SOHR, Suriye genelinde Alevilere yönelik mezhepsel saldırıların ve yargısız infazların sürdüğünü rapor etti. 2026 yılı başından bu yana 144 kişinin yaşamını yitirdiğini belgeleyen SOHR, faillerin tespit edilmeyerek cezasız bırakıldığına dikkat çekti
Suriye’de Ahmed Şara başkanlığındaki geçici hükümet döneminde, Alevi yurttaşlara yönelik hedef gözeten saldırılar ve cinayetler devam ediyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), mezhepsel saikler ve intikam hırsıyla işlenen cinayetlere ilişkin yayımladığı raporda “Suriye genelinde Aleviler öldürüldü ve katiller hâlâ bilinmiyor ve cezalandırılmadı” vurgusu yaptı.
En yüksek ölüm oranı Humus’ta
SOHR’un yayımladığı bilançoda, Mart 2025’te Akdeniz kıyısındaki kentlerde gerçekleşen katliamların ardından 2026 yılında da faillerden hesap sorulmadığı için cinayetlerin durmadığı belirtildi. Raporda, mezhepsel saldırıların bilançosu şu ifadelerle aktarıldı:
“Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, 2026 yılının başından bu yana intikam ve mezhep çatışmaları ile yargısız infazlar sonucu 144 kişinin öldüğünü belgeledi; bunların 130’u erkek, 9’u kadın ve 5’i çocuk. En yüksek ölüm sayısı 70 kurbanla Homs (Humus) vilayetinde kaydedilirken, onu 31 kurbanla Hama ve 14 kurbanla Latakia (Lazkiye) izledi. Diğer vilayetlerde daha az sayıda ölüm kaydedildi.”
‘Yakın mesafeden ateş açma ve insan kaçırma’
Saldırıların gerçekleştirilme yöntemlerine değinilen raporda, eylemlerin genellikle yakın mesafeden ateş açma veya insan kaçırma sonrasında katletme şeklinde uygulandığı ve faillerin kaçarak izini kaybettirdiği ifade edildi.
Cinayetlerin ardından herhangi bir soruşturma sonucunun kamuoyuna açıklanmadığı belirtilirken, dijital medyada mezhepsel nefreti körükleyen söylemlerin korkuyu derinleştirdiği vurgulandı:
“Dahası, mezhepsel gerekçelerle şiddet veya intikam çağrıları da dahil olmak üzere nefret söylemi ve kışkırtma sosyal medyada devam ediyor ve bu durum kamuoyundaki korkuyu derinleştiriyor ve daha fazla şiddet riskini artırıyor.”
Adalet Komisyonu’nun yetki alanı sınırlı
Mayıs 2025’te kurulan Ulusal Geçiş Dönemi Adalet Komisyonu’nun yetki alanının yalnızca geçmişteki Esad rejimi ihlalleriyle sınırlandırıldığına dikkat çekilen raporda, bu durumun 2026’da belgelenen yeni suçları kapsamadığı kaydedildi. Raporda, mevcut yetki sınırının süreci adalet mekanizması olmaktan çıkarıp siyasi bir araca dönüştürme riski taşıdığı belirtildi.
SOHR, geçici hükümet yetkililerine çağrıda bulunarak tüm sivillerin ayrım gözetilmeksizin korunmasını, intikam ve mezhep çatışması şüphesi taşıyan tüm cinayetlerin şeffaflıkla soruşturulmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep etti.
HABER MERKEZİ









