• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Ocak 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Suriyeli kadınlardan uluslararası imza kampanyası: Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye ses verin

14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:37
Kategori: Kadın

HTŞ ve Türkiye’ye bağlı grupların saldırıları altında olan Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri için Suriyeli kadınlar uluslararası imza kampanyası başlattı. Kampanyada, sivillerin korunması, ablukaların kaldırılması ve savaş suçları için hesap sorulması talep edildi.

HTŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırılarında insanlık dışı uygulamalar yaşandı. Abluka ve baskıların halen sürdüğü mahallelerde Suriyeli kadınlar tarafından uluslararası bir imza kampanyası başlatıldı. Kampanya kapsamında yapılan açıklamada, uluslararası kamuoyunun sessizliği eleştirilerek, talepler sıralandı.

Kadınlar taleplerini şu şekilde sıraladı:

“Kadın ve demokrasi hareketlerindeki yoldaşlarımıza ve sınır ötesinde adalete inanan her canlı vicdana; Size, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahalellerinde, sadece açlık ve bombardımanla değil, yaşam arzumuzu yok etmeye yönelik suçlu bir girişimle de sarıldığımız boğucu bir kuşatmanın ortasından yazıyoruz. Bugün sadece askeri bir çatışmayı belgelemiyoruz, kadınların önderlik ettiği çoğulculuk ve demokrasiye yönelik bir mücadele modeliyle, silahların ağırlığı ve dışlama ideolojisi altında medeniyetin her izini silmeye çalışan karanlık bir faşizm arasındaki büyük bir varoluşsal çatışmayı duyuruyoruz.

Mahallelerimizde bugün tanık olduğumuz şey, Geçici Hükümet’e bağlı radikal cihatçı grupların, 2025 yılında imzalanan tüm uluslararası sözleşmeleri ve gerilimi azaltma anlaşmalarını hiçe sayarak gerçekleştirdiği sistematik askeri saldırıdır. Saha ekiplerimiz yoğun nüfuslu yerleşim bölgelerini hedef alan ağır silahlarla yapılan yoğun ve ayrım gözetmeyen bombardımanlar sonucunda, çoğu kadın ve çocuklardan oluşan düzinelerce sivilin hayatını kaybettiği belgelemiştir.

Bölgedeki tek hastane doğrudan hedef alındı

Bu, bölgedeki tek hastanenin doğrudan hedef alınmasıyla doruğa ulaşmış, hastanenin tamamen kapatılmasına ve binlerce kişinin temel tıbbi bakımdan mahrum kalmasına yol açmıştır. Bu saldırganlık, tüm insani yardım koridorlarının kapatılması ve yakıt, gıda ve tıbbi malzeme girişinin engellenmesinin yanı sıra, kasıtlı olarak su ve elektriğin kesilmesini de içeren boğucu bir kuşatma ile birlikte gerçekleşmiştir. Bu, sivil halkı terörize etmek için ‘açlık ve soğuğu’ savaş aracı olarak kullanan açık bir toplu cezalandırma politikasıdır ve uluslararası toplumun gözü önünde yüzbinlerce kişinin hayatını tehdit eden insani ve epidemiyolojik bir felaketin yaklaştığına dair uyarıdır.

 ‘DAİŞ’ ideolojisini benimseyen radikal bir faşizm’

Bugün yaşadıklarımız yerel bir mesele değil, Ortadoğu’da demokratik bir gelecek için en ufak bir umut ışığını bile söndürmeyi amaçlayan bölgesel bir depremdir. Merkezi tiranlığı, ‘DAİŞ’ ideolojisini benimseyen radikal bir faşizmle değiştirmek sadece Suriyelileri tehdit etmekle kalmaz, uluslararası sessizlik devam ederse alevleri herkese ulaşacak sınır ötesi terörizmin tohumlarını da ekmiş olur. Kürtleri, Arapları, Hıristiyanları ve tüm bileşenleri hedef alan sistematik zorla yerinden edilme ve demografik değişim, ulusal kimliği yıkıp yerine işgal gündemlerine hizmet eden ve gelecek nesiller için çatışmayı sürdüren çatışan mezhepsel kimlikleri yerleştirme girişiminden başka bir şey değildir. Bunlar, barışın inşasına hizmet etmeyen, Suriye’yi istikrara götürmeyen bölgesel gündemlere hizmet etmeyi amaçlayan politikalardır.

