Ankara Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde siyasi tutsakların tahliyelerinin engellenmesine dair Adalet Bakanlığı önünde yapılan açıklamada, Zeliha Ustabaş’ın tahliyesinin 5’inci kez engellendiğine dikkat çekildi
Ankara Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) öncülüğünde, “Siyasi tutsakların tahliyelerinin engellenmesine karşı nöbetteyiz” çağrısıyla Adalet Bakanlığı önünde düzenlenen eylemin ikincisinde Sincan Cezaevinde bulunan siyasi tutsak Zeliha Ustabaş’ın tahliyesinin 5’inci kez İdare ve Gözlem Kurulları kararıyla engellenmesi protesto edildi.
‘Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tahliyesi beşinci kez engellenen Zeliha Ustabaş’ın özgürlüğü için buradayız’ diyen platform üyesi Nebahat Çalpan, Zeliha Ustabaş’ın 18 Temmuz 2024’ten bu yana tahliyesinin dört kez, İGK kararıyla ise dokuz ay süreyle hukuksuz biçimde engellendiğine dikkat çekti.
Cezaevi idaresi ve İGK’lerin eş zamanlı olarak kadın tutsakların özgürlüğünü engellemeye devam ettiğini söyleyen Nebahat Çalpan, şöyle devam etti:
“Bir yandan tahliye koşulları oluşmuş kadınların özgürlüğü engelleniyor, diğer yandan bu engellemeler hukuki denetimden uzak, keyfi uygulamalarla kalıcılaştırılıyor. Zeliha Ustabaş, hakkında verilen İdare ve Gözlem Kurulu kararlarının hiçbirinde tahliyenin ertelenmesini haklı kılacak somut, nesnel ve denetlenebilir gerekçe yok. Hukuki sonuçlar doğuran böylesine ağır kararların soyut değerlendirmelere, belirsiz ifadelere ve kişiden kişiye değişebilen öznel yorumlara dayandırılması kabul edilemez. Bir insanın özgürlüğü, kurul üyelerinin keyfi değerlendirmelerine, siyasi saiklerle hareket edildiği şüphesiz olan uygulamalara ya da hukuki temeli olmayan kanaatlere teslim edilemez.”
Nebahat Çalpan, “Bir insanın özgürlüğünden dokuz ay daha mahrum bırakılmasının sorumluluğunu kim üstlenecektir? Kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının infaz süresini fiilen uzatan bu uygulamalar karşısında Adalet Bakanlığı neden etkili bir denetim ve müdahale mekanizması işletmemektedir? Hapishanelerde yaşanan hukuksuzlukların münferit idari hatalar olarak geçiştirilemeyeceğini biliyoruz” diye belirtti.
‘Bakanlık sorumluluğundan kaçamaz’
Adalet Bakanlığı’nın ceza infaz kurumlarının işleyişinden, tutsakların temel haklarının korunmasından sorumlu olduğunu belirten Nebahat Çalpan, “Bu nedenle Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde yaşananları yalnızca kurul üyelerinin kararlarıyla açıklamak, sorumluluğu daraltmak ve sorunun yapısal boyutunu görmezden gelmek olacaktır. Bakanlığın bu uygulamalardan haberdar olup olmadığına ilişkin soruların ötesinde, asıl mesele 2021 yılından bu yana hukuksuzluk iddialarının giderilmesi için hangi somut adımların atıldığıdır. Bakanlık, sorumluluğundan daha fazla kaçamaz. Tahliye ertelemelerine ilişkin kararları etkili biçimde incelemek ve hukuka aykırı uygulamaların son bulmasını sağlamak zorundadır” dedi.
Nebahat Çalpan, “Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde kadınların özgürlüğünü engelleyen keyfî uygulamalara son verin. Zeliha Ustabaş’ın tahliyesinin beşinci kez ertelenmesine ilişkin kararın hukuki dayanaklarını açıklayın, kararları etkili biçimde denetleyin ve hukuka aykırı uygulamalar karşısında sorumluluğunuzu yerine getirin. İdare ve Gözlem Kurullarının paralel mahkeme gibi çalışmasına izin vermeyin” diye ekledi.
Nebahat Çalpan, cezaevlerindeki hukuksuzlukları teşhir etmekten vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.
Kaynak: JINNEWS









