• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Seyirlik şeyler-Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
3 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Güzel ve gönül çelicidir. Can çekişirken, kıvranırken başında dikilip izlemek, bir başka hissettirir. Keyifli bir tanıklık seyreltir yoğunluğu, dindirir buhranları, çözüp atar pıhtıları. Edilgen hazzın tatlı yayılışıdır, bir ayrıcalıktır. Gidenin ardından henüz hayatta olanın fazladan birkaç cümle kurma imkânı, söyledikleriyle sarhoş olabilme, olduğundan fazla görünme mutluluğudur. Temaşa, akıbeti paylaşmadan katmadır var olanı, yok olmakta olanın deneyimine. Son nefesin titrekliği, karşı koyuşun o son güçsüzlüğü, göz kamaştırıcıdır. Psikolojinin bütünüyle dışarıda bırakıldığı, kurmaca düşlemi gerektirmeyen bir ölüm anı sıcaklığının soğuk tanıklığı, seyirciliğinden fazlasıdır. Ruhun kendini bulduğu müziğin, kokular, izlenimler, imgeler, yansımalar ve gerçek duyumsamalarla bir oluşudur. Bir bütünleşme duygusu. Hiçliğin sınırında, yaşayanın ruhunu ölenin kalıntılarında zahmetsizce var etme, yeniden ifade etme, kendini yok olanın boşluğuna ikame etme ferahlığıdır. Engelsiz bir genişleme, acısız bir gelişme.

İflas eden bir beden, aralıksız ona eklenen bir fazlalık olarak şeffaf çıplaklık, izleyeni de fazlalıklarından kurtarır. Bir arınma seremonisi. Varlığın tümünün yaslandığı bu yok oluş anı, yaşamda hareket eden her şeyin ölenin bu son kıvranışlarında -sadece manzaranın negatifi izleyici için- toplandığı bir keyifli varoluş anı. Kendi gerçekliğini, imha olanın son anındaki katıksız anılarıyla birleştirdikten sonra suçluluğunu suçsuzluğuna bağlamış halde bulduğu bir içtenlik serimi. Hüznün, ama gerçekte hissedilen hüznün uyanışı, kendisini ortadan kaldıran her şeyle yeniden birleştiren hazzın da geri dönüşü aynı zamanda. Patlayan bir dağın görünüşü, kayan toprağın sürükleyişi, su altında boğulan bir vadinin inleyişi, yanan bir ağacın çığlığı, nefessiz kalan bir insanın son veda bakışları… Doğanın çözülüşünde, bedenin sönüşünde izleyeni büyüleyen nadir bir güzellik var, varlığını dahil ettiği dramdan başkalaşmış bir ruh olarak çıktığına inandıranı da peşinden sürükleyen kendine özgü bir çekiciliği.

Sessizlik gibi görünen, doruğuna vardığında, gerilimin gasp ettiğini geri vereceğini uman izleyicinin dikkat keskinliği. Bir zamanlar korku duyulan ölüm, artık tahrip edicisiyle birleşmeyi özleyen heyecanın ta kendisi. Titremeler ve ürpertiler yoksunu sönmüş öğelerin, ardışık sesler gibi birbirini izleyeceği ritmik, coşkulu yankılardan bir yeniden doğuş beklentisi. Sona gelindiğinde, ölmekte olanın gözlerinden kalbinin derinliklerine bakmış olanı saran parıltılı duygu, bu en kısa, en zor ve en tarifsiz anlardan, kendi varlığının en geniş, en doyurulmuş iç zamanlarını oluşturabileceği vaadinin bildirdiği o mutluluk halesi. Kalabalıkları peşinden sürükleyen bir cinayet romanı okuru gibi, koltuğuna yapıştırıp nefessiz bırakan sinemanın korku-gerilim türünün en iyi yapıtlarından birinin izleyicisi gibi düşünmeli. Fail ile birlikte kurbanın başında durup izlemek, sıcak kanın billur kristaller gibi dökülüşünü dinlemek. Görünür acı, gerçekte nasıl zevk veriyorsa öyle. Soğukkanlı erdemin vermediğini, lezzetli bir günahın haz dolu esrimeleriyle alacağını bilenin o bekleyiş ve heyecan dolu sessizliği içinde.