 ‘Kadınlar ilk ve doğrudan hedef olmaya devam ediyor’ 

Bu soykırımın merkezinde, kadınlar ilk ve doğrudan hedef olmaya devam ediyor. Aşırılığı anayasa olarak benimseyen gruplar, kadının iradesini kırmanın toplumun belkemiğini kırmak ve onun bütünlüğünü parçalamak olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu nedenle, cinsel şiddet, kaçırma ve sistematik fiziksel cinayetler, bileşenleri terk etmeye zorlamak için askeri ve ideolojik araçlar olarak kullanılıyor. Bilinç devrimine öncülük eden kadınlarımız, bugün onları kölelik çağına geri döndürmeyi ve fedakarlıklarla elde ettikleri siyasi ve toplumsal rollerini ortadan kaldırmayı amaçlayan fiziksel ve psikolojik bir soykırımla karşı karşıyadır.

Dünyanın dört bir yanındaki yoldaşlar. Uluslararası toplumun sessizliği, bu suçlara ‘zımni (kapalı) onay’ vermek ve tüm insan hakları sloganlarına ihanet etmek anlamına gelmektedir.”

Talepler

“Sizlere, duymaktan bıktığımız endişe dolu açıklamalarla değil, coğrafyanın sınırlarını aşan etkili bir uluslararası dayanışma ve bu adil talepler için baskı yapmaya çağırıyoruz” denilen açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:

“*’Geçiş Hükümeti’ ve Savunma Bakanlığı’nı tüm düşmanlık faaliyetlerini derhal durdurmaya ve ağır silahları nüfuslu yerleşim bölgelerinden çekmeye zorlamak için doğrudan siyasi ve askeri baskı talep ederek sivillerin tam ve kapsamlı bir şekilde korunmasını sağlamak ve çatışma bölgelerinde silahsız kişileri koruyan uluslararası yasalara uyulması sağlanmalı

*İnsani yardım koridorları açarak ve uluslararası denetim ve gözetim altında yardım, tıbbi yardım ve yakıtın güvenli bir şekilde ulaştırılmasını sağlayarak kuşatmanın derhal ve koşulsuz olarak kaldırılmalı

*Nüfusu yerinden etmek veya demografik değişiklik yaratmak amaçlı yapılan tüm uygulamalar derhal durdurulmalı, sakinlerin evlerinde güvenli bir şekilde kalma hakları garanti altına alınmalı ve mülkleri korunmalı

*Bu ihlaller ‘1 Nisan Anlaşması’ ve ‘10 Mart 2025 Anlaşması’nın ciddi bir ihlali olarak değerlendirilerek uluslararası hesap verebilirlik mekanizması harekete geçirilmeli ve cezasızlıkla mücadele etmek için suçların belgelenmesine katkıda bulunulmalı

*Su, elektrik ve sağlık gibi hayati tesisler için uluslararası koruma sağlanmalı, bu tesisler silahlı çatışmalardan tamamen uzak tutulmalı, aynı zamanda uluslararası izleme ekipleri ve bağımsız misyonlar görevlendirilerek sahadaki durum belgelenmeli ve silah tehdidi altında fiili politikaların dayatılması önlenmelidir

*Kızıl Haç ve insani yardım kuruluşlarıyla koordineli olarak, Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine acilen girmek için uluslararası bir izleme misyonu ve BM araştırma komitesinin derhal görevlendirilmesi gerekmektedir. Bu, tam izolasyonu kırmak ve sahada işlenen suçları incelemek için gereklidir. Kurbanların cesetlerinin tahliyesi ve yaralıların tedavisi için acilen güvenli koridorlar açılması, zorla gözaltı merkezlerine götürülen yüzlerce erkeğin akıbetinin ortaya çıkarılması ve kontrol eden güçlerin medya karartmasını kaldırmaya ve iletişim ağlarını yeniden faaliyete geçirmeye zorlanması için baskı uygulanmalı, böylece ihlallerin belgelenmesi ve sessiz katliamların devam etmesinin önlenmesi sağlanabilir.

