Süryani Federasyonu, Hezex’te (İdil) Süryanilere ait evlerin yıkılması ve Meryem Ana Kilisesi misafirhanesinin mühürlenmesine tepki gösterdi. Federasyon, ‘Başta İdil’deki Süryanileri, dostları ve dünyadaki bütün Süryanileri bu duruma karşı çıkmaya, oynanan oyunları boşa çıkarmaya çağırıyoruz’ dedi
Uluslararası İdil (Azech) Süryani Federasyonu, Şirnex’ın Hezex (İdil) ilçesinde Meryem Ana Kilisesi misafirhanesinin mühürlenmesi ve Süryani vatandaşların evlerinin yıkılmasına dair yazılı açıklama yaptı.
Açıklama Belediye Başkanı Türkan Kayır ve Belediye Meclis üyesi Ekrem Şimşek’in kişisel husumet ve intikam duygularıyla hareket ettiği belirtilerek, yaşanan hukuksuzluklara karşı Süryanilere kenetlenme çağrısı yapıldı.
Açıklamada, Hezex Belediyesi tarafından alınan kararlar doğrultusunda 6 Ekim sabahı Alyet Karagöl’e ait bina ve iş yerinin yıkıldığı, süreçte ayrıca dört Süryani’ye ait konut ile Meryem Ana Süryani Ortodoks Kilisesi’nin misafirhanesinin belediye ekiplerince mühürlendiği hatırlatıldı.
Federasyonun yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Uluslararası İdil (Azech) Süryani Federasyonu adına halkımızı ve kamuoyunu Şırnak ilimize bağlı İdil (Bethzabday) ilçesinde yaşanan olumsuz ve üzücü olaylar hakkında bilgilendirmek istiyoruz. Bilindiği gibi Türkan Kayır, 2024 yerel seçimlerinde DEM Parti’den İdil Belediye Başkanı olmuştur. İdil’deki Süryani, Kürt ve diğer insanlar, Belediye Başkanı seçilen Türkan Kayır’dan tarafsız bir hizmet beklemişlerdir. Ancak kendisini eleştiren Süryanilerden intikam alma duygularıyla hareket etmiştir. Özellikle İdil Belediye Meclis Üyesi Ekrem Şimşek tarafından yönlendirilmiş ve kişisel çıkar elde etme hedefini esas almıştır.
Evler mühürlendi
Hizbullah cihadist örgütün alandaki merkezlerinden Haraberepin köyünden olan Ekrem Şimşek, Türkan Kayır’ı kendi kontrolüne alarak, Süryanilere karşı bir koz olarak kullanmıştır. Türkan Kayır’ın yanlış yapmaması ve Süryanileri başarılı bir şekilde temsil etmesi için büyük bir çaba sarfedilmiştir. Ancak Süryanilerin inancına, kültürüne ve DEM Parti’nin siyasi, etik çizgisine aykırı bir şekilde hareket etmeye ve sadece Ekrem Şimşek’ten emir almaya devam etmiştir. Bu nedenle üye olduğu Süryani kurumlarından ve DEM Parti’den ihraç edilmiştir. Belli bir süre bağımsız kaldıktan sonra, 14 Ağustos 2026 tarihinde AKP’nin 25. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Ankara’da yapılan resmi kutlama töreninde AKP’ye katılmıştır. Daha önce intikam almak istediği Süryanilerin evlerini yıkma kararlarını, bu süreçten sonra uygulamaya başlamıştır. İlk önce Meryem Ana Kilisesi’nin yeni yapılan misafirhanesini imar yasasına aykırı gerekçesiyle mühürleyerek kapatmıştır. 6 Ekim 2026 tarihinde de Alyet Karagöl’e ait evi yıkma kararını uygulamıştır. Bu evin yıktırılması ile birlikte Süleyman Karagöl, İbrahim Konutgan, Şemun Gösteriş ve Filiz Tokuş’a ait evleri de yıkmak amacıyla mühürlemiştir. Türkan Kayır ve Ekrem Şimşek bütün yasaları ihlâl ederek, her yolu kendi çıkarları için mübah görmüşlerdir. Halkın oylarına, toplumsal ilişkilere, ahlaki ölçülere ve İdillilere hizmet etme sorumluluğuna herhangi bir şekilde değer vermemişlerdir.
Türkan Kayır’ın evi de kaçak
1937 yılında ilçe statüsünü kazanan İdil’deki kamu binaları dahil bütün yapıların yüzde 80’ine yakınını imar denetimi ve planlaması dışında inşa edilmiştir. Türkan Kayır Belediye Başkanı olduktan sonra kendisine yaptığı özel evi de kaçaktır, ayrıca sit alanı içindedir. İhale verdikleri iş insanlarından sponsorluk, rüşvet alarak kendisine hak görerek yaptırdığı evi bütün şikayetlere rağmen yıkmayan Türkan Kayır ve Ekrem Şimşek’in, Alyet Karagöl’ün eşi Samo Karagöl ve diğer Süryanilerden intikam alma nedeni, aralarındaki kişisel sorunlardan kaynaklanan tepkilerdir. AKP hükümetinden güç aldığını zannederek kendi amaçlarını gerçekleştirmeyi düşünen bu iki insan, belediye kurumuna ve işleyişine de zarar vermektedirler. Resmi kurumları, dini inançları, toplumdaki farklı kimlikleri kullanan kişi, grup ve anlayış sahipleri Süryanilere karşı büyük bir düşmanlık besleyerek, etnik temizliği hedeflemişlerdir.
Süryanilere yönelik ilk cinayet, Mikael Bayro’nun İdil’de katledilmesi ile başlamış ve bütün Turabdin’e yayılmıştır. Göçertme ve imha siyaseti, 1915 Sayfo yıllarından bugüne kadar değişik biçimlerde devam etmiş ve İdil (Bethzabday) boşaltılmıştır. Son 20 yılda ülkesine geri dönen birkaç ailenin üzerinde, bir Süryani belediye başkanının alet olarak kullanılması, hepimizi derinden üzmektedir. Çünkü bu yaklaşım İdil’in dayanışma ruhuna, halkına olan sevgiye ve toprağına bağlı kalma iradesine zarar vermektedir. Bu temelde başta İdil’deki Süryanileri, dostları ve dünyadaki bütün Süryanileri bu duruma karşı çıkmaya, oynanan oyunları boşa çıkarmaya, Türkan Kayır’ı yönlendiren zihniyeti, kirli elleri teşhir etmeye çağırıyoruz. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, ilgili yetkilileri, bütün Parti Yönetimlerini ve Türkiye kamuoyunu Süryanilerin anavatanlarına dönüşünü sabote eden güçleri durdurmak için harekete geçmeye davet ediyoruz.”
Kaynak: MA









