Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Wan’da ve İstanbul’da kurulan taziyeye katılan kadınlar, acının ortak olduğunu ve bu günleri yaşamını yitirenlere borçlu olduklarını söyledi
Özgürlük mücadelesinde farklı tarihlerde ve yerlerde yaşamını yitirenler için Kürdistan’ın birçok kentinde ve İstanbul’da taziyeler kuruldu. Wan ve İstanbul’da da kurulan taziyelere binlerce kişi katıldı.
‘Şehitler üzerine konuşmak zor’
İki yıldır ilerleyen süreçle birlikte silahların sustuğunu dile getiren Wan’da kurulan taziyeye katılan Havin Kiye, şunları belirtti:
“Kürt halkı yıllarca silah sesleri altındaydı ama bunun karşısında barış ve eşitlik çağrısını yükseltti. Bir buçuk yıldan sonra şehit haberlerini aldık. Gerçekten çok ağır bir durum. Şehadetler üzerine konuşmak gerçekten de çok zor. İnsan şehit ailelerine, ‘Acını paylaşıyorum’ demekte de zorlanıyor çünkü, bunu tecrübe etmek her aile için çok farklı olabiliyor. Dünden beri burada herkes beraber çalışıyor. Ortak bir acı bu çünkü, ben kime elimi uzatsam, ailesinde bir acı, bir şehit var.”
Havin Kiye, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Bir Kürt genci olarak umuyorum ki daha güzel günler göreceğiz. Güzel günler de birbirine destek olmakla, yan yana olmakla gelir. Biz 40 yıl önce de buradaydık, bugün de buradayız. Bir genç olarak umutsuz değilim, inanıyorum ki Kürt halkının talepleri karşılanacak.”
Sözlerine yaşamını yitirenlerin ailelerini selamlayarak başlayan ve Kürt halkına baş sağlığı dileyen Ronida Durmuş, “Taziyeye 7’den 70’e herkes sahip çıkıyor. Biz şehitlerimize borçluyuz. Onlar olmasaydı, bu süreci göremezdik”
‘Onurlu bir barış istiyoruz’
İstanbul’da kurulan taziyeye katılan Fatoş Ekinci, özgürlüğün sağlanacağına dair inancının tam olduğunu belirtti. Barışın gerçekleşeceği konusunda umutlu olduğunu söyleyerek ekledi:
“Mücadele ediyoruz. Dün bir arkadaşımızın daha cezaevinden çıkması için gittik ama yine çıkmadı. Oysa biz Başkan Abdullah Öcalan da dahil tüm arkadaşlarımızın fiziki özgürlüğünün sağlanmasını istiyoruz. Biz onurlu bir barış istiyoruz.”
Oğlu Mazlum Bingöl’ü 2023 yılında özgürlük mücadelesinde kaybettiğini belirten Gülsün Bingöl, şunları söyledi:
“Biz Kürt’üz, yaşamımız, dilimiz ve varlığımız için mücadele ediyoruz. Biz esaret değil, özgürlük istiyoruz, haklarımızı istiyoruz. Biz artık annelerin ağlamasını istemiyoruz”
‘Bir halkın varlığı dünyaya tanıtıldı’
Sürecin halkta umut yarattığını kaydeden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sultanbeyli İlçe Eşbaşkanı Saltanat Yılmaz, yaşamın yitirenlerin anısına sahip çıktıklarını belirtti. “Başımız dik, onurluyuz” diyen Saltanat Yılmaz, “Onların yasını tutarken, bize bıraktıkları mirasın barışla taçlandırılacağına inanıyorum. Biz ne bir askerin ne bir gerillanın ölümünden memnun değiliz; her ikisinin ölümü de beni rahatsız ediyor. Devlet ne zaman dönüp Türk ve Kürt halkından, ‘Biz yanlış politika izledik, bu insanları boşa öldürdük’ deyip özür dilerse, işte o zaman kalıcı ve onurlu bir barış sağlanır” şeklinde belirtti.
‘Devlet katletti, gerilla yaptı dedi’
Yaşamını yitirenleri anmak ve taziyelerine katılmak için geldiklerini ifade eden Hediye Koçar, yaşananların son bulmasını istediğini dile getiren Hediye Koçar, şunları kaydetti:
“Çok zulüm gördük. Umarım artık bu zulüm biter. Biz Önderimiz nasıl bir barış isterse öyle bir barış olmasını istiyoruz, onun arkasındayız. Her şeyi devlet yaptı, gerilla kendini korudu. Çok kişiyi devlet alıp öldürdü ve gerilla öldürdü dediler. Önderimize ve partimize güveniyorum.”
Kaynak: JINNEWS