*Bölgedeki tüm bileşenlerin onurunu ve haklarını garanti altına alan barışçıl yollarla farklılıkları ele almak için siyasi diyalog yoluna geri dönülmesi için acil bir çağrı yapılmalı.”

Mücadele vurgusu

Mahallelerde yaşananların tarif edilemeyeceği belirtilen mesajda şu ifadelere yer verildi: “Dünyaya korkunç gerçekleri sunuyoruz; sağlık ekipleri, sokaklarda ve enkaz altında kalan kurbanların cesetlerini tahliye etmekten alıkonuluyor ve sivillere karşı işlenen zulmün boyutunu belgelemek kesinlikle yasak. Bu arada, yüzlerce erkek toplu halde gözaltına alınarak, sahada infaz edileceklerinden korkulan bilinmeyen gözaltı merkezlerine götürülüyor.

Bu sistematik haber karartması ve yüzbinlerce sakinin iletişimden mahrum bırakılması askeri bir zorunluluk değil, savaş suçlarını gizlemek ve tanıklardan uzak tutmak için yapılan bir örtbas çabasıdır. Halkımızın sessiz bir soykırımın kayıtlarında unutulan kurbanlar haline gelmesine izin vermeyeceğiz. Medya ve uluslararası komitelerin girişinin sağlanmasının, geri dönüşü olmayan sonuçları olan büyük bir insani felaketi önlemek ve bu yoğun nüfuslu mahallelerin uluslararası denetimin tamamen yokluğunda suçların işlendiği bir alan olarak kalmamasını sağlamak için son test olduğunu vurguluyoruz.

Halep ve Efrîn’deki mücadelemiz, tüm insani değerlerin geleceği için verilen bir mücadeledir. İrademiz kırılmayacaktır, çünkü biz sadece toprağı değil, insan onurunu ve kadınların özgür ve eşit bir yaşam sürme hakkını savunuyoruz. Bugün alacağınız tavır, gelecek dünyanın özelliklerini belirleyecektir; Özgürlük için zafer kazanan bir dünya mı, yoksa karanlığın haritaların sınırlarını kan ve yıkımla çizmesine izin veren bir dünya mı?

Yukarıdakilere dayanarak, tüm insan hakları örgütlerini, feminist hareketleri, tüzel kişileri ve dünyanın özgür insanlarını, kuşatma altındaki insanları kurtarmak ve Halep’teki savaş suçlarını durdurmak için uluslararası karar alma merkezlerine baskı yapmak amacıyla küresel imza kampanyasına katılmaya çağırıyoruz. Sesiniz ve imzanız, faşizme ve yerinden edilmeye karşı aşılmaz bir bariyerdir.

Suriye’deki direnişçi kadınlardan; Halkların birliği yaşasın, özgür kadının iradesi yaşasın.”

İmza kampanyasına şu linkten ulaşabilirsiniz:

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

AYM’den Mezrik köyü baskınında işkenceye ‘usulden ihlal’ kararı

Sonraki Haber

Halep halkı Kuzey ve Doğu Suriye’ye sığındı: 96 aile Cizîrê’nin 5 kentine geldi

Sonraki Haber

Halep halkı Kuzey ve Doğu Suriye’ye sığındı: 96 aile Cizîrê’nin 5 kentine geldi

SON HABERLER

Sınırda Halep’e destek yürüyüşü: Rojava’nın direnişine selam

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

Avukat Rezan Epözdemir hakkında tahliye kararı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

Kadın hakimi katletme girişiminde bulunan savcı tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

Tişrîn Barajı hattındaki Qişlê köyü bombalanıyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

 Tahliye edilen Elif Çetinbaş Mûş’ta kitlesel karşılandı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

Halep halkı Kuzey ve Doğu Suriye’ye sığındı: 96 aile Cizîrê’nin 5 kentine geldi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

Suriyeli kadınlardan uluslararası imza kampanyası: Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye ses verin

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır