıysa, orada o kadar bıçak vardı neden intihar etmedi?” dedi.
Tutuklu yargılanan Korucu Şahin Susen’in avukatı Mehmet Yabansu, ise şunları söyledi: “Müvekkilim korucudur. Yapmış olduğu birçok şey mesleki faaliyetleri kapsamındadır” dedi.
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti Fatma Susen’e ev hapsi, Şahin Susen ve Halil Susen’e adli kontrol şartıyla tahliyelerine, biri çocuk dört kişinin tutukluluk halinin devam etmesine karar vererek eksik hususların giderilmesi için bir sonraki duruşmayı 18 Aralık’a erteledi.
Duruşmadan sonra açıklama
Adliye çıkışında yapılan açıklamada konuşan DEM Parti Amed Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, “Bugün burada bir kadına, tecavüze uğradığını ispatlamak için defalarca tecavüz olayını anlatması dayatıldı. Tüm bunların cezasızlık politikasından kaynaklandığını biliyoruz. TJA aktivistleri olarak bu ve buna benzer olayların takipçisi olacağız” diye konuştu.
Ne olmuştu?
Riha’nın Sêwereg ilçesine bağlı bir köyde bir kadın, 16 Haziran’da evinin önünde bulunduğu sırada bir grup tarafından zorla araca bindirilerek kaçırıldı. Kadının ailesi, jandarmaya başvurarak olaya karıştığını belirttiği kişilerin isimlerini verdi. Ailesinin girişimleri sonucu 17 Haziran’da bulunan kadın, kaçırıldığı süre boyunca alıkonulduğunu ve tecavüze uğradığını belirterek şikâyetçi oldu.
Olaya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında farklı tarihlerde Arif Susen, Fatma Susen, Halil Susen, Mehmet Susen, Şahin Susen ve Şehmus Susen ve bir çocuk tutuklandı. Adnan Menderes Susen, İzzettin Susen, Mustafa Susen ve Şemse Susen de iddianamede şüpheli olarak yer aldı.
Kaynak: MA









