Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Direktörü Rami Abdurrahman, Halep’teki saldırılara ilişkin ‘Suriyelileri koruduklarını iddia eden güçlerin, nasıl tanklarla sivil sokaklara ve Halid Fecir Hastanesi’ne girdiğini gördük’ tepkisinde bulundu
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman, katıldığı bir televizyon programında Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı grupların saldırılarına ve insani krize dair açıklamalarda bulundu.
‘Şam’ın iddiaları sahadaki gerçekle örtüşmüyor’
Şam yönetiminin iddialarıyla sahadaki gerçekliğin örtüşmediğini ifade eden Abdurrahman, “Suriyelileri koruduklarını iddia eden bu güçlerin, nasıl tanklarla sivil sokaklara ve Halid Fecir Hastanesi’ne girdiğini gördük. Batı Şêxmeqsûd’da araçlarında mahsur kalan yüzlerce sivilin çıkmak için yaptığı insani çağrılar var ama mermiler onları hedef alıyor, o bölgeden çıkma imkanları yok” ded.
Medya üzerinden Şam’a bağlı grupların kontrol sağlandığına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Abdurrahman, çatışmaların sürdüğünü ve yüzlerce yaralının tıbbi müdahale beklediğini söyleyerek, “İnsani durum tam anlamıyla bir felakettir” dedi.
‘Sivil bölgeler bombalandı’
Geçici hükümetinin, “sivil mahallelerin Kürt güçleri tarafından bombalandığı” yönündeki iddialarını “tamamen yalan” olduğunu söyleyen Abdurrahman, sahaya dair şunları söyledi: “Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’deki Kürtlerin elinde ne bir top ne de ağır bir askeri araç vardı; sahip oldukları en güçlü silah küçük bir havan topuydu. Hatta bir grup lideri, hata sonucu El-Meydan mahallesini hedef aldıklarını ve sivil can kayıplarına neden olduklarını itiraf etti. Ancak Şam hükümeti dün akşamdan şafağa kadar bu sivil bölgelere ‘histerik’ bir bombardıman uyguladı.”
‘Tom Barrack ortaktır’
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın tutumunu eleştiren Abdurrahman, Barrack’ı diplomatik kılıf hazırlamakla suçladı. Abdurrahman, “Benim için Tom Barrack, tıpkı Alevilerin ve Dürzilerin katledilmesinde olduğu gibi Kürtlerin katledilmesinde de bir ortaktır; çünkü bu suçların ve katliamların diplomatik kılıfını o hazırlıyor. Barrack, Mazlum Abdi’nin Ahmed Şara ile görüşmesi için DSG üzerinde baskı kurmak amacıyla bu askeri operasyonlara müsaade ediyor” diye konuştu.
‘Türkiye’ye bir şeyler sunlacak’
Bölgesel siyasi pazarlıklara da değinen Abdurrahman, insan kanının siyasi çıkarlar için ucuzlatıldığını ifade etti. Abdurrahman “İsrail’e sunulan Güney Suriye karşılığında, Türkiye’ye de bir şeyler sunulacağını biliyorduk ama insan kanının bu derece ucuz olacağını tahmin etmiyorduk” dedi.
Medya dezanformasyonu
Arap medyasının Şam’a bağlı grupların yalanlarına ortak olduğunu belirten Abdurrahman, “Eğer Kürt medyası olmasaydı, Kürtlerin katledilişini sadece dezenformasyonlar üzerinden izleyecektik. Arap medyası, Şêxmeqsûd’da olanlar konusunda tamamen Suriye hükümetinin yanında durdu” ifadelerini kullandı.
‘İhanet sonucu’
Abdurrahman, Eşrefiyê mahallesine girişin El-Bakır Tugayı’nın ihaneti sonucu gerçekleştiğini belirterek, “Eğer sivil can kayıplarına dair endişeler olmasaydı, bu mahalle saatlerce değil, haftalarca direnirdi. Şam’ın askeri ve medya makinesi, Suriyeliler arasında derin bir kopuş yaratmıştır” şeklinde konuştu.
DIŞ HABERLER