Her varlığın başına ancak bir kez gelecek olan o muhteşem olayı boşa harcamazsa sadece tecrübe değil çok şey beklediği bu andan hayatın geri kalan zevklerini de çıkaracağını bilir izleyici. Büründüğü sessizlik o yüzden mantıksız gibidir, ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Bir haz dalgası, bir istek fırtınası, heyecanla birlikte gelen bir gevşeme nöbeti sonra. Sönmekte olanın yüzünde beliren o son ürkütücü solgunluğun benzersiz güzelliği, bu anın tanıklığıyla gelen o ölçüsüz çözülme uyuşukluğu. Orada geçici olan kalıcı olanla birleşir. İzleyici, yanmakta olan bir şehrin alevlerini görmek, patlayan bir dağın gürültüsünü, boğulmakta olan bir vadinin sessizliğini, can çekişen bir ülkenin inleyişlerini dinlemek, açlığın kemirdiği bir bedenin son kıvranışlarını incelemek ister. Çünkü ölüm anı, profilinin en özgün çıkıntı ve sivriliklerini kanlı, ama görkemli bir ışıkla aydınlatır. Çağın düzeyini gösteren bu aşağı ruhu, ondaki geniş, kapsamlı kuvveti anlamak gerek. İzlemek tek eğlencesi, saplantısı, geçmek bilmez son tutkusu.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Devlet Bahçeli söylediklerini unutuyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Eğer umut hakkı şu ya da bu biçimde gerçekleşmezse, bu yönlü adım atılmazsa Kürtler bu işin içinde bir oyun mu...

AKP-MHP’nin CHP’ye saldırısı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Hiç kuşku yok ki, bugün hala AKP ‘Mutlak butlan kararını mahkemeler karar verdi, bizim dahiliyetimiz yok’ diyebiliyorsa, bunda birinci pay...

CHP’nin durumu, Kürt sorununun çözümü

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mayıs 2026

Selahattin Demirtaş’ın vakti zamanında söylediği ‘bu kadarı da olmaz dediğiniz her şeyi yapacaklar’ sözünü deneyimlemeye devam ediyoruz. CHP için İmamoğlu...

Kürtçe, savunma ve devletin yargısal inkâr hafızası -II

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mayıs 2026

Avukatların Kürtçe savunma yapması bireysel cesaret alanına bırakılacak bir mesele olarak da görülmemelidir. Bu hakkın kolektif bir hukuk stratejisine, mesleki...

Hesaplaşma nasıl olacak?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2026

Cumhuriyet tarihinde yaşanmış daha önceki hesaplaşmalara bakıldığında yeni ve çok şiddetli bir yenisine doğru politik ortam hızla akıyor. Sürece sadece...

‘Umut hakkından sosyal statüye’

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2026

İki yıla yakındır sürdürülen barış ve demokratik toplum projesine dair toplumda beklentilerin yükseldiği günler yaşanmaktaydı. Halkların “Süreç durdu mu, neden...

Sonraki Haber

İstanbul’da doğa yağması durmuyor!

SON HABERLER

Eren Aksoyoğlu: CHP’yi masadan kaldırma girişimidir

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Fîncanek Ax sergisi açıldı: Kadınların yüzündeki her çizgi direniştir

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

PJAK Meclis Üyesi Heften: Ortadoğu’da artık final dönemindeyiz

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

DSİ’nin temizlemediği kanal çevreyi kirletiyor

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Şirnex’te ekolojik kırım arıcılığı tehdit ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

EH Bildu Madrid Senatörü: Süreç yalnız Türkiye için değil, küresel ölçekte bir fırsat

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

‘Ev emekçilerine işçi statüsü verilmeli’

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır