Fransa’da liselerden üniversitelere yayılan eylemleri değerlendiren sosyolog Engin Sustam, geleceksiz bırakılan gençlerin öfkesinin daha geniş bir toplumsal muhalefete dönüşebileceğini söyledi
Fransa’da eğitim koşulları, personel eksikliği ve derinleşen eşitsizliklere karşı liselerde başlayan eylemler üniversitelere yayıldı. Paris 8 Üniversitesi sosyologlarından Doçent Doktor Engin Sustam, ANF‘ye (Fırat Haber Ajansı) verdiği röportajda eylemlerin toplumsal dinamiklerini ve aşırı sağın yükselişini değerlendirdi.
Eğitim sisteminde ayrımcılık ve artan öfke
Eylemlerin Creil bölgesinde başlayıp Paris, Bordeaux ve Lyon gibi kentlere yayıldığını belirten Engin Sustam, yaklaşık 5 bin kişinin gözaltına alındığını ifade etti. Eğitim sisteminin niteliğine dikkat çeken Engin Sustam şunları çekti:
“Liseliler öğretmen açığı, kaynak yetersizliği ve kantin fiyatları gibi taleplerle başladı. Üniversitelerde ise Parcoursup gibi sistemler ayrımcılığın aracı haline geldi. Öğrenciler bu ayrımcılıkla liseden itibaren karşılaştıkları için artık bir dolma noktasına geldiler.”
Güvensizlik ve geleceksizlik kıskacı
Süreçte devletin militarizasyon politikalarına öncelik verip iç dinamikleri ihmal ettiğini vurgulayan Engin Sustam, gençliğin içinde bulunduğu durumu değerlendirdi. Sürece dair analizlerde bulunan Engin Sustam şunları aktardı:
“Üniversitede blokaja katıldığımda bir pankart vardı: ‘Güvensizlik ekenler, isyan biçerler.’ Aslında liselilerin durumunu bu özetliyor. Geleceksiz bırakılan, eğitime yönelik aidiyet duygusunu tamamen yitirmiş bir kuşaktan söz ediyoruz.”
Faşizmin aurası ve 1968 karşılaştırması
Toplumsal mücadeleler tarihi ve mevcut polis şiddetine değinen Engin Sustam, dönemin ruhunun önceki yıllardan farklı olduğunu kaydetti. Yaşanan siyasal atmosferi aktaran Engin Sustam şöyle konuştu:
“Artık iktidara yerleşmiş, küreselleşmiş bir faşizm dönemindeyiz. Faşizmin aurasının içindeyiz. Fransa’da orantısız bir polis şiddeti var. Devlet kurumlarının kentsel şiddetin dinamiklerinden biri haline geldiğini görmek gerekiyor”
Toplumsal seferberlik ve sınıfsal dinamikler
Öğrenci eylemlerinin işçi sınıfı ve banliyölerle buluşma potansiyeli taşıdığını belirten Engin Sustam, geleceğe dönük ihtimalleri aktardı. Sınıfsal birikime işaret eden Engin Sustam şunları aktardı:
“Liselilerin hareketi bu şekilde devam ederse Fransa’daki işçi hareketiyle buluşabilir. Sisteme karşı biriken bir öfke var. Banliyölerdeki, liselilerin ve üniversitelilerin öfkesi genel bir toplumsal kızgınlığın ifadesidir.”
Aşırı sağın düşman üretme politikası
Aşırı sağın öğrenci eylemlerini kriminalize etme yöntemlerine dikkat çeken Engin Sustam, ırkçı söylemlerin hedeflerine değindi. Söylemsel stratejiyi eleştiren Engin Sustam şöyle değerlendirdi:
“Aşırı sağ, öğrencileri ‘vandal’ veya ‘serseri’ olarak tanımlayıp terörize ediyor. Sorunların kaynağı olarak göçmenleri gösterip sürekli yeni bir ‘düşman’ üretiyorlar. Polisin şiddeti görünmez kılınırken gençlerin çatışma görüntüleriyle toplumsal hareket itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.”
Kaynak: Serkan Demirel / ANF









